– Başak Şengül’ün sunduğu Doğru Yorum programına katılan İletişim Bilimci Ali Haydar Fırat, tv100 ekranlarında “Hain Kemal” sloganlarına ilişkin çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Fırat, “Hem siyasi terbiye hem parti terbiyesi almış birinin bunu yapmaması mümkün değil. Sonradan CHP‘li olanın CHP’yi nasıl bir duruma getirdiğini görüyoruz. Bunu yazan üstelik bir hanımefendi. Zaman içinde ortaya çıkacaktır.” dedi.

İşte İletişim bilimci Ali Haydar Fırat’ın açıklamalarından satır başları:
“Bu slogan yeni atılan bir slogan değil. Bu slogan kendiliğinden atılan bir slogan da değil. Bir genel başkan yardımcısı, odasını terk etmeden önce, o barikatların CHP kapılarında kurulduğu zaman odasında bu sloganı yazarak çıkıyor.
O gece genel merkezde genel başkan yardımcıları odalarını boşaltıyor. Bendeki bilgi şu yönde: Karşı koyma gibi bir durumlarının olmadığını ifade ediyorlar ama odalarını boşaltıyorlar. Sonrasında da Ekrem Bey’in söylemiyle direnme kararı alıyorlar.
Mesele sadece sloganlar değil. CHP’de barikatların kurulup CHP’lilerle devletin polisinin karşı karşıya gelmesi hiç doğru değil. Zaten o süreç doğru yönetilmedi. O süreçle ilgili hukuksal olarak soruşturma açıldı. Soruşturma devam ediyor.
Parti açısından da o süreçte yer alanlarla ilgili bu sürecin hiçbir şey olmamış gibi yaşanabileceğini kabul etmek mümkün değil. Bir genel başkan yardımcısı; adı sanı bilinmeyen, Sayın Kılıçdaroğlu’nun milletvekili yaptığı, hatta gönderildiği kentte çok büyük tepki çeken bir isim. Orada çünkü önemli bir sırada yer veriliyor. Kendi odasının duvarına ‘Hain Kılıçdaroğlu’, ‘Hain Kemal’ yazıp çıkıyor.
Sadece o değil; aslında Özgür Bey ve ekibi genel merkezi terk ettikten sonra oraya girildiğinde birçok duvarda Kemal Bey aleyhine çok sayıda slogan yazıldığı görülüyor. Tabii ki bunların fotoğrafı çekiliyor.
Gece 03.00 sularında telefon aldım. Oradaki arkadaşlarımızdan biri, ‘Bu arkadaşlar iyi niyetli değiller. Bu insanlarla başka bir şekilde konuşulması gerekiyor. Çünkü gençlik kollarına birileri “Hain Kemal” sloganı atılması için telkinde bulunuyor’ dedi.

Bu süreç son derece hazırlanmış bir durum. ‘Biz ayrılacağız, başka bir parti kuracağız’ düşüncesi vardı. O arada iki yılı aşkın bir süredir Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik Ekrem Bey medyasında ne tür yayınlar yapıldığını görüyoruz. İnanılmaz bir linç yaşandı.
Ben kişisel olarak muhatap almak için isim vermeyeceğim. Partililerimiz o ismi biliyor. O soruşturma süreçleri, partinin kendi içinde başlatacağı süreçte zaten ortaya çıkacaktır.
Hem siyasi terbiye hem parti terbiyesi almış birinin bunu yapmaması mümkün değil. Sonradan CHP’li olanın CHP’yi nasıl bir duruma getirdiğini görüyoruz. Bunu yazan üstelik bir hanımefendi. Zaman içinde ortaya çıkacaktır.”

YARKADAŞ: GÖKÇE GÖKÇEN’İN ODASI
Daha sonra yayına bağlanan gazeteci Barış Yarkadaş çok çarpıcı bir açıklamada bulundu. Yarkadaş, “CHP eski yöneticilerinden Gökçe Gökçen’in odası. Kendisine eski genel başkan yardımcısı diyemiyorum çünkü o hukuki statüye sahip değil. CHP’de ara dönemde görev yapan Gökçe Gökçen’in odası. O gün arkadaşlar genel merkezi boşalttığında partililer çekmişler. Hani içerisine girildiğinde partinin durumu ne diye. Ali Haydar’ın bahsettiği o iğrenç tanımlama da yazıyor. Ama bunu Gökçe Gökçen mi yazdı, onu bilmiyorum” dedi.






