SOLMEDYA – Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan görevden uzaklaştırma kararı geldi.
Bakanlık açıklamasında, Özcan’ın Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 02.03.2026 tarihli ve 2026/48 sorgu numaralı kararıyla tutuklanmasının ardından, Anayasa’nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.
Soruşturma kapsamında CHP’li Bolu Belediyesi’ne yönelik “irtikap” iddiasıyla başlatılan süreçte Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı. Savcılık, Özcan, Can ve Ali Sarıyıldız’ı tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ederken, diğer 10 kişi hakkında adli kontrol uygulanmasını istemişti.
Hakimlik, Tanju Özcan ve Süleyman Can’ın tutuklanmasına karar verirken, 11 kişi hakkında çeşitli adli kontrol hükümleri uygulanmasına hükmetti.
Görevden uzaklaştırma kararıyla birlikte Bolu Belediyesi’nde yönetim sürecinin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.
EDİTÖR NOTU:
Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması ve ardından idari kararla görevden uzaklaştırılması, Türkiye’de uzun süredir tartışılan yargı–siyaset eksenini yeniden gündeme taşıyor. Hukuken “geçici tedbir” olarak tanımlanan uygulamalar, siyasal düzlemde seçmen iradesinin askıya alınması olarak yorumlanabiliyor.
Bir yanda yolsuzluk ve kamu zararının soruşturulması gerekliliği, diğer yanda masumiyet karinesi ve demokratik temsil ilkesi bulunuyor. Bu denge sağlanamadığında ise her adım, politik kriz başlığı altında daha derin bir toplumsal tartışmaya dönüşüyor.
Yerel demokrasi, yalnızca sandıkta değil; yargı süreçlerinin adil, şeffaf ve evrensel hukuk normlarına uygun yürütülmesiyle güçlenir. Türkiye’nin önündeki temel mesele, hukuk devletinin ilkesel tutarlılığını koruyarak toplumsal güveni yeniden tesis edebilmektir.






