Advert
Oktay EROL
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Domatesin kilosu ya da alandaki CHP…     

Domatesin kilosu ya da alandaki CHP…     

  Hep “kapalı salon toplantılarında, birbirini alkışlatıyorlar, yurttaşın yaşadıklarını bilmiyorlar” diyorduk ya, meğer “doğruymuş” diyeceğim de; bu denli umursamazlığa anlam veremiyorum!

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

  Hep “kapalı salon toplantılarında, birbirini alkışlatıyorlar, yurttaşın yaşadıklarını bilmiyorlar” diyorduk ya, meğer “doğruymuş” diyeceğim de; bu denli umursamazlığa anlam veremiyorum! Araçla olsa bile hiç mi sokaklardan geçmiyorsunuz, insanların yüzlerindeki kaygıyı hiç mi düşünemiyorsunuz, çocukların aç okula gitmelerine hiç mi kulak vermiyorsunuz, açıklanan asgari ücrete/ emekli aylığına/ Tüik’in enflasyon verilerine hiç mi önemsemiyorsunuz, onu bıraktım/ hiç mi “muhalif kanal” dedikleriniz izlemiyorsunuz anlamıyorum gerçekten!

Bakınız, sizler dört yanı duvarla çevrili/ alkışçılarınızla buluştuğunuz salonlarda her şeyin “yolunda” gittiğini konuştuğunuz, ülkenin dışsatımda rekorlara kırdığınıileri sürdüğünüz anda dışalımla temel tüketim ürünleri giriyor bu yurdun topraklarına! Bu yurdun verimli topraklarında daha beş/ on yıl öncesine değin ekilen/ yetişen ürünlerin çoğu denizaşırı ülkelerden getiriliyor “tüketelim” diye! Toprağı eken de, ürünü alan da, katma değerli ürünler ortaya koyan da yorgun şimdi; bilin!

***

Bu yurdun emeklisi de,emekçisi de, çiftçisi de hiç bu denli borç içinde, hiç bu denli “mülksüzlükle” karşı karşıya, hiç bu denli gereksinimlerini karşılayamaz kalmadı! Emeklinin, emekçinin, çiftçinin bilgisizliğinden/ beceriksizliğinden değil bu yaşanan; “iktidarın” kendini bilmezliğinden! Yurttaş kendine düşen ödevi yapmaya her zaman hazır, gecesini gündüzüne katmayı bile göze almış durumda; yeter ki kendine güvenildiğini bilsin, yeter ki gerekenler zamanında elinin altında olsun, yeter ki önündeki engeller kaldırılsın…

Bu şöyle olmuyor; çiftçiden üretim bekliyorsun ancak girdilerine ulaşmasını zorlaştırmışsınız, emekçiden iş bekliyorsunuz ancak emeğinin karşılığını verdirtmiyorsunuz, emeklileri gözünüzün gerisine itiyorsunuz ancak nasıl yaşamlarını sürdürecekleri konusunda açıklama yapmıyorsunuz! Sokaklarda büyüyen şiddetin, okullarda süren akran zorbalığının, aile içi anlaşmazlıkların önüne geçemiyorsunuz! “Her aile üç/ dört çocuk yapsın, nüfusumuz geriliyor” deseniz de, aile ayrılıklarının önüne geçemiyor, evliliği gençliğin büyük çoğunluğuna anlatamıyorsunuz! Haksız mıyım?

***

Savcı Sayan… Uzun yıllar CHP yer almış, Deniz Baykal’a yakın durmuş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanı olmasıyla birlikte partiye karşı tutumu nedeniyle partiden uzaklaştırılmış, birkaç yıl sonra AKP’ye katılmış, Ağrı Belediye başkanı seçilmiş, partisinin önde gelen isimleri arasında yer alırken görsel medya üzerinde de adından söz ettiren bir isim…

CHP’li olduğu yıllarda da böyle miydi, yurttaşın içinde olduğu koşullardan uzak mıydı bilmiyorum; ancak AKP’de uzak olduğu ortada… Bunu birkaç gün önce yaptığı bir açıklaması nedeniyle söylüyorum… Bir sosyal medya paylaşımında, yeni duymuş gibi, yıllardır yaşanan bu değilmiş gibi “iktidara/ partisine” şöyle sesleniyordu: Domatesin kilosu 179.95… Burası lüks semtler değil, sıradan mahalleler, sabit ücretle çalışan da emekli de artık geçinemiyor, ekonomi yönetimi sos veriyor…

Evet, Sayan “ekonomi sos veriyor” saptamasında bulunmuş da, bu yeni bir olgu değil; son on yıldır, her yıl biraz daha can yakarak bugünlere gelindi! Birçok ürün yetiştirilmiyor, yetiştiren de el yakan fiyatlarla piyasaya sürüyor! Yalnız domates mi? Bu yurdun emeklisi, emekçisi son yıllarda birçok dönemsel meyvenin/ sebzenin tadına bakmadan zamanı geçti/ gitti! İnsanlar boş yere pazar sonlarını beklemeye başlamadı, boş yere alanlar “açız/ doymuyoruz” diyenlerle dolmadı! Demek ki görmemişsiniz…

***

Dört yanında duvarlar yükselen salonlardan gelen alkışların “kurtarıcı” olmadığını anlayan/ umursayan oluyor demek ki…  “İktidara” toz kondurmayanlar bile ekonominin“sos” verdiğineçığlıkları arasında yer verebiliyor demek ki… Tamam, sorunu belirlediniz, ancak nedeni konusunda düşünceniz netleşti mi? Kim bu insanların ekmeğini daraltan, kim tarım ürünlerinde dışarıya el açtıran/ bu yurdun topraklarını işlenmez kılan/ emekçinin alım gücünü zorlaştıran, kim?

Belli ki bu soruların yanıtını ne arayacaklar, ne de aramayı gereksenecekler; böyle bir biatın içindeler çünkü! Ama burada, alanlarda halkla buluşmayı sürdüren CHP, bugün üçüncü haftasına girdi. Ödev CHP’ye düşüyor… Alandaki CHP tarlasına küsen çiftçiyi toprakla yeniden nasıl buluşturacağına, emekçinin temel gereksinmelere nasıl ulaşılacağını geride “kuşku” bırakmadan anlatmalı; başka yolu yok bunun! 160526

Domatesin kilosu ya da alandaki CHP…     
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!