Advert
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. CHP Kurultayına Yargı Kıskacı: Siyaset Mahkeme Salonlarına Taşınıyor

CHP Kurultayına Yargı Kıskacı: Siyaset Mahkeme Salonlarına Taşınıyor

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “usulsüzlük” iddialarıyla açılan davada aralarında Ekrem İmamoğlu, Rıza Akpolat ve Özgür Çelik’in de bulunduğu 12 isim, “Seçim Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla yargılanıyor. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 1 ila 3 yıl arası hapis cezası talep ediliyor. Kurultayın iptali ve “mutlak butlan” tartışmaları ise siyasi krizi derinleştiriyor.

featured
Google'da Abone Ol service
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

– CHP’nin iç demokratik süreci olan kurultayın yargı konusu haline getirilmesi, Türkiye’de siyasetin giderek hukuk üzerinden dizayn edilmeye çalışıldığı yönündeki tartışmaları büyütüyor. Özellikle muhalefetin öne çıkan isimlerinin sanık sandalyesine oturtulması, davanın sadece hukuki değil, aynı zamanda açık bir siyasi boyut taşıdığı eleştirilerini güçlendiriyor.

“Mutlak butlan” talebiyle kurultayın yok sayılması ve önceki genel başkanın göreve iadesinin gündeme getirilmesi, yalnızca bir parti içi mesele değil; seçmen iradesinin ve siyasal meşruiyetin tartışmaya açılması anlamına geliyor. Bu durum, demokratik süreçlerin sandık yerine mahkeme kararlarıyla şekillendirilmek istendiği yönünde ciddi kaygılar yaratıyor.

Öte yandan, dosyaların farklı davalarla birleştirilmek istenmesi ancak mahkemeler tarafından reddedilmesi, sürecin hukuki zemininin de tartışmalı olduğuna işaret ediyor. Siyasi rekabetin yargı alanına taşınması, Türkiye’de zaten kırılgan olan hukuk-devlet ilişkisini daha da zorluyor.

Sonuç olarak; CHP kurultayı davası, sadece bir “usulsüzlük” iddiası değil, Türkiye’de muhalefetin nasıl şekillendirileceğine dair daha geniş bir mücadelenin parçası olarak okunuyor. Bu süreçte verilecek kararlar, yalnızca bir partinin değil, ülkenin demokratik geleceğinin de yönünü belirleyecek nitelikte.

CHP Kurultayına Yargı Kıskacı: Siyaset Mahkeme Salonlarına Taşınıyor
+ - 1

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

1 Yorum

  1. 1 Nisan 2026, 14:54

    “Mutlak butlan” iddiasıyla bir kurultayın yok sayılması ve önceki genel başkanın yargı yoluyla göreve iade edilmesinin gündeme getirilmesi, demokratik siyasetin ruhuna aykırı bir yaklaşımı beraberinde getirir.

    Siyasi partilerde meşruiyetin temel kaynağı, üyelerin ve delegelerin iradesidir; bu irade ise en açık biçimde sandıkta ortaya konur.

    Yargının, açık ve ağır hukuksuzluk halleri dışında, siyasi süreçlerin yerine geçecek şekilde devreye sokulması; seçmen iradesini gölgeleyen, demokratik işleyişi zedeleyen bir sonuç doğurur. Kurultaylar, partilerin en yüksek karar organlarıdır ve burada alınan kararların yok sayılması, yalnızca parti içi dengeleri değil, aynı zamanda toplumsal güveni de sarsar.
    Bu nedenle, demokratik meşruiyetin korunması için çözümün yargı müdahalesinde değil; şeffaf, katılımcı ve yeniden sandığa dayalı süreçlerde aranması gerekir. Siyasetin yönü mahkeme salonlarında değil, halkın iradesinde belirlenmelidir.

    Emeğine bilincine saygılar sunuyorum sevgili üstadım

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin