– CHP Milletvekili Özgür Özel’in, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yaptığı “Gel birlikte üyelerin önüne çıkalım, kaybeden siyaseti bıraksın” çağrısı, siyasi söylemin ötesinde hukuki gerçeklik açısından da tartışılıyor.
Çünkü ne 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda ne de CHP Tüzüğü’nde, genel başkanın tüm üyelerin oyuyla doğrudan seçileceği bir yarış modeli bulunuyor. CHP’de genel başkan, kurultay delegelerinin oyuyla belirleniyor. Tüzükte yer almayan ve hukuken uygulanması mümkün olmayan bir yöntemin kamuoyuna çözüm önerisi gibi sunulması ise eleştirilerin odağında yer alıyor.
Üstelik CHP kurultayına ilişkin devam eden yargı süreci de dikkate alındığında, mahkemenin verdiği karar nedeniyle mevcut aşamada yeni bir olağan ya da olağanüstü kurultayın gerçekleştirilmesinin önünde ciddi hukuki engeller bulunduğu değerlendiriliyor. Bu tablo ortadayken yapılan “yarış” çağrısının fiilen hayata geçirilmesi mümkün görünmüyor.
Bu nedenle siyaset kulislerinde, Özel’in açıklamalarının hukuki zeminden çok kamuoyu algısını yönetmeye dönük olduğu yorumları yapılıyor.
Hukuki Gerçek ile Siyasi Söylem Arasındaki Fark
Siyasi partilerde genel başkanlık seçimi, kişisel mutabakatlarla değil; kanun, parti tüzüğü ve kurultay usulleriyle yürütülüyor.
Bu nedenle “İkimiz üyelerin önüne çıkalım” şeklindeki öneri, mevcut mevzuat içinde uygulanabilir bir model olmaktan uzak görünüyor.
Eleştirilere göre, hukuken gerçekleşmesi mümkün olmayan bir sürecin kamuoyuna gerçekçi bir seçenek gibi sunulması, parti tabanındaki tartışmaları yatıştırmak yerine daha da derinleştiriyor.
Tartışmanın Odağında Algı Yönetimi İddiası
Özgür Özel’in açıklamalarına yönelik en önemli eleştiri ise, yargı süreci devam ederken uygulanması mümkün olmayan bir önerinin siyasi polemik malzemesine dönüştürülmesi.
Siyasi gözlemcilere göre bu söylem, CHP’nin yaşadığı hukuki ve örgütsel sorunlara çözüm üretmekten çok, kamuoyunda “yarıştan kaçmayan lider” görüntüsü oluşturmayı hedefleyen bir iletişim stratejisi niteliği taşıyor.
Muhalefet seçmeninin beklediği şeyin ise hukuken karşılığı bulunmayan meydan okumalar değil, parti içindeki belirsizliği sona erdirecek, hukuk zemininde ve tüzüğe uygun adımlar olduğu ifade ediliyor.
Editör Notu
Bu haberde yer alan değerlendirmeler, Özgür Özel’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar ile Siyasi Partiler Kanunu ve CHP Tüzüğü çerçevesindeki hukuki tartışmaların analizine dayanmaktadır. Devam eden yargı süreçleri kesin hüküm niteliği taşımadığından, nihai hukuki sonuçlar mahkeme kararlarıyla belirlenecektir.






