SOLMEDYA – Rus devlet haber ajansına konuşan Dmitri Medvedev, küresel savaş riskine ilişkin soruya dikkat çeken yanıtlar verdi. Medvedev, “Teknik olarak 3. Dünya Savaşı başlamadı. Ancak Trump suç niteliğindeki rejim değişikliği yönündeki çılgın politikasını sürdürürse bu şüphesiz başlayacaktır. Herhangi bir olay tetikleyici olabilir” ifadelerini kullandı.
Medvedev, İran’a yönelik saldırıların ABD ve müttefiklerinin küresel hâkimiyeti sürdürme stratejisinin bir parçası olduğunu savunarak, yaşananların daha geniş kapsamlı bir güç mücadelesinin halkası olduğunu ileri sürdü.
Ali Hamaney’in öldürülmesini “büyük bir hata” olarak değerlendiren Medvedev, bunun yalnızca İran’ı değil, ABD’yi de risk altına soktuğunu söyledi. Hamaney’in milyonlarca Şii için manevi lider konumunda olduğunu belirten Medvedev, “Artık o aynı zamanda bir şehittir” dedi.
Rus yetkili, bu gelişmenin İran’ın nükleer silah geliştirme çabalarını hızlandırabileceğini iddia ederek, “İran’ın bu çabalarını üç katına çıkaracağından şüphe yok” değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın ağır bir saldırı ve lider kaybına rağmen ayakta kalıp kalamayacağı sorusuna ise Medvedev, yeniden yapılanmanın maliyetli olacağını ancak Tahran yönetiminin bunu başarabileceğini ifade etti.
Rusya’nın benzer bir saldırıyla karşı karşıya kalıp kalmayacağına ilişkin soruya yanıt veren Medvedev, “Bunun gerçekleşmemesinin tek garantisi var: ABD, Rusya’dan korkuyor ve nükleer çatışmanın bedelini biliyor” dedi.
EDİTÖR NOTU:
Küresel siyaset yeniden sert bloklaşmaların eşiğinde. “Rejim değişikliği” söylemleri, suikast iddiaları ve nükleer program tartışmaları; 21. yüzyılın yeni güç mücadelesini şekillendiriyor. Büyük güçlerin restleşmesi, yalnızca diplomatik bir gerilim değil; enerji yollarından gıda krizine, bölgesel çatışmalardan kitlesel göç dalgalarına kadar zincirleme sonuçlar doğurabilecek bir tablo yaratıyor.
Tarih, emperyal hesaplaşmaların bedelini çoğunlukla halkların ödediğini gösteriyor. Nükleer silahların gölgesinde sürdürülen her “rejim değişikliği” tartışması, insanlık için varoluşsal bir riski büyütüyor. Küresel kriz çağında ihtiyaç duyulan şey savaş dili değil; uluslararası hukuku, diplomasi kanallarını ve halkların barış talebini güçlendiren bir siyasal iradedir.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
-
Küçük 100% Dev






