– Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan büyükşehir belediyesi modeline ilişkin yeni bir reform önerisi gündeme geldi. Şehir Plancısı Tahir Çalgüner, mevcut sistemin özellikle merkezden uzak ilçelerde hizmet koordinasyonu, kaynak paylaşımı ve kırsal kalkınma açısından çeşitli sorunlar yarattığını belirterek alternatif bir yerel yönetim modeli önerdi.
Çalgüner’e göre büyükşehir belediyelerinin sınırları, merkez ilçe ve kentsel gelişme eksenleri dikkate alınarak en fazla dört yakın çevre ilçeyle sınırlandırılmalı. Böylece büyükşehir yönetimlerinin aşırı genişleyen coğrafi alanlar nedeniyle yaşadığı koordinasyon sorunlarının azaltılması hedefleniyor.
Öneriye göre büyükşehir kapsamı dışında kalan ve nüfus ile ekonomik kapasite açısından yeterli büyüklüğe ulaşan ilçelerin il statüsü kazanması mevcut uygulamalar çerçevesinde mümkün olmaya devam edecek.
Ancak il statüsüne dönüşmeyecek ilçeler için yeni bir model geliştirilmesi gerektiğini savunan Çalgüner, birden fazla ilçenin ortak hizmet anlayışıyla bir araya geleceği “Bütünşehir İlçe Belediyeleri” sisteminin oluşturulmasını önerdi.
Bu modelde, il yapılmadan da ilçeler topluluğunun ortak altyapı, ulaşım, çevre, planlama ve kalkınma hizmetlerini birlikte yürütebilmesine olanak sağlayacak yeni bir yerel yönetim basamağı oluşturulması amaçlanıyor.
Uzmanlara göre Türkiye’de artan kentleşme, kırsal alanların ihtiyaçları ve yerel yönetimlerin mali yapıları dikkate alındığında, büyükşehir modelinin yeniden değerlendirilmesine yönelik tartışmalar önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelebilir.
EDİTÖR NOTU
2012 yılında yürürlüğe giren büyükşehir düzenlemeleriyle birlikte il sınırlarının tamamının büyükşehir belediyesi kapsamına alınması, özellikle merkezden uzak ilçelerde hizmet etkinliği ve temsil sorunlarına ilişkin tartışmaları beraberinde getirmişti. Tahir Çalgüner’in gündeme taşıdığı “Bütünşehir İlçe Belediyesi” önerisi, yerel yönetimlerde daha dengeli kalkınma, güçlü koordinasyon ve yerinden yönetim ilkeleri ekseninde yeni bir reform başlığı olarak dikkat çekiyor. Yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve kırsal alanların ihtiyaçlarının daha etkin karşılanması açısından benzer modellerin kamuoyunda tartışılması gerektiği değerlendiriliyor.






