JD Vance’ten özeleştiri: Kaybetmemizin nedeni İran Savaşı’dır

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde uğradığı ağır yenilginin nedeninin İran savaşı olduğunu söyledi. Vance atılması gereken 4 adımı saydı. İşte Vance'in açıklamasından öne çıkanlar...

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

– ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Cumhuriyetçilerin ağır kayıplar yaşadığı ara seçimlerin ardından sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘SEÇİMLERİ KAYBETMEMİZİN NEDENİ İRAN SAVAŞIDIR’

Seçim sonuçlarının ardından ortaya çıkan tabloyu ele alan Vance, partisinin aldığı yenilginin nedenine ilişkin değerlendirmesinde, “Kaybetmemizin asıl sebebi hemen hemen herkes için gün gibi ortada. Kaybetmemizin nedeni savaştır. Kaybetme nedenimizi herkes biliyor.” ifadelerini kullandı.

‘DÜRÜST BİR TARTIŞMA BURADAN BAŞLAMALI’

Seçim sonrası partinin geleceğine ve izlenecek siyasete dair tutuma değinen Vance, dürüst bir muhasebe yapılması gerektiğini dile getirdi.

Gelecek döneme ilişkin yol haritasının bu gerçeklik üzerinden şekillenmesi gerektiğini kaydeden Vance, “Bundan sonra ne yöne gideceğimize dair yapılacak her dürüst tartışma da tam olarak buradan başlamak zorunda.” diye konuştu.

Vance’in açıklamasının tamamı şöyle:

“Ekibimizdeki veri analistlerinin üzerinde durduğu konulardan biri “seçmen kompozisyonu”ydu; yani seçmen kitlesinin, Cumhuriyetçilerin kazanmasını sağlayacak şekilde 2024 yılındaki tabloya yeterince yakın olup olmadığıydı. Demokratların açık ara farkla kazanacağını gösteren anketlere rağmen, veriler bize hep aynı hikâyeyi anlatıyordu: Bazı eyaletlerde katılım oranı “idare eder” düzeydeydi, diğerlerinde ise gerçekten harikaydı; hiçbir eyalette ise felaket sayılabilecek bir durum yoktu. Ekibimizde gerçek bir iyimserlik havası vardı: Destekçilerimiz sandığa gidiyordu.

Bunun üzerine, tanıdığım en zeki veri uzmanına, “Bu, dünyayı şaşırtacağımız anlamına mı geliyor?” diye sordum. “Hayır,” dedi. “Anketlerin öngördüğünden daha iyi bir sonuç alabiliriz. Ancak veriler, 2024’te Trump/Vance ikilisine oy veren pek çok seçmenin öfkeli olduğunu ve karşı tarafa oy vermeyi planladığını gösteriyor. Bizim seçmenimiz sandığa gidiyor, ama bize oy vermeyebilirler.”

Görünüşe göre bu öngörü doğru çıktı. Seçmenlerimiz sandığa gitti. Örneğin Florida’da seçmen kitlesi, Demokratlardan 9 puan daha fazla Cumhuriyetçi eğilimliydi; bu da 2024 yılındaki tablodan sadece birkaç puan daha kötüydü. Kuşkusuz, katılım oranını daha da artırabileceğimiz yerler vardı. Ancak asıl sorun katılım oranı değil. Asıl sorun, 2024’te Trump/Vance’e oy veren pek çok kişinin 2026’da Demokratlara oy vermiş olmasıdır.

Nelerin yaşandığı ve neden yaşandığı konusunda kendi içimizde pek çok tartışma ve çekişme yaşanacak. Çok saygı duyduğum bir anket uzmanı, seçim sürecinin son düzlüğünde ekonomiyle ilgili mesajlarımızın yeterince net olmadığını söyledi. Eminim öyledir.

‘KAYBETMEMİZİN ASIL NEDENİ AŞİKAR’

Ancak kaybetmemizin asıl nedeni hemen herkes için aşikâr.

Siyasette tanıdığım en zeki insanlardan biri olan başka bir anket uzmanı, dün bana genel oy tercihinde (parti bazlı genel eğilimde) 13 puan farkla kaybedeceğimizi söyledi. Salı gününe girerken zaten karamsardım ama bu tahmin beni bile şoke etti. Yaptığı anketlerde, 2024’te Trump’a oy veren pek çok seçmenin öfkeli olduğunu ve Demokratlara oy vermeyi planladığını gözlemlemişti. Bizden kopan bu seçmenlere, tekrar bizim tarafımıza dönmelerini sağlayacak şeyin ne olabileceğini sordu. Yanıtların neredeyse tamamını oluşturan ilk dört cevap şunlardı:

1) Savaşı sona erdirmek
2) Hayat pahalılığına/enflasyona odaklanmak
3) “Önce Amerika” (America First) anlayışını benimsemek
4) İsrail ile olan ilişkimizi değiştirmek

Seçmenlerimiz sandığa gitti. Birçoğunun Demokratlara oy vermesinin nedeni de yukarıdaki bu dört başlıktı. Bu tespit, seçim sonuçlarını tam isabetle tahmin eden bir anket uzmanına ait. Pazartesi günü pek çok kişi, çatışmaya diplomatik bir çözüm bulunması çağrısında bulunduğu için Rachel Campos Duffy’ye saldırırken, aslında onun verdiği siyasi tavsiyenin ne kadar isabetli olduğu ortaya çıktı. (Kendisi ayrıca harika bir insandır.)

Önümüzdeki birkaç ay içinde yoğun bir manipülasyon (gerçeği çarpıtma) süreciyle karşılaşacağız. Yerleşik siyasetçilerin, yaşadığımız sorunların çözümünün “af” (yasa dışı göçmenlere yasal statü verilmesi) olduğunu savunduklarını sıkça duyacaksınız. Uygulama yöntemlerimizi değiştirmemiz gerektiği fikrine —örneğin, yasa dışı iş gücü çalıştıran işletmelere daha fazla odaklanmak gibi— açığım. Ancak “af” konusunu gündeme getiren herkes size yalan söylüyor demektir.

Kaybetmemizin nedeni savaştır. Nitekim dün gece bizzat başkanın kendisi de bunu ifade etti.

Eğer bunun “buna değdiğini” —yani önümüzdeki 6 yıl boyunca Senato’daki çoğunluğu kaybetmenin kabul edilebilir bir bedel olduğunu— savunmak istiyorsanız, buyurun savunun. Bunun ödenmeye değer bir bedel olduğunu iddia edin. Katılırsınız ya da katılmazsınız, en azından dürüst bir yaklaşım olur.

Ancak neden kaybettiğimizi herkes biliyor. Bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğimize dair yapılacak her türlü dürüst tartışma, işe buradan başlamalıdır.

Ülkemiz adına hâlâ umutluyum. Öfkeli olan ve “Ben size söylemiştim” demek isteyenlere gelince: Haklısınız, gerçekten de söylemiştiniz. Bu enerjinizi, sizinle aynı dünya görüşünü paylaşan Cumhuriyetçilerin seçilmesi için kullanın. Sonuçlardan dolayı öfkeli olanlara gelince; haklısınız, öfkeli olmanız gayet doğal. Gelin, bu öfkeyi bir kenara bırakıp ülkemizi kurtarma işine geri dönelim.”

Resmi olmayan sonuçlara göre, dün ABD’de yapılan ara seçimlerde, Demokratlar, Kongre’nin her iki kanadında da daha önce Cumhuriyetçilerin elindeki çoğunluğu kazanmıştı.





Abonelik

Sol Medya'ya destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!