1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Burhanettin YILMAZ
  4. Halk TV’ye Operasyon İddiaları Neden Gündemde? İddianame Ne Söylüyor?
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Halk TV’ye Operasyon İddiaları Neden Gündemde? İddianame Ne Söylüyor?

Türkiye'de siyaset ile medya arasındaki ilişki hiçbir zaman yalnızca gazetecilik faaliyeti olarak görülmedi. Medya, kimi zaman siyasetin destekçisi, kimi zaman muhalifi, kimi zaman da doğrudan siyasi mücadelenin aktörlerinden biri haline geldi.

featured
Advert

 

Türkiye’de siyaset ile medya arasındaki ilişki hiçbir zaman yalnızca gazetecilik faaliyeti olarak görülmedi. Medya, kimi zaman siyasetin destekçisi, kimi zaman muhalifi, kimi zaman da doğrudan siyasi mücadelenin aktörlerinden biri haline geldi.

Bugün Silivri Belediyesi soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame, işte tam da bu nedenle yalnızca bir belediye dosyası olarak değerlendirilmiyor.

Çünkü dosyada yer aldığı belirtilen para hareketleri ve ifadeler, Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu’nun adını da tartışmaların merkezine taşıdı.

Burada sorulması gereken soru şudur:

Bu para transferleri sıradan ticari işlemler miydi, yoksa savcılığın daha derinlemesine incelemeyi gerektirecek gördüğü ilişkiler ağının parçaları mı?

Bu sorunun cevabını bugün ne siyasetçiler biliyor ne televizyon yorumcuları ne de sosyal medya kahinleri.

Bunu yalnızca soruşturmayı yürüten savcılık ve nihayetinde bağımsız yargı ortaya koyabilir.

Ancak ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var.

Dosya büyüyor.

İfadeler çoğalıyor.

Mali hareketler mercek altına alınıyor.

İsimler kamuoyunun önüne çıkıyor.

Bu tablo karşısında “Hiçbir şey olmaz.” demek de, “Yarın operasyon geliyor.” demek de aynı ölçüde peşin hüküm olur.

Fakat Türkiye’nin yakın siyasi geçmişi bize başka bir gerçeği de öğretti.

Bir soruşturma, yalnızca başladığı dosyayla sınırlı kalmayabilir.

Mali kayıtlar incelendikçe yeni isimler ortaya çıkabilir.

Tanık ifadeleri yeni soruşturmaların kapısını aralayabilir.

Telefon kayıtları, banka hareketleri ve şirket ilişkileri dosyanın yönünü değiştirebilir.

İşte kamuoyunda bugün yapılan tartışmaların temelinde de bu ihtimal yatıyor.

Bir başka dikkat çekici nokta ise sessizliktir.

Halk TV yönetimi ve dosyada adı geçen isimlerin yapacağı ayrıntılı açıklamalar, kamuoyunun sağlıklı değerlendirme yapabilmesi açısından önemlidir.

Şeffaflık, yalnızca kamu kurumları için değil, kamuoyu oluşturan medya kuruluşları için de vazgeçilmez bir ilkedir.

Gazetecilik, hesap sorabildiği kadar hesap verebildiği ölçüde güven kazanır.

Bu nedenle, iddiaların açık ve belgeli biçimde yanıtlanması hem ilgili kişiler hem de kamuoyu açısından en doğru yoldur.

Öte yandan, hukuk devletinde hiç kimse hakkında yalnızca iddialar üzerinden hüküm kurulamaz.

Bir kişinin adının soruşturma dosyasında geçmesi suçlu olduğu anlamına gelmez.

Masumiyet karinesi, herkes için geçerlidir.

Ancak aynı şekilde, kamuoyunu ilgilendiren ciddi iddiaların da “görmezden gelinmesi” beklenemez.

Bugün gelinen noktada kesin olan tek şey şudur:

Silivri dosyası artık yalnızca Silivri dosyası değildir.

Bu soruşturmanın siyasi, hukuki ve medya boyutları giderek daha fazla tartışılacaktır.

Süreç nasıl sonuçlanır bilinmez.

Ancak dosyada ortaya çıkacak her yeni bilgi, yalnızca bir belediyeyi değil, Türkiye’de siyaset, medya ve sermaye ilişkilerinin nasıl şekillendiğine dair daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getirecektir.

Gerçeklerin ortaya çıkması ise ne peşin hükümlerle ne de sloganlarla sağlanır.

Onu ortaya çıkaracak olan, deliller ve hukukun işlemesidir.

 

Halk TV’ye Operasyon İddiaları Neden Gündemde? İddianame Ne Söylüyor?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!