Gündem, Asgari ücret, emekli maaşları, işsizlik oranları, okulda işte olmayan gençlerin sayıları, kadın/erkek oranları üzerindeki yoğunlaşırken; niye bu hallere düştük; ne yapmalıyız soruları hava da uçuşurken; ben de notlarımı karıştırırken 2025 yılı bütçe gerçekliğine ilişkin bilgi/notlarıma ulaştım ve tam zamanı dedim… Nasıl bir 2025 yılı geçirdin ki nasıl bir 2026 bekliyorsun.
2025 yılı Bütçe Giderleri- 11 Trilyon 592 Milyar TL./ Bütçe Gelirleri 10 Trilyon 152 Milyar; Bütçe açığı- 1 Trilyon 440 Milyar…
Faiz Dışı Bütçe Giderleri 9 Trilyon 773 Milyar TL./ Faiz Giderleri 1 Trilyon 950 Milyon TL. ancak yıl sonu itibariyle 2 Trilyonu aştı.
2026 yılı Bütçesi 18.9 Trilyon TL. Bütçe Açığı + Faiz Borcu + Dış ve İç Borç toplamı; yaklaşık 27.5 Trilyon TL.
Asıl can alıcı konuya geliyorum; Vergi Gelirlerinin % 65’i ÖTV ve KDV; % 35’de Servet Vergisi; o da tahsil edilememiş.
Nasıl yani? Diye sorduğunuzu düşünüyorum.
KÖİ/ Kamu Özel İşbirliği projelerinde 44 müteahhit iş yapmış; bunların 37’si matrah beyanında bulunmamış yani vergi ödememiş.
Vaz geçilen/ Tahsil edilmeyen vergi toplamı yaklaşık 3 Trilyon lira. KÖİ/ Kamu Özel İşbirliği ile yapılan Şehir Hastanelerine, Yollara, Köprülere verilenler de cabası…
TÜİK verilerine göre; En düşük gelire sahip nüfusun % 5’i, Milli Gelirin % 1’ini; en zengin % 5’i ise 25’ni alıyor.
Uluslararası kuruluşların tahminine göre nüfusun % 1’i ülke sermayesinin % 40’na sahip; %99’u ise kalan sermayenin % 60’nı paylaşıyor.
Kur Korumalı Mevduat sisteminden Merkez Bankasının uğradığı zarar 1 Trilyon Liradan fazla.
Ha şunu da ekliyeyim, son günlerin haberi… Umreye giden TUGVA il, ilçe yöneticisi 400 kişinin otel ve yol gideri 40 Milyon TL. Diyanet İşleri bütçesinden ödenmiş.
Bunlar bilinen resmi rakamları açıkladım; diğerlerini yazmaya yürek ister…
16 milyon emekli bunun 4 milyonu en düşük aylıktan ödeme alıyor; 12 milyon asgari ücretli; toplamı nüfusun 1/3’ünden fazla. Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon; nüfusumuzun yüzde 60’ı yoksulluk sınırının, bunun da yüzde 40’ı açlık sınırının altında gelirle yaşamını sürdürüyor.
Asgari ücretin, emekli maaşı artışının, işsizliğin tarafı olan sendikalar, dernekler, meslek odaları, siyasi partiler ve CHP; öncelikle bu tabloya bir çözüm üretmeli, akıtan delikleri tıkamalı, teraziyi doğru yere koymalılar. O da Yetmez; bu tablonun çözümü ve yinelenmemesi için el ele vermelidirler.
Aksi halde bundan evvel olduğu hep birileri birilerini aldatır, kandırır, kandırmaya devam eder. Kaldı ki, milletimiz de aldatılmanın/kandırılmanın öğrenilmiş çaresizliği içindedir…



