Advert
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Gazze, Soykırım ve Sessizliğin Suç Ortaklığı

Gazze, Soykırım ve Sessizliğin Suç Ortaklığı

Gazze, Soykırım ve Sessizliğin Suç Ortaklığı: Siyasal İslam, Kimi Kürtler ve "Türkiye Solu"nun Çürümüş Vicdanı!

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Haber: Atilla YÜCEAK

 

Gazze, Soykırım ve Sessizliğin Suç Ortaklığı:

Siyasal İslam, Kimi Kürtler ve “Türkiye Solu”nun Çürümüş Vicdanı!

Gazze’deki katliam, artık bir savaş değil;

Adı konulmamış, ama tüm çıplaklığıyla ortada olan bir soykırım.

Netanyahu’nun “Kaçınılmaz tek sonuç Gazzelilerin Gazze dışına göç etme isteği olacaktır” sözleri, hem bir itiraf hem de geleceğe yönelik önemli bir hain planın dışa vurumudur.

Oligarşik küresel sermayenin, siyasal İslamcılar ile birlikte besleyip desteklediği İsrail siyonizmi;

Gazze’yi haritadan silmeye kararlı.

Ve dünya, özellikle de küresel Güney’in ezilmiş halkları, sessizce izliyor.

Daha kötüsü, bu sessizliğe ortak olanlar, bir zamanlar adalet adına ne yazık ki söz kurmuş olanlar olarak bilinmekte.

Türkiye’de siyasal İslamcı kesim, on yıllardır ümmet, Filistin, mazlumlar üzerinden siyaset ve sömürü yaptı.

Her fırsatta Gazze için dualar edenler, şimdi savaş uçaklarıyla aynı cephede yer alıyor. AKP MHP iktidarı, milyarlarca dolarlık silah anlaşmaları yapıyor.

İHA’lar, SİHA’lar Filistin semalarında İsrail çıkarlarına hizmet ederken, siyasal İslam bu vahşete sessiz.

Daha birkaç yıl önce sokaklarda “Kudüs kırmızı çizgimizdir” diyenler, bugün çıkarlarına dokunulmasın diye çenelerini kilitlemiş durumda.

Buna günü kurtaran sözde birkaç etkisiz eylemlerle ortak olan diğer muhalefet kesimleri de dahildir.

Bu bir sessizlik değil, işbirliği. Bu suskunluk değil, ahlaksal iflasın ve ikiyüzlülüğün en ağır biçimidir.

Ama eleştiriler yalnızca İslamcılarla sınırlı kalamaz.

Özellikle Ortadoğu’da değiştirilmesi istenen dengeler üzerinden kazançlı çıkmak hesapları yapan kimi toplumsal yapılar, bir kısım irili ufaklı Kürt hareketleri ve entelektüel çevreler, her konuda ses yükselten, haklı olarak adalet ve özgürlük talep eden bu kesim, Gazze konusunda sessizliğe  gömülerek dilsizleşti.

Bir halkın yok oluşuna gözlerini kapayan bir özgürlük mücadelesi, hangi vicdana, hangi evrensel hak anlayışına sığar?

Ulusal mücadele, başka bir halkın soykırıma uğradığı anda susarak sürdürülemez. Özellikle Kürt halkı gibi tarihin her döneminde ezilmiş bir toplum, bu tür katliamlara karşı ilk tepkiyi vermesi gereken halklardan biri olması gerekirdi.

Ama susuluyor. Çünkü politik hesaplar, diplomatik dengeler, “doğru tarafı” kaybetmeme korkusu, insanlıktan daha ağır geliyor.

Türkiye toplumu ise zaten çoktan duyarsızlaştı. Bir yanda dizilerde romantik “Kurtarma operasyonları”, öte yanda gerçek hayatta topyekün bir yok ediş.

Ne yazık ki bu çelişkiye alışıldı.

Gazze’de çocuklar diri diri enkaz altında kalırken, ekran başındaki çoğunluk ne acı ki sadece yeni bölümlerin, kadın ve yemek programlarının fragmanını bekliyor. Vicdan artık replik haline geldi; Gerçek acılar, gündelik gürültünün içinde kaybolup gitti.

Dünyadaki bütün haksızlıklara zulme karşı susarak, ses çıkartmadan gözlerini kapatmak o suçu birlikte işlemek demektir.

Bu, sadece duyarsızlık değil, suç ortaklığıdır.

Bizler, sustuğumuz için oluyor bütün bu zulüm ve katliamlar.

Oligarşik küresel sermayenin  sömürgeci tarihi, bugün Gazze’de bir kez daha vücut buluyor.

Bu sömürgeci tarihi karşısında;

Barış, kardeşlik, demokrasi,  özgürlükler elbette ki içi doldurulması gereken önemli kavramlar.

Sanki pansuman tedavisi etrafında toparlanmış ölümü bekleyen topluluklar gibiyiz.

Artık bu tarih sadece oligarşik küresel sermayenin değil; Onunla birlikte hareket eden, onun çıkarına hizmet eden, onunla aynı dili konuşan herkesindir.

Türkiye’de AKP MHP iktidarı da, muhalefetin büyük bölümü de bu suça ortak. Gerçek şu ki, artık Emperyalist sermayenin tatlı tatlı yedirdiği “insan hakları”, “demokrasi”, “ifade özgürlüğü” gibi sahte değerleri kadar, bizimkilerin de “ümmet”, “özgürlük”, “kardeşlik” lafları boş, içi kof ve de çok kirli.

Gazze’de yaşananlar, sadece bir trajedi değil; aynaya tutulmuş bir yüzleşme.

Ve bu aynaya bakan bizler, gördüğümüz şeyden korkmalıyız.

Çünkü orada insan yok. Orada sadece çıkar, suskunluk ve çürüme var…

Bir kez daha oligarşik küresel sermayeye karşı Sosyalizmi öne almalı ve sosyalist yaşamı kurmak için kendimizle yeniden buluşmalıyız.

Şiir Sevdanın Militanıdır!

Aşk Örgütlenmektir!

Gazze, Soykırım ve Sessizliğin Suç Ortaklığı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!