SOLMEDYA – ABD ile İran arasında Umman’da başlayan ve Cenevre’de sürdürülen dolaylı nükleer görüşmelerden beklenen ilerleme çıkmadı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bazı başlıklarda mesafe kaydedildiğini ancak tarafların hâlâ kritik konularda “oldukça uzakta” olduğunu söyledi. Leavitt, İran’ın ABD Başkanı Donald Trump ile bir anlaşmaya varmasının “çok akıllıca” olacağını belirtti.
Trump ise daha sert bir ton benimsedi. Körfez bölgesine iki uçak gemisi ve binlerce asker sevk eden ABD Başkanı, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın anlaşmaya yanaşmaması halinde Hint Okyanusu’ndaki Chagos Adaları’nda bulunan bir hava üssünün kullanılabileceğini yazdı. Bu açıklama, doğrudan askeri müdahale iması olarak değerlendirildi.
Geçtiğimiz yıl İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Washington’un Fordow, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesisleri bombalamasıyla tırmanan 12 günlük savaşın ardından müzakereler çökmüştü. Trump, ocak ayında İran’daki hükümet karşıtı protestoların bastırılmasının ardından da askeri müdahale tehdidinde bulunmuştu. Tahran ise Hürmüz Boğazı’nı kapatma ve bölgedeki ABD üslerini hedef alma tehdidiyle karşılık vermişti.
Gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde İran ve Rusya’dan dikkat çekici bir adım geldi. Tahran yönetimi, Umman Denizi’nde Rusya ile ortak bir deniz tatbikatı düzenleneceğini açıkladı. İran Donanması’ndan Tuğamiral Hasan Maksudlu, tatbikatın “bölge ülkelerine barış ve dostluk mesajı” vermeyi amaçladığını savunsa da, aynı zamanda “tek taraflı eylemleri engelleme” ve petrol tankerlerine yönelik tehditlere karşı koordinasyonu artırma hedefi taşıdığını ifade etti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da ABD’ye açık bir uyarı yaptı. Lavrov, İran’a yönelik yeni bir saldırının “ciddi sonuçlar doğuracağını” belirterek, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetimindeki tesislerin hedef alınmasının nükleer kaza riskini artırdığını söyledi. “Kimse gerilimin artmasını istemiyor. Herkes bunun ateşle oynamak olduğunu biliyor” ifadelerini kullandı.
Diplomasi kapısı tamamen kapanmış değil. Ancak ABD’nin İran’ın uranyum zenginleştirmeden vazgeçmesini talep etmesi ve füze kapasitesinin de müzakere başlıklarına dahil edilmesini istemesi, Tahran tarafından reddediliyor. İran, nükleer programının barışçıl olduğunu savunurken yaptırımların kaldırılması karşılığında sınırlı adımlar atabileceğini belirtiyor.
Bölgede askeri yığınak sürerken, Umman, Katar ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri tansiyonu düşürmek için diplomatik girişimlerini hızlandırmış durumda. Ancak karşılıklı tehditler, Orta Doğu’da yeni bir çatışma ihtimalini yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdı.






