Gazze’de siyonist, katil İsrail Devleti’nin emperyalizmin tam desteğiyle sürdürdüğü soykırım, kapitalist barbarlığın insanlığı getirdiği vahşi noktayı bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. On binlerce sivilin katledildiği, bir halkın sistematik biçimde yok edilmeye çalışıldığı bu tablo, yalnızca Ortadoğu’ya özgü değildir; küresel kapitalist düzenin ve emperyalist paylaşım savaşlarının doğrudan sonucudur.
Yıllar boyunca emekçilere ve gençliğe “başka bir yol yok” denilerek dayatılan, örnek gösterilen sözde “Batı demokrasileri”nin maskesi bugün bir kez daha düşmüştür. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemleri; sermayenin çıkarları söz konusu olduğunda bir kenara atılmakta, emperyalist barbarlık tüm çıplaklığıyla savunulmaktadır. Bu düzenin tek gerçekliği; eşitsizliğin korunması, sömürünün derinleştirilmesi ve emekçilerin susturulmasıdır.
Emperyalizmin Taşeronları ve İçerideki Tiranlık
Bu tablo Türkiye’den bağımsız değildir. AKP iktidarı, Erdoğan önderliğinde emperyalist merkezlerle tam uyum içinde hareket etmekte; Ortadoğu’da akan kana siyasi ve diplomatik destek sunmaktadır. Emperyalistlerin bölgesel hesaplarının taşeronluğunu üstlenen bu iktidar, içeride ise baskı rejimini tahkim etmeye çalışmaktadır.
Üniversiteler, sendikalar, basın ve sokaklar hedef alınırken; yoksulluk derinleşmekte, güvencesizlik ve sömürü kalıcı hale getirilmektedir. AKP ve sermaye düzeninin bekası için toplumun tüm ilerici dinamikleri baskı altına alınmakta; düşünce ve örgütlenme özgürlüğü sistematik biçimde yok edilmektedir. Bu bir yönetim tercihi değil, sermaye düzeninin zorunlu sonucudur.
Dünya Halkları Boyun Eğmiyor
Ancak dünya halkları bu barbarlığa sessiz kalmamaktadır. Gazze’deki soykırıma karşı emperyalist merkezlerde milyonlar sokaklara çıkmakta, gerçek bir tepki yükselmektedir. İtalya’da liman işçilerinin İsrail’e silah taşıyan gemileri yüklemeyi reddetmesi; İtalya ve İspanya’da uzun yıllar sonra ilan edilen genel grevler, bu onurlu mücadelenin somut örnekleridir.
Gerçek tepki tam da budur: Sınıf dayanışması, örgütlülük ve eylem.
Kapitalizmin barbarlığına karşı kalıcı ve gerçek bir çıkış, ancak emekçilerin ve gençliğin uluslararası birliğiyle mümkündür.
Yeni Bir Kuşak Ayağa Kalkıyor
Bugün dünyada yeni bir gençlik kuşağı ayağa kalkmaktadır. Endonezya’dan Nepal’e, Madagaskar’dan Latin Amerika’ya kadar milyonlar, bu düzenin değiştirilebilir olduğunu görmektedir. Yeni bir arayış, yeni bir dünya fikri güç kazanmaktadır.
Türkiye’de de 19 Mart sürecinde görüldüğü gibi, gençlik yeniden sorgulamakta, yeniden örgütlenmekte ve yeniden mücadele sahnesine çıkmaktadır. Bu hareketlilik tesadüf değildir. Kapitalist barbarlığın geleceksizliğine karşı, umut ve direniş gençliğin ellerinde yeniden filizlenmektedir.
Gelecek Sosyalizmdir
Geleceğimiz, kapitalist barbarlığın karanlığında değil; onun enkazı üzerinde yükselecek sömürüsüz, sınıfsız ve özgür bir dünyadadır.
Gelecek, sosyalizmin bayrağını taşıyacak genç ellerin dayanışmasıyla hayat bulacaktır.
Emperyalizme karşı, kapitalist sömürüye karşı, baskı ve tiranlığa karşı mücadeleye!
Çıkış yolumuz; örgütlü mücadele, sınıf dayanışması ve enternasyonal birliktir.
Yaşasın enternasyonal dayanışma!
Yaşasın işçi sınıfının uluslararası mücadelesi ve birliği!
Yaşasın sosyalizm!




Nasıl da güzel bir yorum bu nasıl bir güzel analiz yüreğinden öpüyorum seni sevgili üstadım benim kalemin daim olsun hep saygı ve sevgiler sunuyorum