– Demokrasi ve Eğitim Etütleri Stratejik Araştırmalar Merkezi (DESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, düzenlediği basın toplantısında Millî Eğitim Bakanlığı, YÖK, ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu’na çağrıda bulunarak Türkiye’nin eğitim anlayışında köklü bir paradigma değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Türkiye’de milyonlarca öğrencinin çok sayıda merkezi sınav arasında sıkıştığını belirten Avcı, mevcut sistemin öğrenmeyi değil puanı, üretimi değil sıralamayı öncelediğini ifade etti. Çocukların merak duygusunu, gençlerin ise gelecek hayallerini ertelemek zorunda kaldığını belirten Avcı, öğretmenlerin de test odaklı bir yapının baskısı altında kaldığını söyledi.
Türkiye’de yükseköğretime erişimin genişlediğini, üniversite ve mezun sayısının arttığını ancak bunun aynı ölçüde nitelikli insan kaynağına dönüşmediğini savunan Avcı, “diploma enflasyonu” ile “yetenek açığı” arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Kamu kurumlarının kendi akademilerini kurmasının ve özel sektörün üniversite mezunlarını yeniden eğitme ihtiyacı duymasının, eğitim sistemi ile iş yaşamının beklentileri arasındaki uyumsuzluğu ortaya koyduğunu belirten Avcı, sorunun bireylerde değil sistemde olduğunu ifade etti.
Yapay zekâ ve yeni teknolojiler çağında ezberci sınav anlayışının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Avcı, geleceğin dünyasında başarıyı; düşünen, üreten, problem çözen ve değer yaratan bireylerin belirleyeceğini söyledi.
DESAM’ın önerisinin sınav merkezli değil, yetenek merkezli bir insan yetiştirme modeli olduğunu belirten Avcı, her bireyin yalnızca akademik başarısıyla değil; yaratıcılığı, girişimcilik kapasitesi, liderlik özellikleri, teknolojik üretkenliği ve sosyal yetkinlikleriyle değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Modern Enderun” yaklaşımını gündeme taşıyan Avcı, amaçlarının ayrıcalıklı bir yapı oluşturmak değil, Türkiye’nin her bölgesindeki yetenekleri keşfederek ülkenin geleceğine kazandırmak olduğunu söyledi.
Avcı, Türkiye’nin ikinci yüzyılında daha fazla sınav ve diploma yerine; bilimsel düşünebilen, araştıran, teknoloji üreten ve dünyayla rekabet edebilen kuşaklara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Türkiye eleme cumhuriyeti değil, yetenek cumhuriyeti olmak zorundadır” dedi.
EDİTÖR NOTU
Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan sınav odaklı eğitim modeli, öğrenciler üzerindeki psikolojik baskıdan nitelikli insan kaynağı sorununa kadar birçok başlıkta eleştiriliyor. DESAM’ın gündeme taşıdığı “yetenek cumhuriyeti” yaklaşımı, eğitim sisteminin yalnızca sınav başarısına değil; yaratıcılık, bilimsel düşünme, üretkenlik ve toplumsal sorumluluk gibi alanlara odaklanması gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden canlandırdı. Eğitimde fırsat eşitliği, eleştirel düşünce ve kamusal niteliğin güçlendirilmesi ise bu tartışmaların temel başlıkları arasında yer alıyor.






