Bugün Sırbistan'da tarih yazıldı. İki senedir sokaklarda gösteri yapan öğrenciler muhalefeti beğenmediği için önce kendi partilerini kurdu.
Bugün Sırbistan’da tarih yazıldı. İki senedir sokaklarda gösteri yapan öğrenciler muhalefeti beğenmediği için önce kendi partilerini kurdu. Sonra da 12 senedir ülkeyi tek yumrukla yöneten Vučić’in iktidarını devirip %52 oyla seçimleri kazandı.
Dünya Paris’i, Madrid’i konuşurken, Sırp öğrenciler çağımızın en büyük demokratik devrimini yaptı.
Peki bunu nasıl başardılar?
“Bırakın Paris’i, Madrid’i, New York’u. Belgrad tüm dünyaya yepyeni bir siyasetin mümkün olduğunu, uğruna inandığın değerleri sahici bir kavgaya çevirdiğinde, tüm hayatının derdi yaptığında bir şeylerin değişebileceğini gösterdi. Belgrad tarih yazdı.
Her şey elim bir kazayla başladı.
İki sene önce Novi Sad’da Çin desteğiyle yenilenen tren garının beton sundurması çöktü. 16 kişi hayatını kaybetti. Birçok kişi, Sırbistan’ın ihmal veya denetimsizlik sonucu yaşanan bu tür kazalara alışık olmasını bekliyordu. Yanıldılar.
Novi Sad yüz binlerce Sırp için patlama eşiği oldu. İktidar ile yakın hangi firma sorumluydu? Kime ihale verilmişti? Kimler görevini ihmal edip denetim yapmamıştı? Sorular fazla, cevap az, öfke yüksekti.
Halk sokağa çıktı. Herkes yolsuzluğa, ihmallere, denetimsizliklere, adam kayırmaya tepkiliydi.
Üniversitelerde eğitim boykot edildi. Öğrenciler forumlar düzenlemeye başladı. Öğrenciler fakülte fakülte örgütlenmiş, forumlar düzenleyerek ne yapacaklarına karar vermeye başlamıştı.
Örgütlenmede liderler yoktu, her şeye topluca karar veriliyordu. Lidersiz bir taban hareketi. Adeta Atina günlerini andıran bir doğrudan demokrasi modeli.
Herkes istediği fikri ortaya atıyor, saatlerce tartışıyordu. Öğrenciler düşe kalka birlikte hareket edip fikir üretmeyi öğrendi. Büyük bir toplumsal deney yapıldı aslında.
İktidar tarafından hedef gösterilen, dövülen, ajan ilan edilen gençler, önce muhalefetle görüştü.
Muhalefetin beceriksizliğini anlayınca kendi siyasi hareketlerini kurmaya karar verdi. Erken seçimlere öğrenciler kendi adaylarıyla katılacaktı.
Forumlarda aldıkları karar netti: Hiçbir öğrenci aday olmayacaktı. Koltuk hırsına gerek yoktu.
İktidarve muhalefet partilerinde görev alan siyasetçilerin aday olması yasaktı. Yepyeni isimler belirlenecekti.
Vekil adaylarını da forumlarda bizzat seçtiler.
250 vekil adayı, büyük üniversite şehirlerine orantılı olarak dağıtıldı. Sonrasında her şehrin adayları, fakültelere pay edildi. Fakülteler kendi forumlarında bir araya geldi ve öğrenciler akıllarındaki vekil adaylarını tanıttı.
Öncelik uzlaşmanın sağlanması oldu. Son çare olarak oylamaya geçildi. Ardından her fakültenin önerdiği isimleri içeren taslak liste tüm ülkedeki forumlara sunuldu.
Forumların yarıdan fazlası tarafından reddedilen adaylar veto edildi. Vekil listesini de öğrenciler bizzat kendileri tartışarak oluşturdu: Öğrenci Listesi.
Öğrenci listesinin vaatleri de yine öğrenciler tarafından forumlarda ortaya çıktı. Bağımsız yargı, özgür medya, ücretsiz ders kitapları, kırsalda sağlık reformu, şeffaf kamu ihaleleri.
Vekil adaylarının yarısı akademisyen. %60’nın doktorası var. Ünlü oyuncular, sporcular, yazarlar, gazeteciler. Hiçbiri siyasetçi değil. Sakarya Üniversitesi mezunu Türkçe’yi anadili gibi konuşan Boşnak Adem Mavrić de listenin öncülerinden.
Ünlü basketçi Dejan Bodiroga da adaylardan.
İşin ilginç yanı, ilk kez Boşnak azınlık da Sırp gençlerle omuz omuza. Yeni Pazarlı Boşnak gençler kefiyeleri, Filistin bayrakları ve başörtüleriyle devrimin ilk günlerinden beri sokaktaydı.
Sırplarla Boşnaklar uzun yıllar sonra ilk kez ortak bir kavga için mücadele veriyor.
Toplumsal barış için kritik bir eşik aşıldı.
Öğrenci Listesi büyük bir zafer kazandı. %52 oy aldılar. Ülkeyi yönetecekler. Amaçları yalnızca bir kişiyi devirmekten ibaret değildi. Yeni bir yaşam, yeni bir siyaset, yeni fikirler ürettiler. Tipik bir iktidar oyununda bir partiye yamanmanın peşinde olmadılar.
Hatta siyasetçi de olmak istemediler.
Hiçbir öğrenci vekil adayı olmadı. Yepyeni insanları özne yaptılar. Siyasetin gücünü meclisten, elitlerden, medyadan alıp herkesin fikirlerini söylediği forumlara çektiler. Şimdi de kendi seçtikleri listeyi denetleyecekler, yepyeni bir yaşamı yine forumlarda inşa edecekler. Tabandan, yerelden örgütlenen sahici bir devrim bu. Sürekli devam edecek bir kavga, tek sıkımlık değil.
Dünya çok acayip bir yer. En karamsar olduğunuz, her şeyin bittiğini düşündüğünüz anda, tanımadığınız birileri dünyanın bir ucunda kayaları, duvarları paramparça ediyor. Yeni fikirler yeşeriyor, yeni sözler söyleniyor. Demokrasi, hukuk devleti devri bitmedi. Yeter ki düştüğünde seni tutan bir el uzansın. Bu ellerin de bir derdi, bir fikri, bir kavgası, bir tasası olsun.”
Sezin Semra Saral



