Advert
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Atatürk Neden Eşsizdir?

Atatürk Neden Eşsizdir?

İNSANLIK tarihi boyunca gerçekleşen bütün, siyasal, kültürel, bilimsel devrimler ya dayandıkları doktrinler hükmünü kaybettiği için, ya ortam koşulları değiştiği, ya da yeni buluşlar, icatlar, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle çok kere zamanla işlerliğini kaybederler.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

İNSANLIK tarihi boyunca gerçekleşen bütün, siyasal, kültürel, bilimsel devrimler ya dayandıkları doktrinler hükmünü kaybettiği için, ya ortam koşulları değiştiği, ya da yeni buluşlar, icatlar, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle çok kere zamanla işlerliğini kaybederler. Yenilenen yaşam sürecinde yerlerini yeni devrimlere terk ederek en fazla tarihin sayfalarında kitabi bir bilgi olarak kalırlar.

*

İNSANLIK var oldukça değerinden hiçbir şey kaybetmeyecek ve ilkelerinin güncelliği hiç eskimeyen bir devrim var mıdır diye düşünüldüğünde akla önce tek bir devrim gelir;

Sadece tek bir ulus için değil, bütün insanlık için hedeflenen emperyalizm karşıtı, siyasal ve ekonomik bağımsızlık…

Faşizm ve ırkçılıkla ilgisi olmayan din dil, mezhep, ırk ayrımı yapılmayan bir ulusalcılık…

Özgür düşüncenin egemen olduğu bir laik düzen…

Bütün, insanların özgürce yaşadığı, halk için halkla birlikte sürdürülen bir demokrasi yönetimi…

Bütün ulusların kardeşçe yaşadığı barış ortamı…

Temel ilkelerinden hiç ödün vermeden, yaşanmakta olan zamanın yeni olanak ve yeni sorunlarına, ulusun ve ülkenin değişen gereksinmelerine göre düzenlemeler yapılarak hep aynı yönde hiç durmadan ilerleyen bir devrim…

Yani Türk mucizesine adını veren Atatürk devrimleri…

Atatürk’ün “Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır” gerekçesiyle yaptığı ve tanımladığı bir devrim

Zamanını ilerleyen her hangi bir sürecinde bu ilkelerden herhangi birinin akıl dışı kalacağını düşünmek, böyle bir olasılığı varsaymak mümkün müdür?

Cumhuriyet Halk Fırkası kurulurken Yakup Kadri’nin Atatürk’e “Paşam bu partinin doktrini yok” sözüne Atatürk’ün “Doktrin istemem, donar kalırız. Biz yürüyüş halindeyiz” diye verdiği yanıt Atatürk devrimlerinin sürekliliğinin, eskimezliğinin sırrı.

Atatürk işte bunun için eşsizdir.

*

ATATÜRK’ÜN Türk ulusuna ve bütün insanlığa verdiği mesajlara kulak verelim:

“İnsan haklarına saygı göstermeyen devlet varoluşunun nedenini ve anlamını kaybeder”

“Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir.”

“Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onurudur, şerefidir”

“Ulusal egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur.”

“İnsan bütün dünya milletlerinin mutluluğuna hizmet etmeye elinden geldiği kadar çalışmalıdır”

“Biz iktisadi genişliğin temelini ancak her milletin refahla yaşamaya ve ilerlemeye hakkı olduğunu kabul eden bir zihniyetle bütün milletlerin birlikte çalışmaları yolunun bulunmasında görüyoruz.”

*

DÜNYADA Atatürk’e hangi gözlerle bakılıyor birkaç örnekle ona bakalım;

“Atatürk’ün reformları ve sözleri göklerde bayrak gibi dalgalanıyor. Bu bayrak dünyaya barışı getirecektir ve bizler, bu büyük insanın düşüncelerini bile takip edebilecek güçte değiliz…

Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk’ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar.”

Alman tarihçi Prof. Herbert Melzig

Ne dâhisi dehadan da öte

Fransa eski Başbakanı Édouard Herriot

“Mustafa Kemal İngilizleri yeninceye kadar Tanrı’yı İngiliz zannederdim.”

Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandi.

“Atatürk öldükten sonra bile ülkesini yöneten tek lider.

Küba lideri Fidel Castro

“Mustafa kemal gibi düşün başarırsın”

Norveç’te bir halk sözü

“Dünyaya bir daha böyle bir insan gelmez”

Pasifik kahramanı General Mac Arthur

İşte bunun için Atatürk eşsizdir.

Atatürk ilah değildir. O içimizden biridir

O bir insandır ama “İnsanüstü bir İnsan”…

**

ŞİMDİ Atatürk Türkiye’sinden gelelim Mart 1994 tarihinden başlayarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinde tohumları atılan Sosyo/kültürel çöküş, soygun ve oligarşi idaresinin başındaki Türklükle ırksal, kültürel, duygusal hiçbir bağı olmayan, cahil, liyakatsiz, sahte diplomalı bir şahsın emrindeki oligarklarla birlikte yönettiği bugünlerin başında binlerce dert olan Türkiye’sine;

Önce bugünlere nasıl gelindiğini daha net olarak görebilmek için o şahsın politika piyasasına çıktığında neler söylemişti onu hatırlayalım;

Atatürk’ü kast ederek “Yolumuzun üstünde ölü bir inek var ilerleyemiyoruz. Kimse adını da ağzına almıyor… İneği yolumuzdan evelallah, sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız ”

Atatürk ve İnönü ile ilgili olarak “İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da dinin emrettiği bir yasa sizin için neden reddedilmesi gerekiyor”

“Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye’yi bir din ve şeriat devleti haline getirmem için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan, şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma dinim, Allah’ım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim.”

“Demokrasi bizim için amaç değil araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız. Demokrasi bizim için tramvaydır istediğimiz durağa gelince ineriz”

**

BÖYLE bir kara zihniyetin uzun yıllar geçse de etkisi kolay kolay silinmeyecek olan sosyal, kültürel ekonomik tahribatını hiçbir zaman göz ardı etmeyelim.

“3Y” formülü ile yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele sözü ile iktidara geldikten sonra büyük kitlelerin karınlarını doyurmak için çöp konteynırlarına muhtaç olacak kadar yoksullaştığı…

“Eğer zengin olursam, yolsuzluk yapmışımdır” denilerek dünyanın en zengin adamlarından biri olunduğu…

Hapisteki basın mensubu sayısının en çok olduğu ülke haline gelen yasakların tavan yaptığı günümüz Türkiye’sini…

Okul ders kitaplarından Atatürk adının silinmeye, Andımızın okunması yasaklanarak, kamu kurumlarının adındaki T.C. ibaresi kaldırılarak, “Türk diye bir ulus yok. Türklük bir sentezdir” denilerek ulusal bilincin yok edilmeye çalışıldığı…

Çağdaş eğitime alternatif olarak dağ tepe doldurulan İmam Hatip okullarını ve “Kindar ve dindar nesil yetiştireceğiz” diyerek toplum içinde düşmanlık tohumlarının atıldığı…

TSK’nin bütün kurumlarının yozlaştırılarak tarihi geleneklerinden koparıldığı…

“Ben ülkemizi pazarlamakla mükellefim devleti şirket gibi yöneteceğiz” denilerek üretim ve hizmet kurumlarının satılarak, talan edilerek, ormanların tarım alanlarının yağmalanarak tarım sektörünün çöktüğü…

ABD’deki Yahudi lobisinin verdiği Yahudi Üstün Cesaret Nişanının verdiği güvenle “Türkiye’yi eyaletlere bölmek lazım” diyerek ülkeyi parçalama hedefinin sinyalinin verildiği…

Büyük İsrail planının gerçekleştirilmesi için BOP uyarınca Ortadoğu’da sınırların değiştirilerek kukla bir Kürdistan devleti kurulması ve buna ilişkin olarak “Diyarbakır BOP’un yıldızı olacak” söylemi…

*

BÜTÜN bunların her biri ABD önderliğindeki emperyalist/siyonist Batı kapitalizminin içimizdeki maşalarını kullanarak ülkemizi parçalama planının sinsice attığı adımlar…

Herhangi bir ülke silahlı düşman saldırısına uğrasa ancak bu kadar harabata maruz kalır ve o ülkeyi yönetenler düşmanla işbirliği yapıyor olsalardı ancak bu kadar gaflet, dalalet ve ihanet içinde olurlardı.

*

SON 20 yıldır vatanımızın bağrında derin çatlaklar açıldı ama laik Türkiye Cumhuriyeti dimdik hayatta ve sonsuza kadar payidar kalacak.

Çünkü Cumhuriyetimizin temeli insanlık var oldukça hep var olacak olan Atatürk ilkeleri zemini üstüne kurulu.

Çünkü bizim Atatürk’ümüz var ve onun bize öğrettiği bir yol ve hiç bir zaman susturulamayacak olan bir devrimcilik Ruhumuz var.

Günümüzün Batı uygarlığının omurgasını oluşturan ve yüzlerce yılda tamamlanabilen Rönesans, dinde reform, Fransız devrimlerini topluca 15 yıldan da kısa sürede gerçekleştiren Atatürk ABD’li gazeteci Gladys Baker’in devrimlerin sürekliliğiyle ilgili sorusuna “15 yıla daha ihtiyacım var” demişti. Eğer eşsiz önderimiz o süreyi yaşasaydı bugün yaşanan musibetlerin hiç biri olmazdı.

Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği, onun devrimlerine yürekten bağlı gençler futbol sahalarında yeni bir Kuvâyi milliye ruhu ile ve en gür sesleri ile gericiliğe faşizme geçit verilmeyeceğini gösterdiler.

Ne demişti Atatürk

“İnkılâbın hedefini kavramış olanlar, daima onu muhafazaya muktedir olacaklardır.”

İşte bunun için Atatürk de ve onun devrimleri de ölümsüzdür…

Atatürk Neden Eşsizdir?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!