“Gençleriniz neden aramızda değil?”

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Partisi değişmiyor, yerini sağlama alanlar “yer bulamayanları” etrafında kirmen gibi döndürüyor! Yanında koşuşturacak, ayak işlerini üstlenecek, kapı önlerinde bekletecek…

featured

Partisi değişmiyor, yerini sağlama alanlar “yer bulamayanları” etrafında kirmen gibi döndürüyor! Yanında koşuşturacak, ayak işlerini üstlenecek, kapı önlerinde bekletecek… Bir mangaya yakın sayımız vardı; söyleşiyorduk. Kadın kolları başkanıymış, bize doğru yaklaştı. Hepimizin saçları ak… “Arkadaşlar, dedi. Arkadaşlar gençlerinizi de aramıza katmalısınız, üye yapmalısınız. Seçim için sandık başında duracak, afişlerimizi taşıyacak, gece ödünç bıraktıklarımızın başında nöbet tutacak gençlerden söz ediyorum” dedi.

Öyle doluymuş ki demek ki, hemen karşımda oturan adam yanıt vermekte gecikmedi. “Doğrusunuz, dedi. Sizlere koşacak, gecesini gündüzüne katacak gençler gerek. Ya sonra? İki oğlum var, ikisi de üniversite bitirdi. İkisi de şu an işsiz. Genç adamlar, benden isteyemiyorlar, harçlıklarını sessizce girip odalarına bırakıyorum! Çocuklarımı özellikle siyasetten uzak tutuyorum. KPSS’ye giriyorlar! Yarın buraya kayıt oldukları ortaya çıkarsa siz nasıl yardımcı olacaksınız? Ya da şu ana dek hangi gence, nasıl yardımcı oldunuz” diye sordu! Kadın kolları başkanı “korkmayacaksınız” derken, hemen yanındaki “siz mi koruyacaksınız” dedi, kadın başkan yanımıza geldiğine pişman oldu büyük olasılıkla…

***

Şunu söylemeyin; çocuğunu, yakınını işe girdirmek için siyaset yapıyor! Yurttaşın çocuğu için iş istemesi ayıp sanki; ayıp olan, işin siyasal yakınlık üzerinden dağıtılmasıdır!Ne yapacaktı ya? Fon hırsızı, uyuşturucu ticareti, gaspçı, çek/ senet mafyası mı olmalıydı? Siyasetin de içine girecekti, siyasetçiyle de tanışacaktı, mitinglere de katılacaktı, çocuğunun konumuna uygun bir işi de isteyecekti; çok mu?Yok ama öyle değil! Nerede ekonomik sıkıntılarını çözmüş olanlar varsa partilerin yönetiminde olacaklardı, onların sözleri doğrultusunda karın tokluğuna koşturanlar olacaktı, onların çocukları/ yakınları “en iyi” yerlerde/ kağıt üstünde konuşlandırılacaktı, bir güzel aylıklarını alıp çatır çatır yiyeceklerdi…

Ne güzel kurgulanmış dünya değil mi? Açlıkla sınananlar açlıklarını sürdürecekti, beklentileri askıda kalacaktı! Zorda kaldıklarında da “gençleriniz neden aramızda değil” diye yakınmaya başlayacaklardı! Yine biri vardı, hemen yanımda… Seçim sürecinde günlerce evinden uzak kaldığını söyledi. Sözler de verilmişti. “Seçimden sonra sen kimdin” diye sorduğunu söyledi, kazanan adayın! “Belli ki, ben hiç kimseymişim” diye yanıtladığını söyledi!

***

“Gençler neden siyasetten uzak? Güven duymadığı yerde genci nasıl tutacaksınız? Daha yolun başında önüne duvar örmüşsünüz, verdiğiniz sözden uzaklaşmışsınız, kendinize/ yakınınıza yontmuşsunuz olanakları; başka açıklaması yok bunun? Okuyor, sınava giriyor, bekliyor, yeniden sınava giriyor; sonunda karşısına çıkan engelleri görüyor! Bir işin ucundan tutmak, yaşamını kazanmak için “kimin tanıdığısın” sorusunun yanıtını arayacak! Oysa genç yalnızca çalışmak, üretmek, kendi ayakları üzerinde durmak istiyor. Kimsenin kapısında beklemek, birilerinin gönlünü hoş tutmak, bir yerlere gelebilmek için el pençe durmak istemiyor. Hepsi bu!

Gençler de siyaset içinde yer alacak elbette…Bayrak da taşıyacak, sandık başında da bekleyecek, afiş de asacak… Ancak düşüncesi dinlenecek de, gösterdiği özveriler değer bilinecek de, gereksinmeleri karşılanacak da… Bu unutularak olmaz! Bu gösterdiği çaba yok sayılarak olmaz! Bu gözünün içine bakarak olmaz! Kim, yalnızca işi düştüğünde anımsandığı yerde kendini değerli bulur ki?

***

Toplumun her katmanının “belirgin” sorunları var… Gençlerin de, emeklilerin de, emekçilerin de, dargelirli esnafın da, ev hanımının da, sanatçının da… “İşim tıkırında” diyenin de sorunları var; unutmayalım! İnsanların tümünün çabası sorunlarını aşmak içindir! Kimi doymak istiyor, kimi gelirini ay sonuna yetiştirmek istiyor, kimi çocuklarının gereksinimlerini karşılamak istiyor; amaç iyi yaşamak, el açmamak, insan olduğunu bilmek istiyor! Dünyanın tüm ergilerini verseler yine ‘doymayacak’ denli hırs bürümüş olanları saymıyorum! “Bir koyup bin almak” için her kılığa girenleri hele hiç saymıyorum! Onlarda insanlık duygusu da aramıyorum!

Yeni Parti, “yeni” bir soluk olmak zorunda; bunu belirtmek istiyorum. Yurttaşlar alanları boş yere doldurmadı, boş yere “yürüyelim arkadaşlar” çağrısına uyup zor hava koşullarına karşı durmadı. Yeni Parti, il örgütleriyle, ilçe örgütleriyle gençlerin, kadınların, ezilenlerin, haksızlığa uğrayanların, en verimli yılları çalınanların sesi/ umudu olmak zorunda! Anlaştık mı? 290926

“Gençleriniz neden aramızda değil?”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!