Bir kitabın yolculuğu, son cümle yazıldığında başlamaz. Aslında tam da o anda bambaşka bir sınav başlar.
Kırık Beyaz, benim için yalnızca bir roman olmadı. Aylar boyunca defalarca silinen sayfaların, yeniden yazılan karakterlerin ve vazgeçmemeyi seçtiğim gecelerin ortak adı oldu. Yazarken kimi zaman tek bir paragraf üzerinde saatlerce düşündüm, kimi zaman yüzlerce kelimeyi hiç tereddüt etmeden sildim. Çünkü iyi bir hikâye, yalnızca yazılarak değil, gerektiğinde cesurca vazgeçebilerek de inşa edilir.
Dosya tamamlandığında elimde yalnızca bir roman değil, emekle yoğrulmuş uzun bir yol vardı. Sonrasında başlayan süreç ise en az yazmak kadar öğreticiydi. Dosyayı farklı yayınevlerine göndermek, geri dönüş beklemek, umut etmek ve sabretmek… Bunların her biri yazarlığın görünmeyen yüzünü oluşturuyor.
Bu süreç bana şunu öğretti: Bir yazarın görevi yalnızca yazmak değildir. Beklemeyi de öğrenmelidir. Çünkü edebiyat aceleyi sevmez. Her dosyanın kendine ait bir zamanı, her hikâyenin ulaşacağı doğru bir okuru vardır.
Elbette beklerken insanın zihninden türlü sorular geçiyor: “Acaba yeterince iyi mi?”, “Eksik bıraktığım bir şey var mı?”, “Daha iyisini yazabilir miydim?” Sanırım bu soruların kesin bir cevabı yok. Ama yazmaya devam eden herkes, bir gün mutlaka aynı duyguları yaşıyor.
Bugün geriye dönüp baktığımda, en büyük kazancımın yalnızca tamamlanmış bir roman olmadığını görüyorum. Disiplin kazanmayı, eleştiriye açık olmayı, yeniden başlamaktan korkmamayı ve en önemlisi sabrı öğrendim.
Kırık Beyaz, bana yazarlığın sadece ilhamdan ibaret olmadığını gösterdi. Yazarlık; inat etmektir, çalışmaktır, yorulmaktır ve yine de her defasında masanın başına dönmektir.
Sonucun ne olacağını henüz bilmiyorum. Belki yol uzun, belki bekleyiş biraz daha sürecek. Ama bildiğim bir şey var: Yazdığım her sayfa, beni hayalini kurduğum yazarlığa biraz daha yaklaştırdı.
Bu süreç, yeni projeler üretmeme de ilham verdi. Kısa sürede tamamladığım çocuk kitabı bunun en somut kanıtı oldu.
Ama yolculuk devam ediyor. Bir sonraki kitabımı büyük bir heyecanla yazmaya başladım. Kırık Beyaz‘ın ardından bana bambaşka bir nefes olacağına inanıyorum.
Ve sanırım bazen en büyük başarı, bir kitabı tamamlayabilmiş olmaktır. Gerisi ise hikâyenin kendi yolunu bulmasına izin vermektir.



