– Demokrasi ve Eğitim Etütleri Stratejik Araştırma Merkezi (DESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, Türkiye’de yaşanan ekonomik, sosyal ve üretim krizlerinin temelinde eğitim sistemindeki yapısal sorunların bulunduğunu belirterek, gerçek reformun öğretmenden başlaması gerektiğini söyledi. Avcı, “Bir ülkenin gerçek kapasitesi öğretmeninin kalitesi kadardır” diyerek öğretmenlik mesleğinin yeniden saygın ve nitelikli hale getirilmesi çağrısında bulundu.
EZBERCİ SİSTEM ELEŞTİRİSİ: “SORUN MÜFREDAT DEĞİL, NİTELİKLİ ÖĞRETMEN EKSİKLİĞİ”
Demokrasi ve Eğitim Etütleri Stratejik Araştırma Merkezi (DESAM) Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, Türkiye’nin yıllardır ekonomi, işsizlik ve siyaset gündemiyle meşgul olduğunu, ancak bütün bu sorunların temelinde eğitim sistemindeki yapısal eksikliklerin bulunduğunu söyledi.
Avcı, eğitimde asıl kırılma noktasının öğretmen niteliği olduğuna dikkat çekerek, “Bir ülkenin gerçek kapasitesi, öğretmeninin kalitesi kadardır. Türkiye’nin geleceği sınıflarda şekillenmektedir” dedi.
“Hiçbir ülke öğretmenini aşamaz”
Başarılı eğitim sistemlerinin ortak noktasının öğretmenlik mesleğine verilen değer olduğunu ifade eden Avcı, Finlandiya, Singapur ve Güney Kore örneklerini hatırlatarak öğretmenliğin bu ülkelerde en seçkin meslekler arasında yer aldığını söyledi.
Türkiye’de ise öğretmenlik mesleğinin uzun yıllar boyunca hak ettiği akademik seçicilikten ve toplumsal itibardan uzak bırakıldığını belirten Avcı, bunun öğretmenlerin değil, eğitim politikalarını belirleyen yönetim anlayışının sorumluluğu olduğunu vurguladı.
“Ezber üreten sistem gelecek kuramaz”
Türkiye’deki eğitim anlayışının sorgulayan ve üreten bireyler yerine ezbere dayalı bir insan modeli ortaya çıkardığını savunan Avcı, şu değerlendirmede bulundu:
“Okullarımızın önemli bir kısmı hâlâ araştıran değil ezberleyen, sorgulayan değil itaat eden bireyler yetiştiriyor. Oysa çağımızın ihtiyacı doğru cevapları işaretleyen insanlar değil, doğru soruları sorabilen bireylerdir.”
“Öğretmen memur değil, toplumsal dönüşümün öncüsüdür”
Yapay zekâ çağında öğretmenin yalnızca bilgi aktaran kişi olmaktan çıktığını belirten Avcı, öğretmenin düşünme becerileri kazandıran, karakter inşa eden ve öğrenciyi geleceğe hazırlayan bir rehber konumunda olması gerektiğini söyledi.
Mevcut sistemin öğretmeni “talimat uygulayan memur” anlayışıyla değerlendirdiğini ifade eden Avcı, 21. yüzyılın öğretmen profilinin eleştirel düşünen, bilimsel yöntemi kullanan, etik değerlere sahip ve teknoloji üretebilen bireylerden oluşması gerektiğini dile getirdi.
“Gerçek reform öğretmenden başlar”
DESAM’ın önerilerine göre;
- Öğretmen yetiştirme sistemi yeniden yapılandırılmalı,
- Eğitim fakülteleri uluslararası kalite standartlarına ulaştırılmalı,
- Öğretmen adayları yalnızca sınav puanlarıyla değil; iletişim, empati, liderlik ve analitik düşünme becerileriyle değerlendirilmeli,
- Uygulama ağırlıklı eğitim modeli yaygınlaştırılmalı,
- Öğretmenlik mesleğinin ekonomik ve toplumsal itibarı yükseltilmelidir.
Avcı, Milli Eğitim Akademisi yaklaşımını da bu çerçevede önemli bir adım olarak değerlendirdi.
2035 Vizyonu: Öğretmenliği Yeniden Yükseltmek
DESAM’ın 2035 hedefleri kapsamında öğretmenlik mesleğinin Türkiye’nin en saygın ve en çok tercih edilen mesleklerinden biri haline getirilmesi gerektiğini belirten Avcı, okulların yalnızca bilgi aktaran kurumlar değil; üretim, inovasyon ve proje geliştirme merkezleri olması gerektiğini ifade etti.
Basın toplantısının sonunda Avcı, “Türkiye öğretmeni kadar yükselir. Öğretmenini ihmal eden toplumlar yerinde sayar. Ülkenin geleceği sınıflarında yazılacaktır” dedi.
EDİTÖR NOTU
Eğitim politikaları üzerine yapılan tartışmalar çoğu zaman sınav sistemi, müfredat ya da okul binaları ekseninde yürütülüyor. Oysa dünyanın gelişmiş örnekleri gösteriyor ki eğitimin merkezinde öğretmen bulunuyor. Nitelikli, özgür düşünebilen ve mesleki itibarı yüksek öğretmenler olmadan kalıcı bir eğitim reformu mümkün görünmüyor. Türkiye’nin geleceğine yapılacak en büyük yatırımın öğretmene yapılacak yatırım olduğu gerçeği ise her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.






