Başkent Ankara’dan Serhat Ardahan’a…

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ülkemiz topraklarını Sevr ile parçalayan, İstanbul’dan İzmir’e, Adana’dan Antep’e kadar işgal güçlerinin elinde bırakan emperyalist saldırılara karşı kutsal bir Kurtuluş Savaşı başlatan Mustafa Kemal Paşa, 27 Aralık 1919 tarihinde geldiği Ankara’yı, Dışkapı’daki Ziraat Mektebi’ni savaşın karargâhı olarak seçmiş ve Cumhuriyet’in ilanından hemen önce, 13 Ekim 1923 tarihinde de TBMM kararı ile Ankara Başkent olmuştu.

featured

Ülkemiz topraklarını Sevr ile parçalayan, İstanbul’dan İzmir’e, Adana’dan Antep’e kadar işgal güçlerinin elinde bırakan emperyalist saldırılara karşı kutsal bir Kurtuluş Savaşı başlatan Mustafa Kemal Paşa, 27 Aralık 1919 tarihinde geldiği Ankara’yı, Dışkapı’daki Ziraat Mektebi’ni savaşın karargâhı olarak seçmiş ve Cumhuriyet’in ilanından hemen önce, 13 Ekim 1923 tarihinde de TBMM kararı ile Ankara Başkent olmuştu.

Ardahan ise 1917 Ekim Devrimi’nden sonra Rus birliklerinin bölgeden çekilmesinin arkasından İngilizlerin Kars’ta, Ermeni milis güçleri, Ardahan’da Gürcülerden oluşan “Anti Bolşevik” yönetimler kurmak istediği, kendisinin de bizzat çoğunluğu Gurka’lardan oluşan askeri birliklerle bölgeye girdiği, Ölçek Köyü’nde soyumuza adını vermiş Hasan Dede’nin de öldürüldüğü çok kanlı çatışmalara sahne olmuş bir serhat şehridir. 3-5 Ocak 1919’da Deli Halit Paşa’nın öncülük ettiği, Ahıska, Akılkelek, Kağızman, Oltu ve Akyaka’dan gelmiş delegelerle toplanmış Ardahan Kongresi, 18 Ocak 1919 günü Kars’ta ilan edilecek Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti’nin ana ayaklarından birisini oluşturacaktır. Aynı gün Paris’te toplanan Barış Konferansı, Kars’ı ve diğer Elviyeyi Selase’yi (Ardahan ve Batum) Ermeniler’e bırakma kararı almıştı.

Kars’ta kurulan bu Cumhuriyet, kadınlara seçme seçilme hakkı tanımış, Rum öğretmen Yelena’yı eğitim Bakanı yapmıştı. Cumhuriyet Hükümeti binası, 12 Nisan 1919 tarihinde İngiliz kuvvetleri tarafından basılacak ve üyeleri bölgede tutuklanan diğer direnişçi liderlerle birlikte Malta’ya gönderilecektir…

Mustafa Kemal Paşa’nın Kurtuluş Savaşı yıllarında kendisini ziyarete gelmiş Batılı gazetecilere söylediği “Biz aslında Yunanlılarla değil, İngilizlerle savaşıyoruz” sözünün arkasında böyle bir gerçeklik vardır.

Ardahan’da 23 Şubat 1921 tarihinde işgalci güçlerden kurtarıldı ve Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katıldı. Ankara, 27 Aralık 1919 tarihinden bu yana bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim yeridir, ülke gündemini belirleyen tartışmaların kalbidir.

Ardahan da daha önceki tarihlerden başlayarak, bu Cumhuriyet’in birçok kültürün bir arada yaşadığı, barışçı, üretken bir parçası olarak, gerçek,“Yerli Ve Milli” bir serhat şehridir. Kars-Cılavuz Köy Enstitüsü Ardahan ve çevresine çok şey katmıştır. Dünyanın en zengin kır çiçeği örtüsüne sahip bölgede, bu enstitüde modern yöntemlerle yaşama geçirilmiş arıcılık ve büyükbaş hayvancılık hâlâ en önemli geçim kaynağıdır. Emperyalist-kapitalist sistemin ve yerli ortaklarının belini kırdığı, yok etmeye çalıştığı üretici köylü yığınları içinden çıkmış Dursun Akçam, Ümit Kaftancıoğlu gibi yöre aydınları, Cumhuriyet kültürüne, emperyalizme ve kapitalizme karşı direniş bilincine ve örgütlenmesine çok şeyler katmıştır.

Dursun Akçam’ın yaşamdan ayrılmasından hemen sonra onun çocukları öncülüğünde Ardahan’da açılmış Dursun Akçam Kültürevi ve 2023 yılından sonra yörede ve ülke çapında üye kabul etmeye başlamış Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfı, Cumhuriyet değerlerinin, üretici haklarının ve örgütlenmesinin, bölgede egemen çok sesli, barışçı, hoşgörülü, dayanışmacı kültürün yaşatılması, geliştirilmesi için önemli bir çaba gösteriyor.

Ardahan’da 21 yıldır herkesin özgürce konuşma hakkının olduğu, ülke, yöre ve üretici sorunlarının dile getirildiği, açık oturumlardan tiyatro oyunlarına, belgesel gösterimlerinden Dursun Akçam Ormanı’na fidan dikimine birçok etkinliğin bir arada yapıldığı Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Günleri gerçekleştiriliyor. Bir tek sineması bulunmayan Ardahan’da, film festivalleri, haftada bir ücretsiz film gösterimleri yaşama geçiriliyor. Yüz seksen kişilik çok amaçlı salonu, binlerce kitabı bulunan kütüphanesi ile kültüre, sanata, özgür düşünceye ev sahipliği yapılıyor…

Günümüzde hâlâ emperyalistlerle işbirliği yapmış, yurdun yabancı güçler tarafından işgalini hoş göstermeye çalışmış saltanat ve hilafet övgüleri yapan, Türkiye ve benzeri ülkelere Demokratik Cumhuriyet’i çok görüp “monarşik” yönetimler isteyen emperyalist pervasızlığı “müttefik” sayan bir anlayışa karşı, Kuvayımilliye’nin Başkenti Ankara ve ilk Cumhuriyet ışığını yakmış Ardahan’ın yan yana duruşu çok anlamlı bir tablo oluşturuyor.

Selam olsun Ardahan’dan Edirne’ye, İstanbul’dan Sinop’a, Antalya’ya, Karabük’ten Devrek’e, Balıkesir’e, tüm ülke çapında ve yurtdışından bu erdemli çabaya katılan Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfı üyelerine…

13 Aralık 2026 Salı günü, Saat 17.00’de Dursun Akçal Kültürevi’nde toplanıp durum değerlendirmesi yapacağız. Ülkemiz gündemine ve önümüzdeki günler yapacağımız işlere birlikte ışık tutacağız.

Gününüz aydın olsun değerli dostlar…

 

13 Ekim 2026, Alper Akçam

13 EKİM.jpg






Abonelik

Sol Medya'ya destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Premium üyelik Premium'a Geç