1. Haberler
  2. Dünya
  3. Rusya Zayıfladı, ABD Kafkasya’da Ağırlığını Artırdı: Güney Kafkasya’da Yeni Denge

Rusya Zayıfladı, ABD Kafkasya’da Ağırlığını Artırdı: Güney Kafkasya’da Yeni Denge

Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatini ve askerî gücünü bu cepheye yoğunlaştıran Rusya’nın Güney Kafkasya’daki etkinliği zayıflarken, ABD bölgedeki diplomatik ve ekonomik hamlelerini hızlandırdı. ABD Başkan Yardımcısı Vance’in Ermenistan ve Azerbaycan ziyaretleri, stratejik ortaklık anlaşmaları ve “Trump Rotası (TRIPP)” planı bölgedeki güç dengesini Washington lehine değiştirdi. Gürcistan’ın devre dışı kalması, İran’ın artan kaygıları ve Moskova’daki tartışmalar, Kafkasya’da yeni bir jeopolitik döneme işaret ediyor.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

SOLMEDYA –  Son yıllarda Ukrayna’daki savaş nedeniyle askerî ve diplomatik kapasitesinin önemli bölümünü bu cepheye yönelten Rusya, Güney Kafkasya’daki geleneksel ağırlığını kaybetmeye başladı. Bu durum, ABD’nin bölgede daha hızlı ve kapsamlı bir şekilde inisiyatif almasının önünü açtı.

Azerbaycan’ın Karabağ Savaşı’nı kazanması, Türkiye ve İsrail’in Bakü üzerindeki etkisinin artması ve Ermenistan’ın Moskova’dan uzaklaşma çabaları Washington’un manevra alanını genişletti. 2024 yılı sonunda düşürülen Azerbaycan uçağı sonrası Moskova’nın özür dilememesi nedeniyle Bakü ile yaşanan gerilim de bu süreci hızlandırdı.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack’ın öncülük ettiği diplomasi trafiği, 19 Haziran 2025’te Erdoğan–Aliyev ve 20 Haziran 2025’te Erdoğan–Paşinyan görüşmeleriyle yeni bir aşamaya taşındı. Zengezur Koridoru’nun “Trump Rotası (TRIPP)” projesine dönüştürülmesi planı şekillendi. 10 Temmuz 2025’te Abu Dabi’de Aliyev ve Paşinyan’ın gerçekleştirdiği 5 saatlik görüşmenin ardından 8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da yapılan anlaşma ile Güney Kafkasya’da yeni bir çerçeve ortaya çıktı.

ABD Başkan Yardımcısı Vance’in önce Ermenistan, ardından Azerbaycan’a yaptığı ziyaretler bu sürecin devamı niteliğinde oldu. Erivan’da Paşinyan’a yaklaşan parlamento seçimleri öncesinde açık destek mesajı verilmesi dikkat çekti. ABD’nin iki aşamada toplam 9 milyar dolarlık nükleer ürün ve hizmet sağlama taahhüdü ile 11 milyon dolarlık keşif İHA teknolojisi satışı, Moskova’nın Ermenistan’daki etkisini azaltmaya dönük adımlar olarak yorumlandı.

Bakü’de ise ABD ile stratejik ortaklık anlaşması gündeme geldi. Washington’un Azerbaycan’ı Kafkasya-Hazar-Orta Asya hattında temel partner olarak konumlandırmak istediği mesajı verildi. Enerji ve ticaret alanında iş birliğinin artırılması, Azerbaycan petrolünün Batı pazarlarına erişimini daha da kolaylaştırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Gürcistan ise bu yeni tabloda şimdilik geri planda kaldı. 2009’daki stratejik ortaklık anlaşmasının 2024’te ABD tarafından iptal edilmesinin ardından Tiflis’in Moskova’ya yakınlaşması, Washington’un bölge planlarında Gürcistan’ı geçici olarak dışarıda bırakmasına yol açtı.

İran cephesinde ise gelişmeler kaygıyla izleniyor. Analistlere göre ABD’nin Ermenistan ve Azerbaycan ile geliştirdiği yeni askeri ve ekonomik iş birlikleri, Tahran’ı çevreleme stratejisinin bir parçası olabilir. TRIPP projesinin İran’da ciddi rahatsızlık yarattığı belirtiliyor.

Moskova’da ise farklı değerlendirmeler yapılıyor. Bazı çevreler, ABD’nin bölgedeki hamlelerinin Rusya’yı zayıflatma stratejisinin devamı olduğunu savunurken, milliyetçi kesimler Kremlin’in Ermenistan ve Gürcistan üzerinden yeniden ağırlık koyması gerektiğini dile getiriyor.

Uzun yıllar Karabağ sürecinde belirleyici aktör olan Rusya’nın etkisinin azalmasıyla birlikte ABD, Güney Kafkasya’da belki de tarihinin en güçlü konumuna ulaştı. Bu sürecin Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barışı pekiştirme potansiyeli bulunsa da, Washington’un bölgedeki varlığının uzun vadede nasıl sonuçlar doğuracağı belirsizliğini koruyor.

 

Hakan Aksay kimdir?

Hakan Aksay, 1981’de 20 yaşında bir TKP üyesi olarak Sovyetler Birliği’ne gitti. Leningrad Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’ni bitirdi. Brejnev, Andropov, Çernenko ve Gorbaçov iktidarları döneminde 6 yıllık kıymetli bir SSCB deneyimi kazandı.

Doğu Almanya’da 1,5 yılı aşkın gazetecilik yaptıktan sonra TKP’den ayrılarak Türkiye’ye döndü. Bir yıl kadar sonra bağımsız bir gazeteci olarak Moskova’ya gitti ve 20 yıl boyunca (Yeltsin ve Putin dönemlerinde) çeşitli gazete ve TV’lerde muhabirlik ve köşe yazarlığı yaptı.

Bu dönemde Türk-Rus ilişkileriyle ilgili çok sayıda proje gerçekleştirdi. Moskova’da ‘3 Haziran Nâzım Hikmet’i Anma’ etkinliklerini başlattı ve 10 yıl boyunca organize etti. Dergi ve internet yayınları yaptı. Rus-Türk Araştırmaları Merkezi’nin kurucu başkanı oldu.

2009’da döndüğü Türkiye’de 11 yılı T24’te olmak üzere çeşitli medya kurumlarında çalıştı; Tele1 ve Artı TV kanallarında programlar hazırlayıp sundu; Gazete Duvar’ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Türkiye’nin önde gelen Rusya ve eski Sovyet coğrafyası uzmanlarından olan ve “Puşkin madalyası” bulunan Hakan Aksay’ın Türkçe ve Rusça dört kitabı yayımlandı.

 

 

Rusya Zayıfladı, ABD Kafkasya’da Ağırlığını Artırdı: Güney Kafkasya’da Yeni Denge
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!