Advert
Oktay EROL
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bayram ya da sokaktaki CHP…

Bayram ya da sokaktaki CHP…

Aynı düşüncede olduğumuzu düşünüyorum; bir haberin ya da armağanın sevindirici olması için, öncekinde güzel olması gerekir!

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Aynı düşüncede olduğumuzu düşünüyorum; bir haberin ya da armağanın sevindirici olması için, öncekinde güzel olması gerekir! Örneğin bir patronun çıkıp, “bu bayram da aylıklarının önceden yatırılacak” demesinden, “bu bayram aylıklarınız, yaşanan enflasyon göz önünde tutularak/ artırılacak” denmesi daha sevindirici olacaktır. Bu da sizi hem işinize daha sıcak bakmanıza neden olabileceği gibi, gereksinimlerinizi daha kolay karşılayacağınız için sevindirecektir.

Böyle değil de, bırakın gelirinize yansıyan enflasyonu, salt çalışana ya da çalışarak emekli olanların aylıklarına göz koyulduğunda alındığınızı/ umutsuzlandığınızı/ kırıldığınızı düşünüyorum! Nasıl düşünmeyeceksiniz ki? Her geçen gün ekmeğinizin köşesinden kırpıldığını, gelirinizin enflasyon karşısında eridiğini, birçok temel gereksinmelerinizi sağlayamadığınızı, çocuğunuzu sevindiremediğinizi bilen/ yaşayan/ yorulan/ yaşadığını unutan sizden başkası değil… Her gününüz bir başka yokluk, her gününüz bir başka karabasan… Başınızı eğmenin önüne geçemiyorsunuz…

***

Kurban Bayramı yaklaşıyor… Yine her zaman olduğu gibi, yurttaşın sevincine tutu koyanlar, ağız birliği etmişçesine “iyi dileklerde” bulunacaklar! “Bayramın halkımıza mutluluk getirmesini dileriz” diyecekler! Birkaç yıldır tüm kutlamalardan “dilerim” sözcüğünü çıkardığımı daha önce belirtmiştim! Yaşınız kadar yıl olarak düşünmeyin “dilek” sözcüğünü; içine tüm atalarınızı koyun, üstelik daha çoğunu da, işte o kadar yıldır “dileriz” diyorlar, ancak yapmıyorlar! Söz verenler kimse, inanın yapmayanlar da onlar! Yurttaşa “iyi bir yaşamdan” söz edenler kimse, “dipte/ sürünerek” yaşamasını isteyenler de onlar!

Size sorayım; emekçisiniz ya çalışıyor az kazanıyorsunuz ya da emekli olmuş açlık sınırının yarısı dolayında aylık alıyorsunuz! Bu bayram geçen bayramdan daha güçsüzsünüz, eskisi kadar ne şeker alabiliyorsunuz ne de çocukları sevindirebiliyorsunuz! Bir yerlere gidecek, tanıdıklarla buluşacak, onlarla şen zaman geçirecek yerleriniz de “ağrıya” tutulu… Neyi/ nasıl yapacaksınız?

***

Üç yanı denizlerle çevrili, toprakları verimli, doğal yapısı yabancının kıskançlık duygularını dellendiren güzellikte, ancak hiçbir tarımla ilgili temel üründen istediğiniz gibi yararlanamıyorsunuz! Meyvesini yiyemiyorsunuz, sebzesine dokunamıyorsunuz, hayvansal besinlere ulaşamıyorsunuz… Son yıllarda insanların tadına bakmadığı mevsimsel sebzenin/ meyvenin olduğu da unutulmasın… Düşünün çocuk bileğinin yarıcı kalınlığındaki maydanoz/ dereotu/ roka/ naneyi bile edinmekte zorlanırken, sizi “açlık sınırı” altında aylıkla boğanlardan “iyilik” beklemeyi sürdürüyorsunuz! İnsanlar “açız” dedikçe, insanlar “doymuyoruz” dedikçe daha da daralan yaşam alanının içinde buluyorsunuz kendinizi! Bu acı değil mi?

Bayram yaklaşıyor ya; geçen Şeker Bayramı’nda da aynısı olmuştu, sanki “iyilik” yapıp emekliyi sevindirmişler gibi açıklama yapıldı. Açıklamayı yapan Çalışma/ Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan… Kurban Bayramı öncesinde ödemelerin yapılacağını söyledi! Belli ki, emeklilerin sevinmesi bekleniyor! Bir de ülkenin kalkınmasına emek veren emekliler için sürecin iyi, verimli olmasını diliyor! Böyle bir matematik var mı bilmiyorum! Yirmibin lira emekli aylığı, sekiz yılda bin liradan dörtbin liraya çıkan emekli bayram ikramiyesi ile “süreç iyi/ verimli” olacak! İnanacak yerleriniz iyi mi?

***

Bayramların “tadında” yaşanması gerektiğini, bunun da toplumlara direnç kattığını/ katması gerektiğini düşündüğünüzü biliyorum! Nazım’ın “çalıyorum kapınızı/ teyze, amca, bir imza ver/ çocuklar öldürülmesin/ şeker de yiyebilsinler” dediği gibi şeker de yiyebilmeli çocuklar, et de yiyebilmeli, süt de içebilmeli ki sevinsin anne/ babaları, “bayram sevinci” yaşayabilsin! Haydi söyleyin, bu gelirle “bayram sevincini” yaşayabileniniz var mı, sürecin “iyi, verimli” olacağını düşünen var mı?

Patrona verip, emekçiyi/ emekliyi kırparak olmaz, bayramlar da “tadında” yaşanmaz! Bunun “dileklerle” olacağını söylemekten daha çok, “inanmak” daha büyük bir sorun… CHP’nin halkla buluşmaları sürdüğü belirtiliyor, mahallelerde/ kentlerde yurttaşın dinlendiği söyleniyor. Tamam bu da güzel; onlarla nasıl öyküler oluşturuyorsunuz, nasıl umut aşılıyorsunuz, nasıl duygudaşlıklar kuruyorsunuz onu da içtenlikle gösterin onlara. Her bayram bir öncekini aratarak yaşam alanı daraltılıyor, umutlara da yasak koyuluyor biliyorsunuz; “bayram tadında” iz bırakmalısınız geçtiğiniz yollarda… 120526

 

Bayram ya da sokaktaki CHP…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!