ZATI DEVLETLERİ son olarak sosyal medyayı diline doladı.
Bu da, bu kesimi hüküm altına almak, susturmak için yeni kısıtlamalar, yasaklar geleceğinin işaret fişeği muhtemelen…
Sosyal medya toplumun en hassas kesimlerinin, sessiz yığınların sesinin yükseldiği demokrasi Agorasıdır.
Özellikle de ülkemizin günümüz koşullarında…
Sosyal medya sosyo/siyasal değişimin, dönüşümün aniden patlayan bir volkan gibi kıvılcımını parlatacak olan güç kaynağıdır.
Sosyal medya ezilen toplumlarda sessiz yığınların, kimsesizlerin, ezilenlerin, zulme uğrayanların haykırışıdır.
Sessiz yığınlar konuşmaya bir başlamasın, o ses çığ gibi yayılır ve onu artık hiçbir güç, hiç bir aykırılık susturamaz.
Sessiz yığınların sesi yükseldiğinde onu susturacak hiçbir rüşvet, hiçbir güç, hiçbir yıldırma aracı daha yaratılmadı.
Sosyal medya toplumun nabzının attığı can damarıdır.
Sosyal medya toplum bilincinin geniş kitlelere yansıdığı ve yayıldığı etkinlik alanıdır.
Sosyal medya ile uğraşmak işlerin iyice sarpa sardığının, sonun başlangıcının geldiğinin göstergesi…
Sessiz yığınlar konuşmaya bir başladığında bir ölür, bin dağar.
Sosyal medya ile uğraşmak kendi ayağına kurşun sıkmaktır.
Sosyal medya ile uğraşmak onu daha fazla aktivite etmekten, şevkini, cesaretini, inancını, imanını yükseltmekten başka işe yaramaz.
Aklı başında siyasetçi bunu bilir.
Zorluklarla karşılaştığı dönemlerde sosyal medya ile uğraşmak, onun cesaretini sınamak yerine kendine bir çeki düzen vermek için sessiz yığınların sesine kulak verir
Ama nerede böyle bir feraset…
Kuru bir gurur ve korkunun yarattığı agresiviteden başka ne kaldı geride?
İşte bu da sonun başlangıcı baharının geldiğinin ilk müjdesi…






