SOLMEDYA – Finansal işlemlerin izlenebilirliğini artırmak amacıyla MASAK tarafından yeni bir denetim düzenlemesi yürürlüğe konuldu. Düzenleme kapsamında internet bankacılığı, mobil bankacılık ve ATM aracılığıyla gerçekleştirilen para transferleri daha ayrıntılı şekilde incelenecek.
Yeni sistemin temel hedefi, finansal hareketlerin daha şeffaf hale getirilmesi ve özellikle kara para aklama, yasadışı bahis ile kayıtdışı para akışının önlenmesi olarak ifade ediliyor.
İlk açıklamada günlük açıklama zorunluluğu sınırı 200 bin TL olarak duyurulmuştu. Yapılan güncellemenin ardından bu limit 400 bin TL’ye çıkarıldı. Buna göre, gün içinde tek seferde ya da parçalı işlemlerle toplamda 400 bin TL’yi aşan para transferlerinde kullanıcıların en az 20 karakterden oluşan bir açıklama girmesi gerekecek.
Açıklama bölümünün boş bırakılması ya da yetersiz bilgi yazılması halinde transfer işlemi banka sistemi tarafından onaylanmayacak.
Yeni uygulamayla birlikte para gönderme işlemlerinde işlem gerekçesini belirtmek amacıyla çeşitli kategoriler de oluşturuldu. Kullanıcılar transfer sırasında şu seçeneklerden birini işaretleyebilecek:
- Gayrimenkul alımı
- Araç alımı
- Borç ödeme
- Bağış
- Sigorta ve sağlık giderleri
- Kripto varlık işlemleri
- Şans oyunları ödemeleri
- Danışmanlık hizmetleri
“Diğer” ya da “bireysel ödeme” seçeneğinin tercih edilmesi durumunda sistem ek açıklama talep edebilecek. Bu yöntemle para hareketlerinin daha kolay analiz edilmesi ve şüpheli işlemlerin hızlı biçimde tespit edilmesi hedefleniyor.
Düzenleme yalnızca 400 bin TL üzerindeki işlemlerle sınırlı değil. Daha büyük tutarlı para transferlerinde ek bildirim yükümlülükleri de bulunuyor.
2 milyon TL ile 20 milyon TL arasındaki işlemlerde “Nakit İşlem Beyan Formu” doldurulması gerekecek. 20 milyon TL’yi aşan transferlerde ise paranın kaynağını gösteren ek bilgi ve belgelerin sunulması zorunlu olacak.
EDİTÖR NOTU
Finans sisteminde denetimlerin sıkılaştırılması, kara para ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele açısından önemli bir araç olarak görülüyor. Ancak ekonomik kriz koşullarında devletin finansal hareketler üzerindeki gözetiminin artması, yurttaşların ekonomik faaliyetlerinin daha fazla izlenmesi tartışmasını da beraberinde getiriyor. Bu durum, ekonomik şeffaflık ile bireysel mali özgürlükler arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme taşıyor.






