“Bana uçmayı öğretemezsen, şarkı söylemeyi öğret.” – JM Barrie
Şarkı, 5 karakter ile yazılır. S harfi ile başlayandır, ı harfi ile bitendir. Tüm karakter dağılımı ise, ‘s’, ‘a’, ‘r’, ‘k’, ‘ı’, şeklindedir. Doğudan gelmektedir. Antik dönemlerde , şarkılar genellikle dini törenlerde, kutlamalarda veya toplumsal olaylarda yer alıyordu.
Kaydedilebilen ilk şarkı Sümerlerindir ve 3400 yaşındadır. Eski Yunan’da, şarkılar tiyatro oyunlarının bir parçası olarak kullanıldı, Orta Çağ’da halk şarkıları, toplumun sesini yansıtan önemli bir araç haline geldi. Zamanla, şarkıların yapısı ve temaları da değişti.
Şarkılar, farklı kültürlerin ve toplumların yansımasıdır. Kültürel kimliğin oluşmasında önemli bir role sahiptir. Sözlerle söylenen ritmik seslerin birleşiminden oluşur. Bir duyguyu anlatmanın en doğrudan ve en etkili biçimde ifade etme yoludur .
Müzik aletleriyle, insan sesiyle söylenen bir melodiye sahiptir. Kıtalar (bentler) ve her kıtanın sonunda tekrarlanan nakarat bölümünden oluşmaktadır. Edebiyatta (Divan Şiirinde) bestelenmek amacıyla yazılan bir nazım biçimidir.
Divan edebiyatının şarkı yazarı da Nedim’dir. Pop, halk, caz veya klasik müzik gibi türlerle de karşımıza gelir. Farklı müzik türleri, şarkıların yapısını ve sunumunu etkiler. Bu çeşitlilik, dinleyicilere bireysel ve kolektif deneyimlerin harmanlandığı zengin bir anlatımı sunar.
Şarkılar, düşündürme ve sorgulamayı getirir. Duygusal yoğunluğu da artırır. Şarkıları yazanlar bellidir. Şarkılar akılda kalan ve tekrar eden özelliklere sahiptir. Yaşam devam ederken kişiye duygu pompalayan işitsel çalışmaları kapsar.
Yaşamdan alır gücünü. Tanıklıktan da doğar. Dönemi de ifade eder. Geçmişte kalanı gün yüzüne çıkaran, unutulanı hatırlatandır. Yaşananları da anlatır. Gerçeklere ulaşmak mümkündür. Çünkü ne olursa olsun onlar yalan söylemez, her koşulda gerçekleri dile getirirler.
Samimiyette yer alır. Yaşadıklarımızı unutmamamızı da sağlar. Bir arada var oluşun en güçlü taşıyıcılarıdır. Mesaj da verir. Şarkılar dikta edenlere değil halklara uzanır ! Şarkılar hizaya çekilmez. Mutluluk kaynağıdır. Rahatlatıcıdır, sakinleştiricidir.
Şarkı, 5 karakter ile yazılır. S harfi ile başlayandır, ı harfi ile bitendir. Tüm karakter dağılımı ise, ‘s’, ‘a’, ‘r’, ‘k’, ‘ı’, şeklindedir. Doğudan gelmektedir. Antik dönemlerde , şarkılar genellikle dini törenlerde, kutlamalarda veya toplumsal olaylarda yer alıyordu.
Kaydedilebilen ilk şarkı Sümerlerindir ve 3400 yaşındadır. Eski Yunan’da, şarkılar tiyatro oyunlarının bir parçası olarak kullanıldı, Orta Çağ’da halk şarkıları, toplumun sesini yansıtan önemli bir araç haline geldi. Zamanla, şarkıların yapısı ve temaları da değişti.
Şarkılar, farklı kültürlerin ve toplumların yansımasıdır. Kültürel kimliğin oluşmasında önemli bir role sahiptir. Sözlerle söylenen ritmik seslerin birleşiminden oluşur. Bir duyguyu anlatmanın en doğrudan ve en etkili biçimde ifade etme yoludur .
Müzik aletleriyle, insan sesiyle söylenen bir melodiye sahiptir. Kıtalar (bentler) ve her kıtanın sonunda tekrarlanan nakarat bölümünden oluşmaktadır. Edebiyatta (Divan Şiirinde) bestelenmek amacıyla yazılan bir nazım biçimidir.
Divan edebiyatının şarkı yazarı da Nedim’dir. Pop, halk, caz veya klasik müzik gibi türlerle de karşımıza gelir. Farklı müzik türleri, şarkıların yapısını ve sunumunu etkiler. Bu çeşitlilik, dinleyicilere bireysel ve kolektif deneyimlerin harmanlandığı zengin bir anlatımı sunar.
Şarkılar, düşündürme ve sorgulamayı getirir. Duygusal yoğunluğu da artırır. Şarkıları yazanlar bellidir. Şarkılar akılda kalan ve tekrar eden özelliklere sahiptir. Yaşam devam ederken kişiye duygu pompalayan işitsel çalışmaları kapsar.
Yaşamdan alır gücünü. Tanıklıktan da doğar. Dönemi de ifade eder. Geçmişte kalanı gün yüzüne çıkaran, unutulanı hatırlatandır. Yaşananları da anlatır. Gerçeklere ulaşmak mümkündür. Çünkü ne olursa olsun onlar yalan söylemez, her koşulda gerçekleri dile getirirler.
Samimiyette yer alır. Yaşadıklarımızı unutmamamızı da sağlar. Bir arada var oluşun en güçlü taşıyıcılarıdır. Mesaj da verir. Şarkılar dikta edenlere değil halklara uzanır ! Şarkılar hizaya çekilmez. Mutluluk kaynağıdır. Rahatlatıcıdır, sakinleştiricidir.
Farklı kaynaklardan da beslenen bir sevgi küresidir. Sesi getirir, insanın içini mest eden nefestir. Şarkılardaki konular, söylemler, cümleler, kodlar, müzikal tercihlerin kültürel bağlamları, kullanılan çalgılardan her biri kültürün taşıyıcısıdır.
Dinlendirendir. Ruh ile aralarında bir mıknatıs vardır. Duyguların sanatla dansıdır. Yaşam destek ünitesi gibidir. Müzisyenden dinleyene, dinleyenden uzak ülkeye; köprü görevi görür. Dinleyicilere duygusal bir deneyim de sunar ve yaşama anlam katar.
Bağ kurar, toparlar ve bir araya da getirir. İnsanın sesiyle düş görmesidir… Kimi şarkılar da “unutulmayanlar” arasına girer. Şarkılar tehlikeli olarak yorumlanır. Kimisi de eğlencelidir. Kimi zaman da ağladığınızı da söyler.
Kimi zaman bir mekanı, fotoğrafı, insanı anlatır. Kimi zaman da bir tavırı getirir. Manzaradır, sokak lambasıdır, bir bardak içkidir, kokudur, keyiftir, derttir hüzündür… Nehirler gibidir. Her biri kendi yatağından akar.
Şarkılara kurşun işlemez. Ne yaparsanız yapın, yaşıyorlar, kuşaktan kuşağa ulaşırlar. Ne kadar zaman geçerse geçsin, tekrar dinlenildiğinde aynı duyguları hissettiren notalar bütünüdür. Özel anlara götürür. Anılara da eşlik eder.
O anki ruh halinize o anlara özlemlere götürür . Güneş ışığının odanızdan içeri girdiğini de hatırlatır. Yalnızken yanımızda olandır. Bir zaman makinasıdır. İnsanı zamanda geçmişe götürür. Her şarkı farklı duygular uyandırıyor bünyemizde.
Hüzün, sevinç, üzüntü, neşe, coşku olur. Felsefi konular ve aşk konusu da işlenir. Bir hikaye anlatıcısıdır. Şarkı söylemek bilişsel, fiziksel, duygusal ve sosyal bir hareketi getirir. Şarkı söylemek bir haktır.
Birlikte şarkı söyleyebilmek ise, kendi sesini ötekilere katabilmek, bir adım öne çıkmaya çalışmadan, birbirinin eksiğini tamamlayarak bir ezgiyi paylaşmadır. Beraber şarkı söylemek ; insanlara umut, cesaret ve direnç aşılar.
İnsanların birbirine yakınlaştırır. Sosyal bağları kuvvetlendirir. Birden fazla sesin bir arada tınlamasıdır. Yarattığı toplumsal enerji, hiçbir baskı aygıtıyla da ölçülemez. Yaşamımızda var olan şarkılar ve söyledikleri:
Rüzgâr–
Penceremin perdesini
Havalandıran rüzgâr
Denizleri köpük köpük
Dalgalandıran rüzgar
Gir içeri usul usul
Beni bu dertten kurtar .
Dinlendirendir. Ruh ile aralarında bir mıknatıs vardır. Duyguların sanatla dansıdır. Yaşam destek ünitesi gibidir. Müzisyenden dinleyene, dinleyenden uzak ülkeye; köprü görevi görür. Dinleyicilere duygusal bir deneyim de sunar ve yaşama anlam katar.
Bağ kurar, toparlar ve bir araya da getirir. İnsanın sesiyle düş görmesidir… Kimi şarkılar da “unutulmayanlar” arasına girer. Şarkılar tehlikeli olarak yorumlanır. Kimisi de eğlencelidir. Kimi zaman da ağladığınızı da söyler.
Kimi zaman bir mekanı, fotoğrafı, insanı anlatır. Kimi zaman da bir tavırı getirir. Manzaradır, sokak lambasıdır, bir bardak içkidir, kokudur, keyiftir, derttir hüzündür… Nehirler gibidir. Her biri kendi yatağından akar.
Şarkılara kurşun işlemez. Ne yaparsanız yapın, yaşıyorlar, kuşaktan kuşağa ulaşırlar. Ne kadar zaman geçerse geçsin, tekrar dinlenildiğinde aynı duyguları hissettiren notalar bütünüdür. Özel anlara götürür. Anılara da eşlik eder.
O anki ruh halinize o anlara özlemlere götürür . Güneş ışığının odanızdan içeri girdiğini de hatırlatır. Yalnızken yanımızda olandır. Bir zaman makinasıdır. İnsanı zamanda geçmişe götürür. Her şarkı farklı duygular uyandırıyor bünyemizde.
Hüzün, sevinç, üzüntü, neşe, coşku olur. Felsefi konular ve aşk konusu da işlenir. Bir hikaye anlatıcısıdır. Şarkı söylemek bilişsel, fiziksel, duygusal ve sosyal bir hareketi getirir. Şarkı söylemek bir haktır.
Birlikte şarkı söyleyebilmek ise, kendi sesini ötekilere katabilmek, bir adım öne çıkmaya çalışmadan, birbirinin eksiğini tamamlayarak bir ezgiyi paylaşmadır. Beraber şarkı söylemek ; insanlara umut, cesaret ve direnç aşılar.
İnsanların birbirine yakınlaştırır. Sosyal bağları kuvvetlendirir. Birden fazla sesin bir arada tınlamasıdır. Yarattığı toplumsal enerji, hiçbir baskı aygıtıyla da ölçülemez. Yaşamımızda var olan şarkılar ve söyledikleri:
Rüzgâr–
Penceremin perdesini
Havalandıran rüzgâr
Denizleri köpük köpük
Dalgalandıran rüzgar
Gir içeri usul usul
Beni bu dertten kurtar .
Yabancısın buralara
Nerelerden geliyorsun?
Otur dinlen başucuma
Belli ki çok yorulmuşsun .
Nerelerden geliyorsun?
Otur dinlen başucuma
Belli ki çok yorulmuşsun .
Bana esmeyi anlat
Bana sevmeyi anlat
Bana esmeyi anlat
Esip geçmeyi anlat.
Bana sevmeyi anlat
Bana esmeyi anlat
Esip geçmeyi anlat.
Anlat ki çözülsün dilim
Ben rüzgarım demeliyim
Rüzgarlığı anlat bana
Senin gibi esmeliyim.
İlhan Şeşen tarafından yazılmış, bestelenmiştir. Grup Gündoğarken ve Leman Sam’ın seslendirmesiyle hafızalara kazınmıştır. Bu şarkı: Leman Sam’ın Ayak Sesleri albümünde yer aldı. Daha sonra Grup Gündoğarken tarafından Mest Of Gündoğarken albümünde de seslendirildi.
Neyi Söyler? Dertli bir insanın rüzgarla dertleşmesini, yalnızlığını ve huzur arayışını dile getirir. Rüzgâr bir dert ortağı olarak görülür, hayatın yorgunluğunu, sevgiyi ve esmenin anlatılmasını ister.
Bir Nehir Gibi
Bu aşk bende akar gider hep akar gider
Köpük gibi çağlayarak bir nehir gibi
Ayrılıktan çöker gider hep çöker gider
Çağıl çağıl köpürerek bir nehir gibi.
Bilirim nehirler uzun
Bilirim rüzgâr sonsuz
Duyarım uzak yıldızları
Akarım bir nehir gibi
Gün uyanır mor şafakta bende bir özlem!
Gün kavuşur yıldız yıldız bende bir hasret.
Bir nehir gibi.
Uzak yollar seni bana bana getirir.
Yanık sesler seni söyler hep seni söyler.
Bir nehir gibi
Köpürerek bir nehir gibi
Bilirim nehirler uzun
Bilirim rüzgâr sonsuz
Duyarım uzak yıldızları
Akarım bir nehir gibi.
Şarkının sözleri Zülfü Livaneli’ye aittir; şarkının müziği ise Paul Dwyer ve Andy Clayburn’ının ortak çalışmasıdır. Bu Şarkı: Zülfü Livaneli’nin Saat 4 yoksun albümünde yerini aldı.
Neyi Söyler? Aşkın insanın içindeki durdurulamaz, coşkulu ve aynı zamanda hüzünlü akışını bir nehre benzeterek anlatılır. Şarkıda aşk, hem coşkuyla çağlayan hem de ayrılıklarla çöken kaçınılmaz bir yaşam döngüsü olarak ele alınır.
Bir Masaldır Yaşamak
Kör bir kuyuda umut ışığıdır yaşamak.
Düşleri gerçek yapmak,
Gökten yıldızlar çalmak,
Dağlamak kanayan yarayı
Ağlamak doyasıya…
Şarkılı bir masaldır yaşamak
Bir özlem yangınıdır yaşamak
Acısı, derdi çok olsa da
İnan yine de güzel yaşamak
kış gecesinde camlar dolusu buğular
yağmurda güneş görmek,
seni sonra seyretmek,
dağlamak kanayan yarayı
ağlamak doyasıya…
Sözleri: Hakkı Yalçın’a, müziği/bestesi ise Metin Özülkü’ye aittir. Bu şarkı: Sevingül Bahadır ‘ın Cana yakın albümünde yer aldı. Ne Söyler? Hayatın tüm zorluklarına, acılarına ve hayal kırıklıklarına rağmen yaşamın ne kadar değerli ve umut dolu olduğunu anlatır.Nostaljik, hüzünlü ama bir o kadar da insana yaşama sevinci ve teselli verir.
Dağlara Doğru
Yastığımda sıcaklığın dururken
tenimde damlacık terin uyurken
uyandık sabahın ilk çığlığıyla!
karıştık gecenin son yıldızına.
Ben rüzgarım demeliyim
Rüzgarlığı anlat bana
Senin gibi esmeliyim.
İlhan Şeşen tarafından yazılmış, bestelenmiştir. Grup Gündoğarken ve Leman Sam’ın seslendirmesiyle hafızalara kazınmıştır. Bu şarkı: Leman Sam’ın Ayak Sesleri albümünde yer aldı. Daha sonra Grup Gündoğarken tarafından Mest Of Gündoğarken albümünde de seslendirildi.
Neyi Söyler? Dertli bir insanın rüzgarla dertleşmesini, yalnızlığını ve huzur arayışını dile getirir. Rüzgâr bir dert ortağı olarak görülür, hayatın yorgunluğunu, sevgiyi ve esmenin anlatılmasını ister.
Bir Nehir Gibi
Bu aşk bende akar gider hep akar gider
Köpük gibi çağlayarak bir nehir gibi
Ayrılıktan çöker gider hep çöker gider
Çağıl çağıl köpürerek bir nehir gibi.
Bilirim nehirler uzun
Bilirim rüzgâr sonsuz
Duyarım uzak yıldızları
Akarım bir nehir gibi
Gün uyanır mor şafakta bende bir özlem!
Gün kavuşur yıldız yıldız bende bir hasret.
Bir nehir gibi.
Uzak yollar seni bana bana getirir.
Yanık sesler seni söyler hep seni söyler.
Bir nehir gibi
Köpürerek bir nehir gibi
Bilirim nehirler uzun
Bilirim rüzgâr sonsuz
Duyarım uzak yıldızları
Akarım bir nehir gibi.
Şarkının sözleri Zülfü Livaneli’ye aittir; şarkının müziği ise Paul Dwyer ve Andy Clayburn’ının ortak çalışmasıdır. Bu Şarkı: Zülfü Livaneli’nin Saat 4 yoksun albümünde yerini aldı.
Neyi Söyler? Aşkın insanın içindeki durdurulamaz, coşkulu ve aynı zamanda hüzünlü akışını bir nehre benzeterek anlatılır. Şarkıda aşk, hem coşkuyla çağlayan hem de ayrılıklarla çöken kaçınılmaz bir yaşam döngüsü olarak ele alınır.
Bir Masaldır Yaşamak
Kör bir kuyuda umut ışığıdır yaşamak.
Düşleri gerçek yapmak,
Gökten yıldızlar çalmak,
Dağlamak kanayan yarayı
Ağlamak doyasıya…
Şarkılı bir masaldır yaşamak
Bir özlem yangınıdır yaşamak
Acısı, derdi çok olsa da
İnan yine de güzel yaşamak
kış gecesinde camlar dolusu buğular
yağmurda güneş görmek,
seni sonra seyretmek,
dağlamak kanayan yarayı
ağlamak doyasıya…
Sözleri: Hakkı Yalçın’a, müziği/bestesi ise Metin Özülkü’ye aittir. Bu şarkı: Sevingül Bahadır ‘ın Cana yakın albümünde yer aldı. Ne Söyler? Hayatın tüm zorluklarına, acılarına ve hayal kırıklıklarına rağmen yaşamın ne kadar değerli ve umut dolu olduğunu anlatır.Nostaljik, hüzünlü ama bir o kadar da insana yaşama sevinci ve teselli verir.
Dağlara Doğru
Yastığımda sıcaklığın dururken
tenimde damlacık terin uyurken
uyandık sabahın ilk çığlığıyla!
karıştık gecenin son yıldızına.
İçimde coşkuyla çarpar yüreğim
elimde solgunca yanar fenerim
kuşanıp dağların o heybetine
karıştık gecenin son yıldızına.
elimde solgunca yanar fenerim
kuşanıp dağların o heybetine
karıştık gecenin son yıldızına.
Sesimizde soluklanır rüzgarlar
sevdamızda halay tutar ormanlar
üç etekli ak puşulu kadınlar
karışır gecenin son yıldızına.
Söz ve müziği Grup Yorum’a aittir. Bu şarkı Grup Yorum’un Gel ki Şafaklar tutuşsun albümünde yer aldı. Ne Söyler? Geride bırakılan yoldaştan, sevgiliden veya ev ortamından sabahın erken saatlerinde koparak dağlara yönelen devrimcilerin mücadelesini, doğayla bütünleşen direniş ruhunu, yoldaşlık sevgisini ve özgürlük arayışını dile getirir.
Yüreğim Yangınlarda
Yüreğim yangınlarda, başedemedim…
Yar beni terk eylemiş, alışamadım…
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
sevdamızda halay tutar ormanlar
üç etekli ak puşulu kadınlar
karışır gecenin son yıldızına.
Söz ve müziği Grup Yorum’a aittir. Bu şarkı Grup Yorum’un Gel ki Şafaklar tutuşsun albümünde yer aldı. Ne Söyler? Geride bırakılan yoldaştan, sevgiliden veya ev ortamından sabahın erken saatlerinde koparak dağlara yönelen devrimcilerin mücadelesini, doğayla bütünleşen direniş ruhunu, yoldaşlık sevgisini ve özgürlük arayışını dile getirir.
Yüreğim Yangınlarda
Yüreğim yangınlarda, başedemedim…
Yar beni terk eylemiş, alışamadım…
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
Saçlarım ağrıyor, sabredemedim…
Dönecek biliyorum, dinletemedim…
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
Söz ve müziği: Efkan Şeşen’e aittir. Şarkı, sanatçının Gün Ağarırken, Yavuz Bingöl’ünde Gülen Az Güle Naz albümlerinde yer aldı. Ne Söyler? Terk edilmenin ve ayrılığın getirdiği derin bir çaresizliği, sabırsızlığı ve dinmeyen bir iç yangınını anlatır. Şarkı, sevdiği insan tarafından bırakılan bir kişinin yaşadığı ağır duygusal çöküntüyü ve teselli bulamayışını konu alır.
Dönecek biliyorum, dinletemedim…
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
Halimi sorma, derdimi sorma,
Her günüm duman oy!
Söz ve müziği: Efkan Şeşen’e aittir. Şarkı, sanatçının Gün Ağarırken, Yavuz Bingöl’ünde Gülen Az Güle Naz albümlerinde yer aldı. Ne Söyler? Terk edilmenin ve ayrılığın getirdiği derin bir çaresizliği, sabırsızlığı ve dinmeyen bir iç yangınını anlatır. Şarkı, sevdiği insan tarafından bırakılan bir kişinin yaşadığı ağır duygusal çöküntüyü ve teselli bulamayışını konu alır.



