Yurttaşı en “yorgun” ülkelerden baş sıralarında geliyoruz büyük olasılıkla… “Yorgunluk” derken, taş kırmaktan ya da gün boyunca Kurban Bayramınıngereklerini yerine getirmekten kaynaklanan ağrılardan/ sızılardan/ kalkarken oluşan zorluklardan söz etmiyorum; insanların yaşadıkları karmaşanın içerisinde biriken öfkeden, beklentilerin gerçekleşmesinin zorluğundan dolayı kırgınlıktan/ umutsuzluktan dolayı oluşan “korkudan” söz ediyorum. Buna bir de açlık sınırı altında yaşama tutunmayı, siyasilerin umursamazlığını, yer yer yazgıya terkedilmeyi, çocukları sevindirememeyi ekleyin istersiniz…
Şimdi bunların tümünden nasıl “arınabilir” insan düşünün… Salt “parmakla” gösterilenin “yorgunluk” sorunu çözülerek “arınmanın” olabileceğine inanan var mı bilmiyorum… Tüm dargelirliler, tüm emekliler, tüm asgari ücretle çalışan emekçiler doymamaktan, gereksinimlerini karşılayamamaktan, yaşayamamaktan “yorgun” değil sanki! “Yorgunluk” ya da “arınma” konusu “pilot” bir anlayışla çözülebileceğine inanmak “umutsuz” anlayış…
***
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “mutlak butlan” kararı ile genel başkanlığa getirilmesiyle birlikte “CHP arınmalı” çıkışı, toplumun yaşadığı “yorgunluktan” ayrı düşünülemez! Belli ki parti içinde bir “temizlenmeden” söz ediyordu. Konuşmasında “bu bir kurultay tartışması değildir, yalnızca kimin genel başkan olacağı sorunu da değildir, Türkiye’de siyasetin ahlakla mı/ parayla mı/ hukukla mı/ operasyonla mı/ aparatlar üzerinden mi şekilleneceği sorunudur” derken, genel başkan olduğu yıllarda sözünü ettiği “arınmaya” neden duyarsız kaldığının yanıtını vermiyordu.
Seksen darbesinin “siyasi partiler yasası” için somut eylem oluşturmayı bir yana bırakın, “iktidar” partisi gibi uygulayıcısı olmasını, adaylar için önseçimi gereksinmemesi, adayların listeye girebilmek için günlerce Ankara’da “lobileri” kovalamasını anımsama gereği duymuyor olmalı! Siyasetin ahlakla, parayla, hukuksuzlukla, operasyonla yönetildiği “yeniymiş” gibi kendini “saf” göstermesi de bir başka üzerinde uzunca konuşulacak konu…
***
CHP nasıl arınacak ya da neden şimdi gerekli duyuldu? Yurttaşın bunları düşünebilecek/ değerlendirebilecek sinir uçları bugün ortaya çıkan bir olgu değil; başta buna karar verelim! Ayrıca “arınma” sözünü gerektiren isimler Kılıçdaroğlu döneminin partilisi, vekili, belediye başkanı… Yargılanma süresi bitmeden, duruşmalarda ileri sürülen suçlamaların “kanıtları” ortaya konmadan “birine” suçlu gözüyle bakılamayacağını bilmesine karşın, “arınacağız” söylemi üzerine yoğunlaşan Kılıçdaroğlu’nun yapmak istediği şey yurttaş için yeni bir “yorgunluk” nedeni…
Kılıçdaroğlu’nun tutarsızlığı “arınmayla” da bitmiyor! Genel Başkanlığı sürecinde yanında bulunan bazı isimlerim “kim” olduğunu halının altına süpürerek “bu milletin geleceği için arkamızdan sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum” diyor! İki gündür konuşuluyor bu tümce! İster istemez şu düşünülüyor: “İktidarın”, Fettullah’ı sorguladığı sırada “bizi kandırdılar” dediği gibi, şimdi de Kılıçdaroğlu “fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum” diyor… Bundan sonra kimse, Kılıçdaroğlu’nun “iktidarla” eylem birliği içine girdiğini yok saymamalı artık; aynı kanallarda, aynı söylemle varlıklarını sürdürdüğünü yadsıyamaz bundan sonra…
***
Siyasetin böylesine sığ, böylesine halkın yaşadığı kaygıları gündemden uzaklaştıran konuların günlerce ülkenin üzerine abandırması, koltuk kavgasını öne çıkarması toplumun “korkularını” kalıcılaştırdığı unutulmamalı! Yurttaşın büyüyen zorlukları dururken, yeni “korkularla” yaşamlarını karaya büründürmesi gelecekte en çok tepki gösterilen konusu olacak…
Kılıçdaroğlu’nun “mutlak butlan” kararıyla genel merkeze gelişinde yaptığı konuşma, baştan sona çelişkilerle dolu. Kendi genel başkanlığı sürecinde “iktidarın” güçlenmesine neden olan olayları yeniden sıralamayacağım, partili seçmeni ayarlanabilir bir saat gibi düşündüğü süreci de anımsatmayacağım, bunun yanı sıra Fettullah’ın gazetesindeki buluşmayı/ partinin kuruluna FETÖ’cülerden aldığını/ “kazanma korkusu” yaşadığı seçim öngünlerini de yeniden yazmayacağım… Ancak bugün Özgür Özel’i hem Fettullah’a yakın hem de “arınma” gereksinimli biri olarak değerlendirdiğinde “aynaya bakmayı unutmuşsunuz” demekten de uzak duramam! Dahası da var; Bugün bir yandan “iktidar” medyasından indirilmeyen, bir yandan da attığı adım/ elbisesinin rengi/ güvercinin uçmadığı eli medyumları şaşırtır biçimde yorumlayan kim varsa, Kılıçdaroğlu neler olduğunu açıklamadan CHP’nin başında bulunsa bile seçmeninin gönlünü alamayacaktır, bu yurdun tarihine “iktidar” payandası olarak geçecektir! 310526



