Oktay EROL
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Buruşturulup atılmak ya da alandaki C

Buruşturulup atılmak ya da alandaki C

Bir kağıdı işe yaramaz/ korunması gereksiz bilip, avcunuzun içinde her yöne çevirerek buruşturup bir köşeye atarsınız...

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Bir kağıdı işe yaramaz/ korunması gereksiz bilip, avcunuzun içinde her yöne çevirerek buruşturup bir köşeye atarsınız… Üzerinde ne yazdığı, hangi duygular içerdiği anlamsızdır artık! Onu var eden, onun üzerine iz bırakan kim ya da kimler varsa da önemsizdir! Bu hoyratlık yalnızca cansız bir nesneye özgü kalmaz! İnsanların, düşüncelerin, yılların emeğiyle yoğrulmuş değerlerin görmezden gelinmesi de aynı anlayışla buruşturulup atılabilir! Yıllarca çalışmıştır, günlerini karaya boyamıştır, yaşamının her evresinden ödün vermiştir; kime ne ki?

Hak edilensaygı görülmeli, toplumun belleğinde baş köşede yerini bulmalı; değil mi? yok öyle olmuyor ama! Doymazların “büyüme” hırsı hepsinin önüne geçiyor! Geride kalanların başlarını eğileceği, yaşamı kaygı sayacağı, umuda küseceği düşünülüyor mu acaba? Düşünülüyorsa da umursanmıyor demek ki… Yüzüne toz pembe düşlerle dolu sözler söyleyip, bakışlar değiştiğinde buruşturulup atılmaktan uzak değiller açıkça…

***

Adana denilince taşı/ toprağı altın bir kent gelir akla değil mi? Girişinde/ çıkışında fabrika dumanlarının yükseldiği, kendi ürettiği ürünlere katma değer katan, ülke ekonomine katkılar sağlayan, işsizliğin çok düşük düzeylerde olduğu Adana… Toprağı işleyip üreten de, üretileni bezeyip işleyen de gelecek için hayaller kuruyordu! Çukurova’nın o verimli ovaları, beyaz altınıyla yurdun sanayisini, ekonomisini sırtlardı. İnsanlara “iş” demek; sevinç de demekti, umutta da demekti…

1937 yılından beri Adana’nın hava yolu ulaşımını sağlayan Şakirpaşa Havalimanı vardı bir de! Yalnız Adanalı için değil komşu kentler için de büyük kolaylıktı… Adana içinde dolmuşlar, belediye otobüsleri günün her saatinde yolcu taşırdı! Havalimanının çevresinde lojistik firmaları, dinlenme/ bekleme yerleri Adana için başka bir önem sayılacak yanıydı… Yolcularını uğurlayanlar da, karşılamaya gelenler de gerilmeden/ yorulmadan/ kaygılanmadan zaman geçirirlerdi!

***

Buruşturulup salt kağıt mı atılır bir köşeye? Hayır! Bu yurdun topraklarında emek veren üretici de, yıllarını çalışarak prim gününü dolduran emekli de, mutfaktan çıkmayıp günün büyük bölümünde yemek yaparak dolduran ev kadını da avuç içinde eğrilip/ çevrilip buruşturulup bir köşeye atılma olasılığı çok büyüktür! Üstelik uzun yıllar ülke ekonomisine önemli katkılarıyla adı ön sıralarda sayılan kentleri de, Adana’da buruşturulup bir köşe atılabiliyor!

Nasıl demeyin… Ben sorayım; Adana neden tsunamiye yakalanmış denizci, pandemiye tutulmuş hasta, zam yağmuru altında ezilen emekli/ emekçi/ dargelirli gibi sokakları şaşkın böyle? Üretici yalnız kalışından kaygılı, toprağını ekmekten korkuyor, sanayicisi dışalım ürünleri alıp işlemekle kendini dışarıya bırakmış, mayıs ayının ortası geçmesine karşın buğday fiyatları konusunda sevindirici bir haber yok, komşularda yaşanan anlaşmazlıklar tarımsal girdileri edinmeyi zorlaştırmış! Bu da değil yalnız; yaklaşık iki yıl oldu! Tüm çırpınışlar umursanmayarak, bir de “söz kapanmayacak, sizi kandırıyorlar” diyenler, Şakirpaşa Havalimanı’nı yolcu uçuşlarına kapattı! Adanalı kırk kilometre yol alarak havalimanına ulaşırken, komşu kentler zamanlarının çoğunu yolda harcamak zorunda kaldı! Yapanlar/ sesiz kalanlar için ne “iyi” olduğu bilinmez, ancak Adanalı için hiç de “iyi” olmadı!

***

Adanaburuşturulacak, bir köşeye atılmayı hak edecek bir kent değil; olmadı da! Onun için de; doğasıyla, verimli topraklarıyla, üreten insan gücüyle şu yaşadıklarının hiç hak etmedi! Seçim dönemi sözler verip, sonrasında unutan/ umursamayan siyasetçileri de hak etmedi! Adanalı ne bu işsizliği ne hasat dönemi yaşanan kısırdöngüyü ne de kaygılarının doruğa çıkmasını hak etmedi! Biraz daha açayım; bu yurdun yurttaşının hiçbir bu yarınsızlığı, bu buruşturulup bir köşeye atılmayı hak etmedi!

“İktidar” vekilleri olanın elden gitmesine izin veriyor; anladık! Peki, alandaki CHP ne yapıyor, örneğin Adana’da Adanalıya ne katıyor? Zamanında karşı koyabiliyor mu, yoksa her şey bittikten sonra mı kendilerini gösteriyor, “dostla alışverişte görsün” oyunu mu oynuyor? Bu soruların yanıtı bende yok! Üçüncü hafta bitecek, alanda CHP’nin ne yaptığını görmek yurttaşın hakkı değil mi? 200526

 

 

Buruşturulup atılmak ya da alandaki C
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!