Advert
  1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Siyaset Nasıl Evrildi? 

Siyaset Nasıl Evrildi? 

Sevdiğin müddetçe yaşamın anlamını kavrıyor, insan olmanın hazzına varıyorsun demektir.

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Sevdiğin müddetçe yaşamın anlamını kavrıyor, insan olmanın hazzına varıyorsun demektir.

Aydın insan olabilmek, tam da bu noktada başlıyor; içinde yaşadığımız topraklarda ve dünyamızda doğayla uyumlu olmak, insanlarla dostluk ve kardeşlik ortamı içinde yaşamak için çaba harcamak.

Şiir, roman, resim, müzik gibi, sanatın ve edebiyatın herhangi bir dalında üretim verebiliyorsan sevgiyi, güzelliği, iyiliği insana taşımaktan sorumlusun demektir.

Bunları yapabilmek, bir şeyler üretmek, üretilen şeylerle içli dışlı olabilmek mutluluğu üretmek, sevgi düşmanlığına karşı savaşmaktır aynı zamanda.

Felsefi olarak baktığımızda, dünyamız en temelde iyilikle, kötülüğün kavga alanıdır. İyiler ve kötülüğün taşıyıcıları tarihin ilk döneminden beri kavga halindedirler. Bu kavganın sonucu, insanoğlunun nasıl yaşayacağını belirliyor.

Sanırım şimdi aslolan iyilerin safında yer alabilmek, iyiliğin ve güzelliğin örgütlenmesine katlı yapabilmektir. Günümüzde aydın insan olabilmenin temel şartı bu sanırım. Aydın olmaksa geleceğe dönük öngörü içinde olabilmek, bu yönde hayaller kurabilmekle başlıyor.

Bir toplumda, toplumu yöneten egemen elit eğer vicdanını ve adalet duygusunu tümden kaybetmişse o ülkede, dostluk, kardeşlik, birlikte yaşam duygusu ve paylaşım gibi değerler ortadan kalkar. Tüm bunların yerini, vahşi sömürü, şiddet ve adaletsizlik alır. İçinde yaşadığımız bu günlerde yaşadığımız siyasal gerçekler bunlar.

Siyasette ilginç bir süreç yaşanıyor. Cumhuriyet tarihinde ilk defa karşılaşılan bir durum bu. Her şey karmakarışık, birbirine karışmış.
Partiler canlı organizmalardır. Yaşayan tüm diğer canlılar gibidir. Tek farkı insan için vardırlar. Bir an düşünün ve tahayyül etmeye çalışın. Burnunuz kapalı, nefes almakta zorlanıyorsunuz. Nefes alacağınız ortam kalmamış, çevrenizde nefes almanızı kolaylaştıran ağaç, bitki yok, gözün görebildiği her yer taş, kayalık. Tek bir kuş ötmüyor. Yüzünüzü yıkadığınız, içtiğiniz su zehirli, insanı ağır ağır öldüren türden. Meyve için, bahçenizde yetiştireceğiniz bitkiler için toprağınız kalmamış, hayvanlarınız otlatacağınız tek bir karış otlağınız yok.

Bugünkü siyasi ortam, bir yönüyle böyle tanımlanabilir.

Gidici olanı belli olup da gelecek olanların pek belli olmadığı bir süreçte bulunuyoruz. Öyle bir tablo ile karşı karşıyayız ki, AKP- MHP iktidarının, iktidarda kalabilmesi için parlamentodaki güçler ‘adeta’ özel çaba içerisindeler.

Kamuoyunda, en yakın iktidar alternatifi gibi gözüken CHP siyaseti uzun süredir yanlış kurgulanıyor. Yönetime getirilen siyasi aktörlerin büyük bölümü, yanlış kurguya uygun kişilerden oluşuyor. Tek görevleri olarak, İYİ parti ile flörtü sıcak tutmak olarak görüyorlar. Bu uğurda gerekirse diğer muhalif toplumsal güçleri karşılarına almayı göze almış görünüyorlar.

Bu kurgudan doğru sonuç beklemek, en iyimser sözle hayalciliktir.

Bu sürecin en kötüsü, asla gerçekleşmeyecek hayalin peşinde giderek, atılması gereken doğru adımların önünün tıkanması, filizlenmesi gereken yeni umutların köreltilmesidir.

CHP gerçeğine bakarken, dikkatleri biraz da bu bakış açısına yöneltmekte yarar vardır.

Bu pratikte şu anlama geliyor; CHP’nin bir tek çıkışı vardır.

CHP’yi temele kadar indirip, hem örgütsel yapılanma, hemşehrim siyaset yapma tarzının, günün gerçekleri ve ihtiyaçları temelinde yeniden yapılandırmak .

Aksi durumda yine ‘havanda su dövülür’ yeni umutlar, hayaller yerle bir olur.

Siyasal partiler derin bir açmaz içinde bulunuyorlar maalesef. Partiler arası düşünsel, ideolojik farklılıklar oldukça silikleşmiş durumda. Siyasal duruşun belirgin olmadığı durumlarda, parti tabanları arasında geçirgenlik had safhada. İdeolojiden kopuş, egemen partiler arasındaki söylem farklılıklarını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Partiler meşruiyet sorunu yaşıyor.

Kendine ait fikirler tartışılmıyor. Parti içi demokrasi tümden yok edilmiş. Tek tip düşünce parti yapılarına hükmetmiş durumda. Farklı sesler kısılmış, Yada büyük tehdit altına alınmış.

Tayyip Erdoğan’ın ülkedeki ‘hükmedici’ rolü ne ise, diğer partilerde de, yönetici elit, etki alanlarında aynı anlayışı taşımaktadırlar. Bu durumu illere indirgediğimizde, her ilin, her bölgenin bir ‘hükmedicisiyle’ karşılaşılıyor. Böylesi bir ortamda, haksızlığa, hukuksuzluğa ve demokrasizliğe karşı başarılı bir karşı koyuş örgütlenebilir? Buna siz karar verin.

Her zaman söylerim; Siyasette aslolan mekanizmalardır. Bir şeyin temeli yanlış kurgulanmışsa asla doğru sonuç vermez.
Oysa ülkemizde doğru sonuç verebilecek, yanlışları görüp, doğru argümanları ortaya koyabilecek, doğru mücadele yöntemlerini öneren, demokratik ve özgür bir Türkiye kurabilecek güçler var.

TORUN AHMET TÜRKMEN – ADANA
( turkmentorunahmet3@gmail.com )

Siyaset Nasıl Evrildi? 
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!