– Bahçeli’nin MHP’ye yakın bir gazeteye yaptığı açıklamalar, iktidar bloğu içinde “açılım süreci” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Bahçeli’nin özellikle “artık sonuca ulaşacak hamlelerin yapılması şarttır” sözleri, Cumhur İttifakı’nın süreç yönetiminde farklı eğilimlerin ortaya çıktığı şeklinde yorumlandı.
Bahçeli’nin açıklamalarında öne çıkan “iletişim eksikliği”, “yasal düzenlemeler” ve “devlet kurumlarının yetkilendirilmesi” ifadeleri, Ankara kulislerinde yalnızca örgüte değil, doğrudan iktidar ve devlet mekanizmasına verilmiş mesajlar olarak değerlendiriliyor. MHP liderinin devletin atması gereken adımları tek tek sıralaması, “MHP artık sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla ilerletilmesine itiraz ediyor” yorumlarını beraberinde getirdi.
AKP kaynakları ise güvenlik eksenli yaklaşımın sürdüğünü ve örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının temel koşul olmaya devam ettiğini savunuyor. Parti kurmayları, “tam silah bırakma gerçekleşmeden herhangi bir hukuki düzenleme ya da siyasi rol tartışması gündeme gelmez” görüşünü dile getiriyor.
Bahçeli’nin komisyon raporuna yaptığı özel vurgu da dikkat çekti. İktidar kulislerinde bu çıkış, “Meclis zemini daha fazla ötelenmesin” mesajı olarak okunuyor. Sürecin yalnızca güvenlik bürokrasisi üzerinden yürütülmesine mesafeli duran MHP’nin, siyasi ve hukuki başlıkların da eş zamanlı ilerletilmesini istediği ifade ediliyor.
Açıklamalardaki en kritik başlıklardan biri ise silah bırakma sürecine ilişkin ifadeler oldu. Bahçeli’nin “silah bırakmayanların bertaraf edilmesi” yönündeki çıkışı, Ankara’da örgütün halen tam anlamıyla silah bırakmadığının dolaylı kabulü şeklinde yorumlandı. AKP çevreleri de sahadaki güvenlik tablosunun netleşmeden yeni bir aşamaya geçilmesine sıcak bakmıyor.
Kulislerde dikkat çeken bir diğer unsur ise Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a ilişkin kullandığı “mahkumiyet hali saklı kalmak kaydıyla sosyal statüyle teçhiz edilmesi” ifadesi oldu. Daha önce “umut hakkı” tartışmasını gündeme taşıyan Bahçeli’nin, şimdi de yeni bir “statü formülü” önerdiği değerlendirmeleri yapılıyor. Ancak AKP içinde özellikle devlet güvenliği eksenli yaklaşımı savunan kesimlerin, Öcalan’a yeni bir siyasi ya da toplumsal misyon tanımlanmasına mesafeli olduğu belirtiliyor.
MHP liderinin gündeme getirdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisi de Cumhur İttifakı içinde farklı yorumlara yol açtı. Ankara kulislerinde, Bahçeli’nin çıkışlarının ittifak içinde sürecin yönü ve temposuna dair yeni bir pazarlık zemini oluşturduğu konuşuluyor.
Önümüzdeki süreçte hem güvenlik bürokrasisinin hem de Meclis merkezli siyasi temasların yeniden hız kazanabileceği ifade edilirken, Cumhur İttifakı içinde “güvenlik önceliği” ile “siyasi çözüm adımları” arasındaki denge tartışmasının daha görünür hale gelmesi bekleniyor.
Editör Notu
Haberde yer alan değerlendirmeler Ankara kulislerinden aktarılan siyasi yorum ve parti kaynaklarının beyanlarına dayanmaktadır. Sürece ilişkin resmi karar ya da yasal adımlara dair kesinleşmiş bir gelişme bulunmamaktadır.






