Yazan: Ahmet Demirbaş
Psikolog
Selçuk Kaya
Emekli Hakim
Kars’ın Selim ilçesine bağlı Kamışlı köyünde 1970 yılında dünyaya gelen Selçuk Kaya, Anadolu’nun mütevazı bir köyünden çıkıp Türk yargı teşkilatında önemli görevler üstlenmiş, meslek hayatı boyunca adaletin ve hukukun üstünlüğünü savunmuş bir hukuk insanıdır.
İlk, orta ve lise öğrenimini Tunceli’nin Pertek ilçesinde tamamlayan Kaya, 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanarak hukuk yolculuğuna ilk adımını attı.
Mezuniyetinin ardından Diyarbakır-Kulp, Giresun, Konya-Seydişehir ve Tekirdağ-Hayrabolu gibi farklı illerde hakimlik görevlerinde bulundu. Erzurum Çocuk Mahkemesi Başkanlığı görevini yürütürken 2010 yılında HSYK kararnamesi ile İstanbul Bakırköy Adliyesi’ne atandı.
Daha sonraki süreçte ağır ceza mahkemelerinde başkanlık görevini üstlenen Selçuk Kaya, yargı camiasında saygınlığı ve ilkeli duruşuyla tanınan isimlerden biri oldu.
Selçuk Kaya’nın meslek hayatındaki en belirgin özelliklerinden biri, hukuku kişilere göre değil evrensel ilkelere göre değerlendiren yaklaşımı olmuştur.
2010 yılında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliğine adaylığını açıklarken dile getirdiği “Yargı gücünün değil, hukukun üstün olmasını istiyorum” sözleri, onun hukuk anlayışını özetleyen güçlü bir ifade olarak hafızalara kazınmıştır.
Irk, mezhep, hemşericilik ya da herhangi bir ayrıcalığın değil; liyakatın, emeğin ve hukukçuluğun esas alınması gerektiğini savunan Selçuk Kaya, yargının bağımsızlığına ve demokrasinin güçlenmesine olan inancını her zaman açıkça dile getirmiştir.
Kendisine göre adalet, hiçbir gücün etkisi altında kalmadan yalnızca hukukun rehberliğinde tecelli etmelidir.
Emekliliğinin ardından da hukuk dünyasından kopmayan Selçuk Kaya, mesleki birikimini avukatlık faaliyetleriyle sürdürmeye devam etmiştir. En dikkat çekici yönlerinden biri ise bu süreci ailesiyle birlikte yürütmesidir.
Kendisi gibi hukukçu olan iki çocuğuyla aynı mesleği paylaşan Kaya, bugün avukatlık faaliyetlerini çocuklarıyla birlikte sürdürerek hem mesleki hem de ailevi bir hukuk geleneği oluşturmuştur.
Bu durum, onun için yalnızca bir meslek devamlılığı değil, aynı zamanda adalet anlayışının kuşaktan kuşağa aktarılması anlamına gelmektedir.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, Kars’ın Kamışlı köyünden çıkıp Türkiye’nin farklı bölgelerinde adalet dağıtan, ağır ceza mahkemesi başkanlığı görevini başarıyla yerine getiren ve hukuk devleti ilkesini her fırsatta savunan Selçuk Kaya’nın hayat hikâyesi; azmin, birikimin ve adalete duyulan sarsılmaz inancın hikâyesidir.
Çünkü gerçek hukukçular yalnızca verdikleri kararlarla değil, yetiştirdikleri insanlar ve bıraktıkları fikir mirasıyla da hatırlanır.
Selçuk Kaya da hem yargıdaki duruşu hem de ailesiyle birlikte sürdürdüğü hukuk geleneğiyle bu mirası yaşayan isimlerden biri olarak anılmaktadır.
Yaşamında sağlık ve başarıların devamını dilerim.



