– CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada hem dış politika hem de ekonomi başlıklarında iktidara sert eleştiriler yöneltti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınadıklarını belirten Özel, sivillerin hedef alınmasına tepki göstererek İran halkıyla dayanışma mesajı verdi.
İran’ın geleceğine yalnızca İran halkının karar vermesi gerektiğini vurgulayan Özel, “Bu savaşa karşıyız. İran’daki baskıcı uygulamaları tasvip etmiyoruz ancak dış müdahalelere de karşıyız” dedi.
İktidarın yayımladığı İran bildirisini eleştiren Özel, metinde ABD ve İsrail’e yönelik herhangi bir ifade bulunmamasına dikkat çekerek, hükümetin dış politikadaki tutumunu sorguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkisini de eleştiren Özel, bu yaklaşımın Türkiye açısından riskler barındırdığını savundu.
Özel’in en sert çıkışı ise kullanılan siyasi dil üzerine oldu. Erdoğan’ın tutumunu 1980 darbesi sonrası döneme benzeten Özel, “Bu üslup, Amerika’nın gözünün içine bakan Kenan Evren ve cunta anlayışını hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında yalnızca eleştiriyle yetinmeyen Özel, bölgesel savaş riskinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine karşı hazırladıkları iki aşamalı eylem planını da kamuoyuyla paylaştı.
“Acil önlemler” başlığı altında akaryakıtta vergi indirimi, çiftçiye faizsiz kredi, asgari ücret ve maaşlarda düzenli artış, dar gelirliye doğrudan destek ve KOBİ’lere finansman kolaylıkları gibi adımlar öne çıktı. Küçük esnafa enerji desteği ve turizm sektörüne yönelik güven artırıcı tanıtım çalışmaları da paketin önemli başlıkları arasında yer aldı.
Orta ve uzun vadeli planlarda ise enerji arz güvenliği, yerli ve yenilenebilir kaynakların artırılması, tarımda kalıcı destek mekanizmaları, üretimde dönüşüm programları ve Türkiye’nin bölgesel üretim ve ticaret merkezi haline getirilmesi hedefleri sıralandı.
Özel, tüm bu politikaların hayata geçirilebilmesi için Türkiye’nin yeterli kaynaklara sahip olduğunu belirterek, asıl meselenin siyasi tercih olduğunu vurguladı. Kamu yararı, şeffaflık ve verimlilik esaslı yeni bir bütçe anlayışına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
EDİTÖR NOTU:
Siyasi tartışmaların sertleştiği bir dönemde, dış politika dili ile ekonomik gerçeklik arasındaki bağ daha da görünür hale geliyor. Muhalefetin sunduğu alternatif politikalar kadar, iktidarın bu eleştirilere nasıl yanıt vereceği de önümüzdeki sürecin belirleyici unsurlarından biri olacak.






