Sakarya’da esnaf ve vatandaşla buluştu
BTP lideri ilk durağı olan Sakarya merkezde esnaf ziyareti yaptı.
Vatandaşın yoğun ilgisi ile karşılanan BTP lideri sorunları dinledi çözüm önerilerini anlattı.
Esnafla sohbet eden Hüseyin Baş, “Türkiye’nin nüfusu kalabalık, altyapısı da kısıtlı. Türkiye böyle bir ülke… Dolayısıyla kalabalık nüfustaki az sayıdaki zengin her yeri domine ediyor. Şimdi az geliyor, bak yakında haberlere, ‘Bodrum’da trafik, Muğla’ya şu kadar araba girdi, Antalya’da işte adım atacak yer yok’ diye çıkar. O haberlerde gördüğün insan sayısı toplasan 3 milyondur. 3 milyon insan oraya gidince buralar çakılı doluyor ama kalan 83 milyonu kimse konuşmuyor. Bayramda memleketine gidemeyen adamı kimse konuşmuyor, bayramda torununa harçlık veremeyen emekliyi kimse konuşmuyor. Herkes Bodrum’a tatile kaç kişi gitti, oteller oldu vs. bunu konuşuyor. Bütün otellerin kapasitesi zaten 200 – 300 kişi. Bütün oteller dolsa ne olur” dedi.
Partisinin Sakarya’daki standını da ziyaret eden BTP lideri burada partisine yeni üye olan bazı vatandaşlara rozetlerini taktı.
Bolu il başkanına taziye ziyareti
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş Sakarya’dan Bolu’ya geçti.
Önce geçen hafta babası vefat eden Bolu İl Başkanı Mustafa Yağcı’ya taziye ziyaretinde bulunan BTP lideri daha sonra Bolu teşkilatıyla bir araya geldi.
Kentteki parti çalışmaları hakkında bilgi alan BTP lideri konuşmasında Türkiye’nin sıcak gündemi üzerine de değerlendirmelerde bulundu. 
Hüseyin Baş şunları söyledi:
“Milli duyguların erozyona uğradığı bir Türkiye ile manzarasıyla karşı karşıyayız”
“Her geçen gün milli duyguların erozyona uğradığı bir Türkiye ile manzarasıyla karşı karşıyayız. Her ne kadar siyaset toplumu birleştirmek için mücadele ettiğini iddia etse de iktidarıyla muhalefetiyle ne yazık ki Türkiye’yi 20 küsur yıldan beri hatta bu son 20 yılın da günahı vebali değil, Atatürk’ten sonrasından beri toplum bir şekilde her zaman kutuplaştırılmış. Hiçbir zaman bu milletin ortak yönlerinin ortaya koyulup ortak kültürün, ortak medeniyetin inşası için bir çalışma yapılmamış. Bunu Türkiye’de kurulduğu günden beri ortaya koyan ve bu uğurda çalışma yapan yegane hareket Bağımsız Türkiye Partisi Hareketi. O yüzden hem toplum için, hem milletimiz için, devletimiz için, ailemizin, çoluğumuz, çocuğumuz, evlatlarımız, nesillerimizin istikbali için bu gayreti, bu çabayı ortaya koymakla mükellefiz.
“Mevcut anayasanın özgürlükleri kısıtlayan tarafı nedir?”
Bugünlerde anayasa değişikliği tekrar sürekli gündemde. Sürekli Türkiye’nin özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı var deniyor. Her zaman sorarım burada bir daha sorayım; mevcut anayasanın özgürlükleri kısıtlayan tarafı nedir? Bunun cevabını versinler. Anayasada bazı maddelerin değişmesi lazım diyorlar. O zaman yine soru basit. Hangi maddelerin değişmesi lazım? Bakın hiç açıkça bunları söylemiyorlar.
“Anayasayı millete gitmeden Meclis’te değiştirmek istiyorlar”
Benim dikkatimi çeken ifade biçimleri şu; ‘Yeni bir anayasa Türk siyasetinin millete borcudur’ diyorlar. Bakın arkadaşlar bu ifadede bir gizli mesaj var. O gizli mesajı ben size söyleyeyim; Yeni anayasayı siyaset yapmalı. Nerede? Mecliste… Mümkün mü? Mümkün… Nasıl mümkün? 400 milletvekili ‘evet’ derse anayasa değişikliği yapılabilir. Şimdi oradaki ince mesaj şu; bakın biz yeni bir anayasa istiyoruz ama bunu da Meclis’te istiyoruz. Çünkü biliyorlar ki milletin önüne gitseler boylarının ölçüsünü alacaklar. Kimse onlara anayasa değişme yetkisi vermeyecek. Bunun farkında siyaset dolayısıyla işi Meclis’te 400 milletvekiliyle çözmek istiyor.
“İktidarın Meclis’te 400 milletvekili var mı?”
Peki iktidarın Meclis’te 400 milletvekili var mı? Biz yok diye biliyoruz ama belki de var! Gizli, başka yerlerde saklanan, farklı gömleklerle içinde aynı atleti giyen… Normalde bu millet 400 milletvekili gücünü geçtiğimiz seçimlerde iktidara vermedi ama muhalefetin oylarıyla Meclis’e bir sürü milletvekili girdi. Şimdi iktidarın anayasa değiştirmek için 400 milletvekiline ihtiyacı olduğu anda bakalım kim nasıl pozisyon alacak! Bunu da bugünden tarihe bir not düşelim. Yarın bu sözler, bu meseleler daha da gündeme geldiğinde bu söylediklerimi hatırlayın.”






