“Önyargı ve cehaleti parçalamak
atom çekirdeğini parçalamaktan
daha zordur”
Albert Einstein’
“Önyargı ve cehaleti parçalamak atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur” Evet, önyargıyı parçalamak atomu parçalamaktan zor. Albert Einstein’
Dostlar, hayatta en kötü şey mevki, makam ve koltuk hırsı için önyargıları kıramamaktır. İşte kıramadığımız önyargılarımız yüzünden bugün yaşadığımız ağır tablo ile karşı karşıyayız.
Bugün yaşadığımız ekonomik çöküntünün, açlığın, sefaletin, işsizliğin, adaletsizliğin, hukuksuzluğun tek sorumlusu AKP ve Erdoğan değil… İçine düştüğümüz bu karanlık tablonun pek çok sorumluları var…
Geriye dönüp baktığımızda en büyük sorulular arasında, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller’in başkanlığındaki ANAP ve DYP’nin koltuk hırsları yüzünden demokrasinin uzlaşı kültüründen nasiplerini alamadığını görüyoruz.
İşte bu uzlaşmaz tavırım en önemli örneği olarak Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği 1994 yılındaki yerel seçimleri gösterebiliriz. Erdoğan % 25’lik oy oranıyla %75’e karşı Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi ve sonra sırası ile başbakanlık ve cumhurbaşkanlığına sıçrayarak ülkeyi bugünkü noktaya getirdi.

Bu noktaya gelişin sorumlusu elbette tek başına ANAP ve DYP değil, yukardaki tabloda görüldüğü gibi SHP ve DSP’de bu karanlık tabloya gelmemizin sorumlularındandır. SHP ve DSP uzlaşarak 1994 yılında yapılan İBB seçimlerini alarak, Erdoğan’ın yükselişini önleyebilirdi. Parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemine geçmede yetmez ama evet diyen liberal solcuların da günahlarının çok olduğunu söylemek isterim.
Sonuç olarak laik, demokratik hukuk sistemden yana % 93’lik bir kitleye sahip merkez sağ ve merkez sol siyasiler, % 7’lik kökten dinci bir anlayışa halkı mahkûm ederek sorumsuzluk içinde oldunuz. Artık koltuk sevdanızı, hırslarınızı bir kenara bırakarak, halkı bu karanlık tablodan kurtarmak için uzlaşmak zorundasınız…
Halkı bu karanlık tablodan kurtarmak sizin olmazsa olmaz göreviniz olmalıdır.






