– CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, aylardır ücret ve tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle Ankara’da hak arayan Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Sarıbal, “İşçinin hakkını istemesi, sendikal faaliyet yürütmesi suç değildir” diyerek işçilerin ve ailelerinin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Aylardır ödenmeyen haklar için Ankara’da eylem
Doruk Madencilik ve Eti Gümüş çalışanlarının ücret, kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının ödenmesi talebiyle sürdürdüğü hak arama mücadelesi, Ankara’da yaşanan gözaltılarla yeni bir boyut kazandı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, madencilerin gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sarıbal, aralarında 82 işçinin yanı sıra Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun da bulunduğu kişilerin gözaltına alındığını hatırlattı.
Gözaltı sürelerinin 24 saat daha uzatıldığını belirten Sarıbal, işçilere destek olmak amacıyla bekleyen bazı madenciler ile gözaltındaki işçilerin eşleri ve ailelerinin de gözaltına alınmasına tepki gösterdi.
“Verilen sözler tutulmadı”
Doruk Madencilik işçilerinin alacaklarının ödenmesi konusunda daha önce bir protokol imzalandığını ve kamuoyuna ödeme takvimi açıklandığını hatırlatan Sarıbal, buna rağmen işçilerin haklarına kavuşamadığını ifade etti.
Sarıbal, madencilerin aylardır yalnızca emeklerinin karşılığını talep ettiğini belirterek, ücret ve tazminatların ödenmemesinin ardından işçilerin karşısına polis ve gözaltı uygulamalarının çıkarılmasını eleştirdi.
CHP’li Sarıbal, “Bu işçiler aylardır yalnızca alın terlerinin karşılığını istiyor. Ücretleri, tazminatları ve diğer hak ve alacakları ödenmiyor. Verilen sözler tutulmuyor. İşçilerin karşısına ise çözüm değil polis barikatı ve gözaltı çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.
“Sendikal faaliyet yürütmek suç değildir”
İşçilerin örgütlenme ve hak arama özgürlüğüne dikkat çeken Sarıbal, ücret ve tazminat talebinde bulunmanın suç olarak görülemeyeceğini vurguladı.
Sarıbal, işçilerin sendikal faaliyet yürütmesinin ve yakınlarının hak arama sürecinde onlara destek vermesinin de suç olmadığını belirterek, madencilerin sorunlarının polis müdahalesiyle değil, çözüm yoluyla ele alınması gerektiğini söyledi.
“İşçinin ücretini ve tazminatını istemesi suç değildir. Sendikal faaliyet yürütmek suç değildir. Eşinin, arkadaşının, çalışma arkadaşının yanında durmak da suç değildir” diyen Sarıbal, kamu gücünün işçinin karşısına değil, işçinin hakkının teslim edilmesi için kullanılması gerektiğini ifade etti.
Sarıbal’dan holding ve bakanlıklara çağrı
Sarıbal, Yıldızlar SSS Holding’e de çağrıda bulunarak Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin tüm hak ve alacaklarının ödenmesini istedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın da süreçteki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirten Sarıbal, daha önce işçilere verilen sözlerin uygulanmasını istedi.
Sarıbal açıklamasında, “Yıldızlar SSS Holding işçilerin bütün hak ve alacaklarını derhal ödemelidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da süreçte üstlendikleri sorumluluğun ve işçilere verilen sözlerin gereğini yerine getirmelidir” çağrısında bulundu.
“Madencinin hakkı gözaltı değil”
Gözaltındaki işçilerin, sendika yöneticilerinin ve ailelerin serbest bırakılması gerektiğini belirten Sarıbal, açıklamasını dikkat çeken bir ifadeyle tamamladı:
“Yerin altında canını ortaya koyan madencinin hakkı gözaltı değil, alın terinin karşılığıdır.”
Sarıbal, Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin hak mücadelesinde yalnız olmadığını da vurguladı.
Editör Notu
Madencilik, ağır ve yüksek riskli çalışma koşullarının bulunduğu sektörlerin başında geliyor. Bu nedenle yer altında çalışan emekçilerin ücret, tazminat ve diğer yasal haklarının zamanında ödenmesi yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çalışma hayatının temel meselelerinden biridir. Hak arama süreçlerinin gerilim ve gözaltılarla değil, sosyal diyalog ve hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması önem taşıyor.
SolMedya olarak emekçilerin hak arama özgürlüğünün, sendikal örgütlenmenin ve çalışma yaşamında adaletin demokratik toplumun temel unsurlarından olduğuna inanıyoruz.






