Haber: Erdem UYGUR
SOLMEDYA – Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) aylardır süren kurultay tartışmaları ve İstanbul İl Başkanlığı davası yeni bir boyuta taşındı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin aldığı karar doğrultusunda, eski milletvekili Gürsel Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’na geçici yönetim olarak atandı. Ancak bu karar, parti içinde büyük bir fırtınaya neden oldu.
Genel Başkan Özgür Özel, mahkemenin kararını sert sözlerle eleştirerek, “Bu kararı tanımıyoruz” dedi. Parti içinde bazı milletvekilleri, il yöneticileri ve delegeler de Özel’e destek vererek Gürsel Tekin’e yönelik eleştirilerini artırdı. Ancak CHP tabanında ve kamuoyunda şu sorular daha yüksek sesle sorulmaya başlandı:
MAHKEME KARARI: “ÇAĞRI HEYETİ”NDEN KAYYUM KRİZİNE
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul 38. Olağan İl Kongresi’ni usulsüzlük gerekçesiyle iptal etti. Mahkeme, yeni kongre yapılana kadar partiyi yönetmek üzere “Çağrı Heyeti” adı verilen geçici bir kurul atadı.
Bu heyetin başına, eski İstanbul İl Başkanı ve eski milletvekili Gürsel Tekin getirildi.
Resmi belgede “Çağrı Heyeti” ifadesi kullanılmasına rağmen, parti içindeki bazı gruplar bu süreci “kayyum ataması” olarak yorumladı. Sosyal medyada ve parti içi gruplarda Gürsel Tekin’e karşı yoğun bir kampanya başlatıldı.
ÖZGÜR ÖZEL’İN ÇIKIŞI: “TANIMIYORUZ” AMA NEDEN?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mahkeme kararına sert tepki gösterdi:
“Bu karar, CHP’ye yönelik siyasi bir operasyondur. Tanımıyoruz, uygulamayacağız.”
Ancak hukukçular bu açıklamanın, anayasal bir çelişki yarattığını belirtiyor. Çünkü milletvekilleri ve genel başkanlar, göreve başlarken “Anayasaya ve hukuka bağlı kalacaklarına” dair yemin ediyor.
Parti içindeki bazı isimler Özgür Özel’i “seçici adalet” uygulamakla eleştiriyor:
“Devlet 16 belediye başkanını görevden aldı, yerine kayyum atadı; tek bir nöbet tutmadınız. Gürsel Tekin İstanbul’a gelince mi demokrat oldunuz?”
CHP’DE HİZİP SAVAŞLARI: KULİS BİLGİLERİYLE
CHP kulislerinden edindiğimiz bilgilere göre, Gürsel Tekin’in görevlendirilmesi aslında bir mahkeme kararı olmanın ötesinde, parti içi güç dengelerini doğrudan etkiliyor.
CHP İçindeki Üç Büyük Blok:
- Değişimciler (Özgür Özel ekibi): Kurultayda kendi ekibini güçlendirmek için İstanbul’u kaybetmek istemiyor.
- Kılıçdaroğlcular: Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, Gürsel Tekin’in atanmasını sessizce destekliyor.
- Örgütçüler (Gürsel Tekin çizgisi): Tabanla en güçlü bağı olan bu grup, Tekin’in atanmasıyla yeniden güç kazanmayı hedefliyor.
Kulislerde konuşulanlara göre, İstanbul İl Başkanlığı şu an kurultay delegeleri açısından belirleyici. İstanbul delegelerinin yönü, Özgür Özel’in genel başkanlık gücünü doğrudan etkileyecek. Bu yüzden Özel, Gürsel Tekin’e karşı açık bir tavır aldı.
KAYYUM ÇİFTE STANDARTI: İSTANBUL NEDEN “KIRMIZI ÇİZGİ” OLDU?
Son bir yılda Türkiye genelinde 16 CHP’li belediye başkanı görevden alındı, yerlerine vali veya kaymakamlar kayyum olarak atandı.
O süreçte CHP Genel Merkezi’nden ciddi bir tepki gelmedi; sokakta protestolar, nöbetler ya da büyük çaplı eylemler organize edilmedi.
Ama İstanbul İl Başkanlığı’na Gürsel Tekin’in atanmasıyla birlikte, parti içindeki bazı gruplar bu karara sert tepki göstermeye başladı. Bu durum, parti tabanında “çifte standart” eleştirilerine neden oldu.
“Halkın seçtiği belediye başkanları görevden alınırken sessiz kalanlar, kendi koltukları tehlikeye girince sokaklara döküldü!”
KULİSLERDE KONUŞULAN SENARYOLAR
CHP kulislerinde üç temel senaryodan söz ediliyor:
Senaryo 1: Özgür Özel Direnecek
Özel, Gürsel Tekin’in atanmasını fiilen tanımayarak, mevcut il yönetimini görevde tutacak. Bu, parti içi gerilimi daha da tırmandıracak.
Senaryo 2: Kurultay Delegeleri Üzerinden Karşı Hamle
Gürsel Tekin, çağrı heyeti başkanı olarak yeni İstanbul kongresini organize eder ve delegeleri kendi ekibine yakın isimlerden seçerse, kurultayda Özgür Özel ciddi bir darbe alabilir.
Senaryo 3: Kılıçdaroğlu Sessizce Destekleyecek
Kulislerdeki iddialara göre, Kemal Kılıçdaroğlu bu süreçte Gürsel Tekin’in yanında. Bu, kurultayda Özgür Özel’e karşı yeni bir ittifak kurulabileceği anlamına geliyor.
BU DURUM SEÇİMLER ÖNCESİ BÜYÜK RİSK
CHP’nin önünde olağanüstü kurultay ve yaklaşan seçimler var. Ancak parti içindeki bu sert çekişme, seçmen nezdinde ciddi bir güven kaybına neden oluyor.
Siyaset bilimciler uyarıyor:
“CHP, AKP’ye karşı değil, kendi içindeki hiziplere karşı mücadele veriyor. Bu kavga böyle giderse, kaybeden CHP olacak.”
SONUÇ:
CHP’deki Gürsel Tekin krizi, sadece bir mahkeme kararı değil; partinin geleceğini, kurultay dengesini ve İstanbul’daki siyasi gücü doğrudan etkileyen stratejik bir mücadele.
Bu kavga büyürse, yaklaşan seçimlerde en büyük bedeli CHP tabanı ödeyecek gibi görünüyor.
“CHP’nin en büyük rakibi AKP değil, CHP’nin kendisi oldu.”






