Dünya Bunalımı

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ticaret savaşları, rekabet gücü, para ve finans politikaları neticesinde sıcak savaşlar gündeme geliyor. ABD’nin 40 trilyon doların üzerinde borç stoku, ödenecek gibi bir rakam değil.

featured
Ticaret savaşları, rekabet gücü, para ve finans politikaları neticesinde sıcak savaşlar gündeme geliyor. ABD’nin 40 trilyon doların üzerinde borç stoku, ödenecek gibi bir rakam değil. Neticede ABD, krizini ihraç etme ve zamana yayma peşinde. Yine ABD tahvillerini ellerinde tutan ülke merkez bankaları da bunları ellerinden çıkartıyorlar.

Bunda dolara güvenin bitmesi etken. ABD başkanının izlemiş olduğu yanlış ve sert politik kararların etkili olduğu görülüyor. Meksika Körfezi’nin adını “Amerika Körfezi” yapması, Kanada’yı ABD eyaleti olarak gördüğünü söylemesi Kanada’yı kızdırdı ve karşılıklı vergi oranlarını artırdılar.

En tuhaf politik manevralardan biri de Grönland’ın ABD toprağı olarak görülmesi gerektiğini söylemesi. Bunun nedeni yine ekonomiktir. Bu ada, değerli ve nadir elementler konusunda oldukça zengin. Bu da ABD’nin ilgisini çekmesine neden oluyor.

ABD’nin ulusal borcu (federal hükümetin toplam borcu) Eylül 2026 sonu itibarıyla yaklaşık 40,1 trilyon dolar.

Hazine Bakanlığı’nın “Debt to the Penny” verisine göre 29 Eylül 2026 tarihi için resmi rakam 40.096.954.633.567 dolar. 18 Ağustos 2026’da ilk kez 40 trilyon dolar eşiği geçildi.

Borç/GSYİH oranı, 2025 sonu ve 2026 başı verilerine göre yaklaşık yüzde 123 civarında.

Son 12 ayda borç artışı yaklaşık 2,6 trilyon dolar. Faiz giderleri 2026 mali yılında 1 trilyon doları aştı; bazı dönemlerde günlük ortalama faiz ödemesi 3 milyar doların üzerine çıktı. Faiz, savunma harcamalarını geride bırakarak bütçenin en büyük kalemlerinden biri hâline geldi.

Borç, 2022 başında 30 trilyon dolar seviyesindeydi. Dört yıldan kısa bir sürede 10 trilyon dolar artarak 40 trilyon dolara ulaştı. Bütçe açıkları, faiz yükünün yükselmesi ve yapısal harcama-gelir dengesizliği, artışın ana nedenleri olarak gösteriliyor.

Yani krizin ihracı için sürdürülebilir piyasalara ve ortam yaratmaya ihtiyaçları var. O yüzden sıcak savaşların ve gerginliklerin merkezinde durumdalar.

Çin’in etkisini kırabilmek için İran’a karşı abluka ve sıcak savaşa gerek duydular. Yani bir dünya bunalımının altında ekonomik nedenler yatsa da bunu yine dünyaya ABD dayatması olarak ifade etsek doğru olur. Başarılı olmasından ziyade tedirginlik hâkim.

Dünya Bunalımı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!