Haber: Atilla YÜCEAK
“Kartepe şehir akşamları” adı altında gerçekleştirilen gece SEKA Kamp alanında gerçekleştirildi.
İl Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanı Özer Kazancı ile Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanı aynı zamanda İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Hürmüz Şener,
Kartepe yönetim kurulu üyesi Funda SESLİ ile komisyon üyelerinin ev sahipliğini üstlendiği şiir gecesine:
CHP İl Başkanı Bülent Sarı,
DEM parti il yönetim kurulu üyesi ve Emek Komisyonu sözcüsü Ali BUĞDACI,
CHP Kartepe İlçe Örgütlenme Sorumlusu Yener Sarıkaya, ADD Kocaeli Şube Başkanı Ümran Esen,
Gazeteci Lerzan GÖREMEN
ve çok sayıda şair,
şiir sever gecee katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Kartepe ilçe yöneticisi Funda SESLİ konukları selamlayarak sözlerine başladı;
“Sevgili konuklar sayın il Başkanım, ilçe Başkanım değerli il, İlçe yöneticilerim,
Belediye Meclis üyelerim, Gençlik, kadın kollarımızın değerli üyeleri ve yazın anatinda şiire gönül vermiş yazan, yorumlayan emekçiler,
şiir seven dostlar;
Bu akşam ki Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli İl Başkanlığı Kültür Sanat komisyonunun Kartepe şehir akşamları programına hoş geldiniz, onur verdiniz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şiir sanatıyla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum.
Kendi iç sorunlarını bir yana bırakılacak olursa, günümüz şiir dünyasında bizleri en çok düşündüren unsur;
Şiir sanatının etki alanı olan topluma kazandırılması ve etkileşim ile şiire karşı toplumsal duyarlılığın yeterince sağlanamaması noktalarında yoğunlaşmalıyız.
Saygıdeğer konuklar;
Gerçi bu kaygımızın çok da gerekli olmadığını,
şiirin bu tür kaygılarla yazılmasının doğru olmayacağını savlayanlar olabileceği gibi;
Kurulacak toplumsal bağın, şiire ya da topluma karşı bir sorumluluk, bir gereklilik olduğunu ben gibi savunanlar da olmadı da doğaldır.
Her ne kadar tanıklık etmesem de, 1950’li yıllarda, başını Attila İlhan, Özdemir Asaf gibi ustaların çektiği edebiyat geceleri ya da şiir dinletilerin de, (Bu akşam siz değerli konuklar sayesinde bizim kalabalığımız da fena sayılmaz) salonların nasıl hınca hınç dolduğu ve şairin ağzından dökülecek dizelerin ne denli heyecanla beklendiği dikkate alındığında, bu ivme kaybının nedenleri, şiire emek veren;
Yazan,
yorumlayan ve dinleyen herkes tarafından incelenmesi ve gelecek şiir dinletilerimizin coşkulu geçmesi için üzerimize düşen her ne ise şiir sanatı ve toplumsal sorumluluk için gereğinin yapılmasını umut ediyorum.
Şiir emekçilerini sahneye almadan önce,
açılış konuşmasını yapmak için;
Kartepe’den sorumlu
CHP il yönetim kurulu üyesi Yener SARIKAYA‘yı açılış konuşmasını yapmak için mikrofana davet ediyorum.” dedikten sonra sözü SARIKAYA ‘ya bıraktı.
CHP il yöneticisi Yener SARIKAYA sözlerine şöyle başladı;
Değerli Misafirler, Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer,
Bugün burada, sanatı ve kültürü kucaklayan bu anlamlı etkinliğimizde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum.
Atamız, bir ulusun bağımsızlığına ve kalkınmasına en büyük katkının eğitim, sanat ve kültürden geleceğine inanmış bir liderdi.
“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar.
İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.” sözüyle, bir toplumun ruhunu besleyen, ona canlılık ve direnç kazandıran en önemli unsurlardan birinin şair olduğunu vurgulamıştır.
Bizler de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Atatürk’ün bu mirasını yaşatmak, kültür ve sanatı toplumun her kesimine yaymak için çalışıyoruz.
Bu bağlamda Şiir, bizi bir araya getiren, farklılıklarımızı kucaklayan ve ortak değerler etrafında birleştiren bir güçtür.
Şiirin gücüyle, duygularımızı ifade eder kültürümüzü gelecek nesillere aktarırız.
Bu akşam, Şiir Akşamları programının 2.sinde Kartepe Kültür Sanat Komisyonumuzun ev sahipliğinde, birbirinden değerli performanslarla, şiirin zevkini doyasıya yaşayacağımız bir program bizleri bekliyor.
Bu vesileyle, katkıları ve emekleriyle bu etkinliğin gerçekleşmesine destek veren İl ve İlçe Kültür Sanat Komisyonumuza,
Değerli Başkanlarımıza, yöneticilerimize ve siz değerli katılımcılarımıza teşekkür ediyorum…” dedikten sonra konuşmasını alkışlar arasında sonlandırdı.
Ardından Moderatör Funda SESLİ tarafından CHP Kartepe kültür sanat komisyonu başkanı Hürmüz ŞENER’i konuşmasını yapmak için mikrofana davet etti.
Konuşmasına konukları selamlayarak başlayan ŞENER şunları dile getirdi;
Değerli konuklar geceniz ve yüreğiniz şiirle dolsun.
Bizleri onurlandırdığınız için çok teşekkür ediyorum.
Bu kadar şiir severin arasında heyecanlanmamak olası mı.
Yine de bir iki şey söylemek istiyorum.
“Şiir;
Şairin duygu ve düşüncelerini kendine özgü bir dil kullanarak ortaya çıkardığı yazın sanatıdır.
Estetik bir yapıya sahip olan şiirde bolca imgelerden yararlanılır.
Kendi içinde uyumu, ahengi ve ritmi olan şiir, büyülü bir sanat olarak algılanabilir.
Hayatın içinden her türlü konunun ele alındığı bu
edebiyat türünde genellikle şairin hayata bakışı, özlemleri, küskünlükleri, sevdaları, isyanları ve
çığlıkları okur tarafından rahatça hissedilir.
Doğa sevgisinden, vatan sevgisine, anne sevgisinden yar/yaren sevgisine dek gönül de olan her türlü tema şairin kaleminden mısralara dökülür.
Şiir emekçinin politik,
ekonomik ve kültürel olarak hayatı algılayışı da dizelerinin bir yerinde okuyucuya ipuçları verir.
Ataol Behramoğlu bu konuyla ilgili şöyle diyor. “Şairin şiiri, onun kişiliğidir; bütün hayatıdır.
Bu anlamda şiirsel yapının, neredeyse organik bir şey olduğunu düşünüyorum. Yaşayan, kımıldayan,
soluk alıp veren canlı bir organizma.” demiştir.
Şiirde düşüncenin önemini Tarkovski de “Şiir, insanlara bütün hayatı boyunca eşlik eden bir felsefedir.” diyerek dile getiriyor.
Şiir, şairin yüreğiyle zihninde gelişir, büyür, olgunlaşır ve sonunda tıpkı canlılar gibi doğar. Tıpkı Balzac’ın dediği gibi. “Şiir;
Zeka ülkelerinde, uzun ve üzücü yolculuklardan sonra doğan şeydir.”
Şiir, şairin duygu ve düşüncelerini kendine özgü bir dil kullanarak ortaya çıkardığı yazın türüdür.
Estetik bir yapıya sahip olan şiirde bolca imgelerden yararlanılır. Kendi içinde uyumu, ahengi ve ritmi
olan şiir, büyülü bir sanat olarak algılanabilir. Hayatın içinden her türlü konunun ele alındığı bu
edebiyat türünde genellikle şairin hayata bakışı, özlemleri, küskünlükleri, sevdaları, isyanları ve
çığlıkları okur tarafından rahatça hissedilir. Doğa sevgisinden, vatan sevgisine, anne sevgisinden yâr-
yâren sevgisine dek gönülde olan her türlü tema şairin kaleminden mısralara dökülür.
Şairin politik,
ekonomik ve kültürel olarak hayatı algılayışı da dizelerinin bir yerinde okuyucuya ipuçları verir.
Ataol Behramoğlu bu konuyla ilgili şöyle diyor. “Şairin şiiri, onun kişiliğidir; bütün hayatıdır. Bu
anlamda şiirsel yapının, neredeyse organik bir şey olduğunu düşünüyorum. Yaşayan, kımıldayan,
soluk alıp veren canlı bir organizma.” Şiirde düşüncenin önemini Tarkovski de “Şiir, insanlara bütün
hayatı boyunca eşlik eden bir felsefedir.” diyerek dile getiriyor.
Şiir, şairin yüreğiyle zihninde gelişir, büyür, olgunlaşır ve sonunda tıpkı canlılar gibi doğar. Tıpkı
Şiir;
Usumuz da uzun ve üzücü yolculuklardan sonra doğan bir güneş gibidir.
Bu güneşin yüreklerimizi sevgiyle ısıtması ve heyecan fırtınası estirmesi umuduyla bizleri onurlandırdığınız için çok teşekkür ediyorum.
Saygı ve sevgiler sunuyorum…” diye düşüncelerini ifade etti.
Ardından kentin tanınmış halk sanatçısı Fethi ÇAÇAN’ın Neşet ERTAŞ’dan Pir Sultan’dan söylediği ezgiler ile geceye başlandı.
Ardından ilk şiir okuması için şiir emekçisi Atilla YÜCEAK mikrofona davet edildi.
Ardından başta Ruhan ODABAŞI olmak üzere kentin sevilen saygın şairleri kimi konuklar sırasıyla şiirlerini okudular.
Gecenin sonunda CHP Kocaeli il başkanı Bülent SARI kısa bir konuşma yaparak konuklara teşekkür etti.
Böylesi güzel sanatsal etkinlikleri devam ettirecekleri sözünü verdi.
Halk sanatçısı Fethi ÇAÇAN’ın türküleriyle gece son buldu.






