– Demokrasi ve Eğitim Etütleri Stratejik Araştırma Merkezi (DESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, Türkiye’nin yapay zekâ, blockchain, robotik ve otonom sistemlerin şekillendirdiği yeni döneme eğitim sistemi açısından hazırlıksız yakalandığını savundu.
Avcı, mevcut eğitim politikalarının gençleri gelecekte karşılığı kalmayabilecek ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında yıllarca oyaladığını belirterek, “YÖK gençleri geleceği olmayan bölümlerde meşgul ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
“YAPAY ZEKÂ YÜZLERCE MESLEĞİ DÖNÜŞTÜRECEK”
Avcı’ya göre yapay zekâ, blockchain, robotik ve otonom sistemler önümüzdeki yıllarda çalışma hayatını kökten değiştirecek. Rutin ofis işlerinden analitik görevlere, üretimden hizmet sektörüne kadar çok sayıda mesleğin ortadan kalkabileceğini veya büyük ölçüde dönüşebileceğini belirten Avcı, Türkiye’nin bu dönüşüme uygun bir insan kaynağı politikası oluşturamadığını ileri sürdü.
Avcı, eğitim sisteminin “dünün ihtiyaçlarına” göre şekillendirildiğini, Türkiye’nin ise yapay zekâ çağında insan sermayesini yeniden yapılandıracak bilimsel ve uygulanabilir bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
“BİR MİLYON ÖĞRETMEN ÇOK FAZLA” TARTIŞMASI
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri öğretmen istihdamına ilişkin değerlendirmeler oldu.
MEB’de bir milyonu aşkın öğretmen bulunduğunu belirten Avcı, yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş öğrenme, uyarlanabilir eğitim sistemleri ve otomatik değerlendirme araçlarının yaygınlaşmasıyla öğretmenlik mesleğinin de yeniden tanımlanacağını savundu.
Avcı, klasik öğretmen modelinin yerini bilgi aktaran öğretmenden ziyade yapay zekâyı yöneten, etik rehberlik yapan, yaratıcılığı ve eleştirel düşünmeyi geliştiren “mentor öğretmen” modelinin alması gerektiğini söyledi.
“DİPLOMA ARTIK TEK BAŞINA AVANTAJ DEĞİL”
Yükseköğretimdeki büyümeye rağmen bunun yeterli bilimsel, ekonomik ve toplumsal katma değere dönüşmediğini savunan Avcı, üniversitelerde kalite, verimlilik ve uluslararası rekabet gücü açısından sorunlar bulunduğunu belirtti.
Avcı’ya göre piyasada karşılığı azalan alanlarda öğrenci kabul edilmeye devam edilmesi, dört yıllık lisans modelinin katı biçimde korunması ve üniversitelerin birbirine benzer programlar üretmesi gençlerin istihdam sorununu ağırlaştırıyor.
Açıklamada, Türkiye’de üniversite diplomasının giderek avantaj olmaktan çıkıp “uyumsuzluk belgesi” haline geldiği görüşü de dile getirildi.
“GELECEĞİ OLMAYAN PROGRAMLAR DONDURULMALI”
Avcı, YÖK’e önemli bir çağrıda bulunarak gelecekte istihdam karşılığı bulunmayacak programların dondurulmasını, mevcut programların ise dönüştürülmesini istedi.
Öğretmen yetiştirme kontenjanlarının azaltılmasını, mevcut öğretmenlerin dijital mentor ve yapay zekâ rehberi olarak yeniden yetiştirilmesini öneren Avcı; lisans eğitiminde esnek modellerin uygulanmasını ve yetkinlik odaklı kısa, yoğun eğitim programlarının yaygınlaştırılmasını savundu.
“YAPAY ZEKÂ EHLİYETİ” ÖNERİSİ
Avcı’nın açıklamasındaki dikkat çekici önerilerden biri de lise mezunlarına “Yapay Zekâ Ehliyeti” verilmesi oldu.
Avcı, yapay zekâ okuryazarlığının zorunlu hale getirilmesini ve bu teknolojiyi güvenli, etik ve öz denetimli biçimde kullanabilen öğrencilere lise sonunda bir yeterlilik belgesi verilmesini önerdi.
Bunun yanında müfredatın bilimsel temelde yeniden yapılandırılması; eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık ve dijital okuryazarlığın eğitimin merkezine alınması gerektiğini belirtti.
YÖK VE ÜNİVERSİTELER İÇİN ÖZERKLİK ÇAĞRISI
Avcı, üniversitelerin dönüşümü için YÖK’ün de yeniden yapılandırılması gerektiğini savundu.
YÖK’ün merkezi denetim ağırlıklı yapıdan düzenleyici ve koordinasyon odaklı bir yapıya dönüşmesini isteyen Avcı, üniversitelerin özerkleştirilmesini ve rektörlerin akademisyenler ile öğrencilerin katılımıyla seçilmesini önerdi.
Lisans eğitiminde de mevcut 4-5-6 yıllık kalıpların esnetilmesini ve farklı eğitim modellerinin uygulanmasını gündeme getirdi.
DİJİTAL ALTYAPI VE YAŞAM BOYU ÖĞRENME
Avcı’nın önerileri yalnızca üniversite sistemiyle sınırlı kalmadı. Okulların ve üniversitelerin dijital altyapılarının güçlendirilmesi, yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş öğrenme sistemlerinin geliştirilmesi ve EBA benzeri platformların uyarlanabilir öğretim sağlayacak şekilde dönüştürülmesi gerektiği belirtildi.
Genç işsizliğinin çözümü için de kamu istihdamı, girişimcilik destekleri ve beceri kazandırma programlarının geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Avcı, Türkiye’nin güçlü bir yaşam boyu öğrenme ekosistemi kurması gerektiğini vurguladı.
“TÜRKİYE YA YAPAY ZEKÂ DEVRİMİNİ YÖNETECEK YA DA TRENİ KAÇIRACAK”
Gürkan Avcı, açıklamasının sonunda Türkiye’nin önünde iki seçenek bulunduğunu savundu:
Yapay zekâ devrimini yöneten ve insan kaynağını buna göre yeniden yapılandıran bir ülke olmak ya da geleceği olmayan eğitim programları ve uyumsuz diplomalarla bu dönüşümün gerisinde kalmak.
Avcı, MEB, YÖK ve Cumhurbaşkanlığı’na çağrıda bulunarak geleceği olmayan programların kapatılmasını, öğretmenlik ve akademisyenliğin yeniden tanımlanmasını ve eğitim sisteminin yapay zekâ çağına taşınmasını istedi.



