1. Haberler
  2. Gündem
  3. CHP’li Sarıbal’dan Tarım Alarmı: “Üretim Planlanmıyor, Şirketlerin Hammadde İhtiyacı Planlanıyor” VİDİO HABER

CHP’li Sarıbal’dan Tarım Alarmı: “Üretim Planlanmıyor, Şirketlerin Hammadde İhtiyacı Planlanıyor” VİDİO HABER

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Türkiye’de tarım ve gıda politikalarının üreticiyi korumaktan uzaklaştığını belirterek iktidara sert eleştiriler yöneltti. Gıda ithalatındaki yüzde 46,8’lik artışa, açıklanmayan çiğ süt desteğine, salçalık domates üreticisinin yaşadığı fiyat krizine ve fındık ile kuru üzümdeki maliyet baskısına dikkat çeken Sarıbal, “Tarladaki yaşamla Ankara’daki plan birbirine uymuyor” dedi.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

– CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Türkiye’de tarım ve gıda politikalarının üreticiyi korumaktan uzaklaştığını belirterek iktidara sert eleştiriler yöneltti. Gıda ithalatındaki yüzde 46,8’lik artışa, açıklanmayan çiğ süt desteğine, salçalık domates üreticisinin yaşadığı fiyat krizine ve fındık ile kuru üzümdeki maliyet baskısına dikkat çeken Sarıbal, “Tarladaki yaşamla Ankara’daki plan birbirine uymuyor” dedi.

Tarımda alarm büyüyor: İthalat artıyor, üretici geriliyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin tarım ve gıda politikalarını değerlendirdi. Sarıbal’ın açıklamalarının merkezinde artan gıda ithalatı, yükselen üretim maliyetleri, yetersiz destekler ve üreticinin pazarlık gücünün giderek zayıflaması yer aldı.

Sarıbal, TÜİK’in haziran ayı dış ticaret verilerine dikkat çekerek gıda, içecek ve tütün grubunda ithalat miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46,8 arttığını, ihracattaki artışın ise yüzde 19,1’de kaldığını belirtti.

İthal edilen gıdanın birim değerinin yüzde 3 gerilemesine rağmen ithalat miktarının ciddi biçimde yükselmesini Türkiye’nin üretim yapısındaki kırılmanın göstergesi olarak değerlendiren Sarıbal, dört mevsim üretim yapılabilen ve geniş tarım alanlarına sahip Türkiye’nin giderek daha fazla gıda ithal eder hâle gelmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Çiftçi yalnızca ağustosta mazot kullanmıyor”

Tarım sektörünün en önemli girdilerinden motorinde ÖTV ve KDV’nin kaldırılması çağrısında bulunan Sarıbal, çiftçinin üretim sürecinin yalnızca belirli bir aya indirgenemeyeceğini vurguladı.

Motorin üzerindeki ÖTV uygulamasının geçici olarak sıfırlanmasının üreticinin sorununu çözmeyeceğini belirten Sarıbal, eylül ayından itibaren arazi hazırlığı, ekim, sulama ve taşıma faaliyetlerinin devam edeceğine dikkat çekti.

Sarıbal, çiftçinin kullandığı mazotta ÖTV ve KDV’nin kalıcı olarak kaldırılması gerektiğini savundu.

Çiğ süt üreticisi desteğini bekliyor

Hayvancılık sektöründeki sorunlara da değinen Sarıbal, 2026 yılı çiğ süt desteğinin hâlâ açıklanmamış olmasını eleştirdi.

Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ inek sütü tavsiye fiyatını destek hariç üreticinin eline net 24 lira 30 kuruş geçecek şekilde belirlediğini hatırlatan Sarıbal, TÜSEDAD’ın Temmuz 2026 için açıkladığı litre başına 26 lira 87 kuruşluk model işletme maliyetine dikkat çekti.

Süt fiyatları ile yem fiyatları arasındaki dengenin üreticinin sürdürülebilir biçimde üretim yapmasına yetmediğini belirten Sarıbal, özellikle küçük işletmelerin yüksek maliyet ve düşük pazarlık gücü nedeniyle daha ağır bir yük altında olduğunu söyledi.

Sarıbal, 2026 yılı litre başına süt desteğinin bir an önce açıklanarak üreticiye ödenmesini istedi.

Salçalık domateste sözleşme var, güvence yok

Tarımda sözleşmeli üretim modelinin de üreticiyi korumadığını belirten Sarıbal, Torbalı, Tire ve Menemen başta olmak üzere salçalık domates üreticilerinin ciddi fiyat ve alım sorunları yaşadığını ifade etti.

Üretim maliyetinin kilogram başına yaklaşık 4-5 lira seviyesinde olduğunu belirten Sarıbal, bazı fabrikaların yüzde 20-30’a ulaşan fire kesintileri nedeniyle üreticinin eline geçen fiyatın 3-3,5 liraya kadar gerileyebildiğini söyledi.

Sözleşmeli tarımın şirketlerle bireysel çiftçiler arasında değil, üretici örgütleri ve kooperatifler aracılığıyla kurulması gerektiğini savunan Sarıbal; taban fiyatın bağımsız bir kurul tarafından belirlenmesini, kalite ve fire ölçümlerinin denetlenmesini ve üreticinin itiraz hakkının güvence altına alınmasını istedi.

“Tepeden inme kararlarla tarım planlanamaz”

Sarıbal’ın açıklamalarındaki en önemli başlıklardan biri de tarımsal üretim planlaması oldu.

Türkiye’nin gerçek anlamda üretim planlamasına ihtiyacı olduğunu ancak mevcut uygulamanın yalnızca çiftçiye ne ekeceğini söylemekten öteye geçmediğini savunan Sarıbal; üretim, maliyet, destekleme, depolama, işleme, pazarlama ve dış ticaret politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Patates ve soğanda yaşanan üretim ve fiyat dalgalanmalarını örnek gösteren Sarıbal, bir yıl ürünün üreticinin elinde kaldığını, ertesi yıl ekimin azalmasıyla fiyatların yükseldiğini ve ardından ithalat kararlarının gündeme geldiğini söyledi.

Sarıbal, üretim planlamasının üretici örgütleri, kooperatifler, ziraat odaları, bilim insanları ve yerel yapıların katılımıyla oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Fındıkta fiyat tartışması: “Üretici değerinden pay alamıyor”

TMO’nun 2026/27 sezonu için Giresun kalite fındıkta kilogram başına 255 lira, Levant kalite fındıkta ise 250 lira alım fiyatı açıklamasına da değinen Sarıbal, bu fiyatların özellikle düşük verimli ve maliyetli bölgelerde üreticiyi korumadığını söyledi.

Akçakoca Ziraat Odası verilerine göre arazi kirası hariç bir dekar fındığın toplam üretim maliyetinin 36 bin 410 liraya ulaştığını belirten Sarıbal, verim düştükçe kilogram başına maliyetin de hızla yükseldiğine dikkat çekti.

Sarıbal, fındığın ihracatından ve ticaretinden gelir elde edilirken ürünü yetiştiren üreticinin yoksullaşmasının kabul edilemez olduğunu belirterek Fiskobirlik ve üretici kooperatiflerinin depolama, finansman, işleme ve pazarlama kapasitesinin güçlendirilmesini istedi.

Kuru üzümde üreticinin talebi: En az 151,50 lira

Kuru üzüm üreticisinin de artan mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçilik maliyetleri altında ezildiğini söyleyen Sarıbal, üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat politikasının oluşturulması gerektiğini belirtti.

Çiftçi-Sen’in çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 93 lira maliyet hesapladığını aktaran Sarıbal, üretici kârı ve insanca yaşam payı eklendiğinde 2026 yılı referans taban fiyatının en az 151,50 lira olması gerektiğini ifade etti.

Bağcılığın sürdürülebilirliğinin yalnızca bugünkü fiyatlarla değil, gelecek yıllardaki üretim kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, bağların sökülmesinin tarımsal üretimde uzun vadeli kayıplara yol açacağı uyarısında bulundu.

“Üreticiyi piyasanın insafına bırakan düzen değişecek”

Sarıbal, tarım sektöründeki sorunların ekonomik zorunluluklardan çok siyasi tercihlerden kaynaklandığını savundu.

2026 yılı tarımsal destekleme bütçesinin 168 milyar lirada kaldığını, merkezi bütçeden faiz giderleri için ise yaklaşık 3 trilyon lira ayrıldığını belirten Sarıbal, tarımın geleceğinin yeterli ve zamanında desteklerle güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Sarıbal, üreticinin tüccar ve sanayici karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek kamu politikalarının hem çiftçinin ürettiğinden gelir elde etmesini hem de yurttaşların yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşmasını güvence altına alması gerektiğini ifade etti.

Editör Notu

Türkiye’de tarımın temel sorunu yalnızca üretim miktarı değil; üreticinin ürettiği üründen geçimini sağlayabilmesi sorunudur. Çiftçiye ne ekeceğini söylemek tek başına planlama değildir. Tohumdan mazota, gübreden sulamaya, hasattan depolamaya, işleme ve pazarlamadan ithalat politikalarına kadar bütün zincirin birlikte ele alınmadığı bir sistemde üreticinin önünü görmesi mümkün değildir.

Gıda ithalatındaki hızlı artış, süt üreticisinden domates üreticisine, fındık üreticisinden bağcıya kadar farklı alanlarda ortaya çıkan sorunlarla birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin üretim gücünü koruyan, çiftçiyi piyasaya karşı yalnız bırakmayan ve gıda egemenliğini esas alan uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyacı olduğu görülmektedir.

 

CHP’li Sarıbal’dan Tarım Alarmı: “Üretim Planlanmıyor, Şirketlerin Hammadde İhtiyacı Planlanıyor” VİDİO HABER
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!