Mustafa Torun
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Antibiyotik Direnci Gözümüzü Korkutuyor…

Antibiyotik Direnci Gözümüzü Korkutuyor…

Antibiyotik direnci: Bakterilerin kendilerini öldüren veya çoğalmasını durduran antibakteriyal ilaçlara karşı savunma mekanizması geliştirmesidir…

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

Dr. Mustafa Torun
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı
mtorun3@gmail.com

“Laboratuvarlar; insanların büyüdüğü, güçlendiği ve daha iyi olduğu kutsal yerlerdir.”
Louis Pasteur

Antibiyotik direnci: Bakterilerin kendilerini öldüren veya çoğalmasını durduran antibakteriyal ilaçlara karşı savunma mekanizması geliştirmesidir…

Bu artık laboratuvar sorunu değil, doğrudan can alan küresel bir toplum sağlığı alarmıdır…

The Lancet dergisinde 2022’de yayımlanan analiz; 2019’da dirençli bakteriyel enfeksiyonların 1.27 milyon ölüme doğrudan sebep olduğunu, 4.95 milyon ölümde ise altta yatan etmen olduğunu ortaya koymuştur…

Dünya Sağlık Örgütü(WHO), Antibiyotik Direncini “insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük 10 küresel sağlık tehdidinden biri” olarak duyurmuştur…

Antibiyotik Direnci Nasıl Gelişiyor?

Bakteriler milyarlarca yılda evrimleşmiş usta oyuncu ve uyumculardır…

Antibiyotikle karşı karşıya kalan bir bakteri topluluğunda, rastlantısal mutasyonla direnç kazanan tek bir hücre yaşamda kalır ve hızla çoğalmaya başlar…

Daha da kötüsü, bakteriler direnç genlerini PLAZMİD denen küçük DNA parçalarıyla türler arası paylaşabilir…

Buna YATAY GEN AKTARIMI denir. Yani hastanedeki güçlü bir Gram Negatif Bakteri olan KLEBSİELLA’nın direnç geni, bağırsağımızdaki zararsız E.COLİ bakterisine geçebilir…

İnsan Eliyle Hızlanan Süreç Nasıl İşliyor?

1. Gereksiz kullanım:
DSÖ verilerine göre antibiyotiklerin %30-50’si gereksiz reçete ediliyor. Viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotik işe yaramadığı defalarca anlatılmasına rağmen, hâlâ yazılıyor.
1. Yarım bırakılan tedaviler:
Hasta kendini iyi hissedince antibiyotiği kesiyor. Ortamda kalan az sayıda dirençli bakteri seçilip, maalesef güçleniyor.
1. Tarım ve hayvancılık:
Küresel antibiyotik tüketiminin %70’ten fazlası hayvanlarda kullanımına bağlıdır. Büyüme hızlandırıcı ve toplu koruma amaçlı düşük doz kullanım, “DİRENÇ ÇİFTLİKLERİ” yaratıyor. Dirençli bakteriler gübreyle toprağa, etle sofraya geliyor.
1. Çevre kirliliği:
İlaç fabrikası atıkları ve arıtılmayan hastane atıksuları, nehirlerde antibiyotik karışımı oluşturuyor. Bu durumu, suda direnç genlerinin yayılması için ideal bir ortam yapıyor.

Klinik ve Ekonomik Bedel Konusunda Neler Söylenebilir?

*Direnç yüzünden basit bir sezaryen, kalça protezi ameliyatı veya kemoterapi bile ölümcül risk taşıyabilir. Çünkü bu işlemleri güvenli kılan şey, enfeksiyonu önleyen antibiyotik kalkanıdır…
*Karbapenem Dirençli Acinetobacter, Kolistin Dirençli Klebsiella gibi “SÜPER BAKTERİLER” için elimizde maalesef antibiyotik kalmıyor.
*Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi, direncin AB’ye yıllık maliyetini 1.5 milyar avro, 33 bin ek ölüm olarak hesaplamış.
*2050’de önlem alınmazsa küresel ölümün yılda 10 milyona ulaşacağı, dünya ekonomisinin 100 trilyon dolar kaybedeceği öngörülüyor…

Çıkış Yolu Nedir?

İnsan, hayvan ve çevre sağlığı birbirine bağlıdır. Çözüm de ortak olmalıdır.
1. Akılcı antibiyotik kullanımı:
Sadece kanıtlanmış bakteriyel enfeksiyonda, uygun etken, doz ve sürede kullanılıp, Hızlı Tanı Testleri yaygınlaştırılmalıdır. Türkiye’de 2015’ten beri reçetesiz antibiyotik satışı durdurulmuş olup, biraz gevşetilse de yine de bu önemli bir adım diyebiliriz.
1. Enfeksiyon önleme:
Aşılar, El Hijyeni, Hastane Enfeksiyon Kontrol Kurullarının sağlıklı ve bilimsel esaslara göre çalışması; antibiyotik gereksinimini azaltır. Su ve sanitasyon altyapısı olmazsa olmazımızdır.
1. Tarımda Kısıtlama:
Büyüme amaçlı antibiyotik kullanımı AB’de yasaklandı. Türkiye’de de 2006’dan beri yasak olup, maalesef denetimler azalmıştır. Denetimler mutlaka sıkılaştırılmalıdır.
1. Yeni Silahlar:
1987’den beri yeni bir antibiyotik sınıfı geliştirilemedi. İlaç firmaları kâr düşük diye Ar-Ge’den çekiliyor. Kamu fonları, patent garantileri, ABONELİK MODELİ gibi teşvikler gerekiyor. Faj Tedavisi, Antimikrobiyal Peptidler ve yeni nesil aşılar umut içeriyor.
1. Sürveyans(Verilerin yorumlanması):
Hangi bakterinin nerede, neye dirençli olduğunu bilmek şart. DSÖ’nün GLASS sistemi ve Türkiye’nin UAMDS ağı bu amaçla çalışmaktadır.

Antibiyotikler 20. yüzyılın sağlık mucizesiydi. Onları hoyratça ve akıl dışı kullanırsak 21. yüzyılda bu mucizeyi kaybederiz. Direnç, doğanın yasası. Ama onu felakete çeviren, bizim kısa vadeli kâr ve ihmal düzenimiz. Antibiyotik öncesi çağa dönmek istemiyorsak, ilacı da sistemi de reçeteye yazmak zorundayız. Yoksa elden ayaktan düşeceğimiz, basit bir enfeksiyonla yaşamımızı riske sokacağımız günler yakın…

Sözlerimi Kul Ahmet’ten alınan Arif Sağ Ustamızın güzel bir Kahramanmaraş türküsü ile bitireyim…

“Seher Yeli Nazlı Yare
Bildir Beni Bildir Beni
Düşmüşem Elden Ayaktan
Kaldır Beni Kaldır Beni”

Sevgiler…

Antibiyotik Direnci Gözümüzü Korkutuyor…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!