AYSEL YENİDOĞANAY
ADALET NEDİR? Sorusuna TDK şu karşılığı veriyor: “Yasaların herkes için eşit bir şekilde kullanılmasının sağlanması, doğruluk, hukuka uygunluk ve insanların hakkını gözetme olarak ifade edilir. Hukukun idaresi, hukuk mahkemesi usulü, barışın adaleti, uygun veya adil davranmak, haklının hakkını savunarak ses çıkarmak, gerçeklikten konuşarak savunarak adalet istemek ve adil biri olmak anlamlarına gelir.”
Peki; adalet uygulayıcıların görevi nedir? Yasalara sahip çıkmak, insanların doğru, adil ve uygun olanı almasını sağlamaktır.
Adalet kavramı tüm dillerde aynıdır; uygulamaya gelince, her ülke, kendi yönetimine göre yontar adaleti. Yontula yontula içi boşalan adalet kavramı, anlamını yitirmeye başlar. Sonuç kaos: İnsanlar kendi adaletini sağlama peşine düşer.
Son yıllarda ülkemizde yaşanan adalet kaosu hepimizi içine almış görünüyor.
Güven eksikliği yaşıyoruz.
Başımıza bir şey gelirse hakkımızı savunacak birilerinin olmayacağı korkusunu yaşıyoruz.
Kız çocuklarımız sokağa çıktığında korkuyoruz.
Her gün öldürülen ve artık bir sayıya dönüşen kadınlara bugün yenisi eklenecek mi diye korkuyoruz.
Korkularımızı sıralamaya sayfalar yetmez.
Biz adalet istiyoruz.
15 yerinden bıçaklanan bir kadının failinin, “adli kontrol” şartıyla bırakılmasını istemiyoruz.
Bir kadını çocuklarının gözü önünde öldüren bir caninin “iyi hal” indirimi almasını istemiyoruz.
Çocuk taciz ve tecavüzcülerinin “gerçek anlamda” ceza almalarını istiyoruz.
“6 yaşındaki çocuk evlenebilir” fetvası verenlerin ceza almasını istiyoruz.
Günlerdir konuştuğumuz konu: 6 yaşında evlendirilen bir çocuk .(Şimdi, gençliğini yaşayamamış bir genç kız.)
Tüyleri diken diken eden bir olay. Süt kokulu bir çocuğa nasıl kıyılır? Bunu hangi din kitabına uydurdunuz?
“Bu şehri güvenli kıl. Beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut” diyor ayet. (İbrahim suresi, 35. ayet.) Peki siz kendi çocuğunuza nasıl kıydınız?
Aklım almıyor! Aklım almıyor! Aklım almıyor!
Bu nasıl anne/baba?
İnsan kıyar mı evladına?
Ah bana vahlar bana
Yüreğim kül oldu yana yana
Tükendi umutlarım insandan yana
Evet, aklım almıyor. Bunu yapan insan olamaz. Ne idüğü belirsiz yaratıklar.
Aklımın almadığı şey de şikayetçi olan bir çocuğun (şimdiki genç kızın; bilerek “kadın” demiyorum, çünkü o genç bir kız benim gözümde) dosyasının hasıraltı edilmesi. Ve “Aile Bakanı”nın “evet, cinsel istismar davasını ihmal ettik” sözleri.
Ve madem ki “ihmal” olduğunu kabul ediyorsunuz, ilk duruşma neden altı ay sonrasına veriliyor?
Neden bir tutuklama yok?
Faillerin kaçmaları mı bekleniyor?
Samimi değilsiniz sayın bakan. Hele hele “adil” hiç değilsiniz.
Öldürülen, tacize uğrayan, çocukluğu/hayalleri çalınan çocukların ülkesi olduk.
Katledilen, taciz ve tecavüze uğrayan çocuklarımız için yıllardır “adalet” diye haykırıyoruz. Çocukların adaleti sağlanmadan, hiçbir çocuk güvende değil. Bu çocukları koruyup kollamadıktan sonra aile bakanlığı koltuğunda otursanız ne olur oturmasanız ne olur?
Biz çiçek çocuklarımızın masum gülüşleri solmasın diye sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Ta ki adalet yerini bulana kadar…






