Haber: Atilla YÜCEAK
Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, İnsan Hakları Parkında toplanarak Soma katliamının 11’inci yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenledi.
Konuşmacı;
Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu şube başkanı Ayda Işık SEVİM ve TMMOB İKK sekreteri ve Makina mühendisleri odası başkanı Mehmet Ali Elma’nın olduğu basın açıklamasında:”Maden şirketlerinin karlarını artırabilmek için dayattığı çalışma koşullarının ve siyasi iktidarın emekçilerin hayatlarına değer vermeyen politikaların bedelini Soma’da 301 madenci yaşamları ile ödemiştir.” görüşlerine yer verildi.
“Ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda köklü ve yapısal sorunlar olduğunun en açık göstergesidir. Oysa “elverişli koşullarda çalışma hakkı” İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde güvence altına alınmış bir haktır. Emeğin yüzlerce yıllık mücadelesi sonucunda benimsenen bu hak, “işçi sağlığı ve iş güvenliği” adıyla tüm dünyada kabul edilen temel bir çalışma ilkesi halini
almıştır.
Gerçekleşen iş cinayetleri ve iş kazalarının büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğu bilinmektedir. Bilimsel ve teknik ölçütler doğrultusunda atılacak adımlar ile göz göre göre “geliyorum” demekte olan facialara son vermek mümkündür. Bunun için önce insan hayatını ve emeğe değer veren bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir.
“Katliamda sorumluluğu olan yetkilileri unutmuyoruz, unutturmayacağız!

İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenlemelerin ve denetimin yalnızca Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülmesi, doğru kararların alınmasının önünde bir engeldir. Bu nedenle düzenleme ve denetleme; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB’den oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır.
Üzerinden kaç yıl geçerse geçsin; 301 madencinin ölümünü, siyasi iktidarın ve kamu kurumlarının sorumluluğunu, madenci şirketin açgözlü sahiplerini ve faciaya sebep olan kişileri asla unutmayacağız.
Bu ölümleri ancak ve ancak işçiler, emekçiler, sendikalar, meslek örgütlerinin birlikteliği ve örgütlü mücadelesi önleyebilir.
Sözümüz var, iş cinayetlerinde evlatlarını kaybeden analara ve babalara,
Sözümüz var, iş cinayetlerinde hayat arkadaşını kaybeden kadınlarımıza,
Sözümüz var, iş cinayetlerinde babalarını kaybeden yetim kalan çocuklarımıza
Sorumluları, affetmeyeceğiz ve mutlaka emekçilerden çalınan yaşamların ve emek sömürüsünün hesabını soracağız.
İş cinayetlerinin gerçek sorumluları hesap verinceye kadar mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz”






