Atilla YÜCEAK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Özgür Özel her cepheden etrafı çevrilmiş baskı altında!

Özgür Özel her cepheden etrafı çevrilmiş baskı altında!

Sesi çıkmayan tepki vermeyenler,     Muharrem İnce gibi havaya göre renk değiştirenler, fırsattan istifade mevzi kazanmak isteyenler, görev almak için genel merkez etrafında dolaşanlar…

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Sesi çıkmayan tepki vermeyenler,     Muharrem İnce gibi havaya göre renk değiştirenler,

fırsattan istifade mevzi kazanmak isteyenler, görev almak için genel merkez etrafında dolaşanlar…

 

CHP’de kriz derinleşiyor: istifalar, kurultay tartışması ve yeni parti olasılığı.

 

CHP’de son günlerde yaşanan gelişmeler, parti içi krizin yeni bir aşamaya geçtiğini açıkça gösteriyor. Özgür Özel’e yakın isimlerin Parti Meclisi’nden toplu istifasıyla başlayan süreç, kurultay tartışmaları ve “yeni parti” iddialarıyla birlikte daha da derinleşmiş durumda.

 

Parti meclisinde istifa krizi!

 

CHP Parti Meclisi’nde Özgür Özel’e yakın 28 üyenin istifa etmesiyle birlikte gözler parti tüzüğüne çevrildi. Tüzüğe göre üye sayısının üçte ikinin altına düşmesi halinde olağanüstü kurultay sürecinin başlaması gerekiyor. Özel’e yakın kanat, bu şartların oluştuğunu savunarak kurultayın toplanmamasının hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

 

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi farklı bir görüş ortaya koydu. Parti yönetimi, istifaların usulüne uygun yapılmadığını savunarak Parti Meclisi’nin çalışmaya devam edebileceğini açıkladı. Yapılan toplantıda olağanüstü kurultay kararı alınmazken, bunun yerine olağan kurultay takviminin başlatılması kararlaştırıldı.

 

Karşılıklı açıklamalar ve gerilim!

 

İki kanat arasındaki gerilim, yapılan açıklamalarla daha da yükseldi. Özgür Özel’e yakın isimler kurultayın zorunlu olduğunu vurgularken, Kılıçdaroğlu cephesi mevcut sürecin devam edeceğini ve parti işleyişinin sürdüğünü belirtti.

 

Parti içindeki butlancı isimler ise istifaların Kılıçdaroğlu’nun elini güçlendirdiğini savundu. Bu değerlendirmeler, CHP’deki ayrışmanın giderek keskinleştiğini ortaya koydu.

 

İhraç süreci ve yeni listeler!

 

Öte yandan parti içinde disiplin süreci de hız kazandı. Daha önce gündeme gelen ihraç kararlarının ardından yeni isimlerin de listede olduğu iddia edildi. Bazı milletvekilleri ve belediye başkanları hakkında da ihraç sürecinin genişleyebileceği konuşuluyor.

 

Bu gelişmeler, parti içindeki bölünmenin daha da derinleşebileceği yorumlarına neden oldu.

 

Yeni parti savları gündemde!

 

Yaşanan krizle birlikte kulislerde en çok konuşulan başlık ise Özgür Özel’in yeni bir parti kurabileceği savı oldu.

Özel’in farklı kesimlerden isimlerle temas kurduğu ve olası bir kurucu kadro için görüşmeler yaptığı öne sürülüyor.

 

Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da siyasal kulislerde bu olasılığın ciddi şekilde değerlendirildiği ifade ediliyor.

 

Anketler ve siyasi etki tartışması!

 

İktidar cephesine sunulduğu öne sürülen bazı anketlerde dikkat çekici sonuçlar yer aldı. Bu senaryolara göre CHP’nin bölünmesi halinde yeni kurulacak partinin önemli bir oy potansiyeline ulaşabileceği iddia edilirken, mevcut CHP’nin oy oranının düşebileceği ileri sürüldü.

 

Bu durumun Cumhur İttifakı açısından da farklı siyasal hesapları gündeme getirdiği belirtiliyor.

 

Baskın bir erken seçim olasılığı!

 

Siyasal kulislerde konuşulan bir diğer önemli başlık ise erken seçim ihtimali. Bazı gözlemciler, olası bir seçim kararının CHP içindeki kurultay sürecini doğrudan etkileyebileceğini ve muhalefetin hazırlıksız yakalanabileceğini dile getiriyor.

 

Muharrem İnce ve Bahçeli faktörü: Baskı artıyor.

 

Bu süreçte dikkat çeken bir diğer başlık ise Muharrem İnce’nin tutumu oldu. İlk etapta Özgür Özel’e destek veren İnce’nin zamanla söylem değiştirdiği ve daha farklı bir pozisyona geçtiği görülüyor. Bir yandan mahkeme kararını eleştirirken diğer yandan bu karara uyulması gerektiğini savunması, “İkili dil” eleştirilerini beraberinde getirdi.

 

Ben Muharrem İnce’ye güvenilmeyeceğini ilk günden söylemekteyim.

 

Siyasal sahnede yalnızca parti içi aktörler değil, dış aktörlerin de devreye girdiği yönünde güçlü yorumlar yapılıyor. Adeta Bülent kuşoğlu’nun da anımsattığı gibi “Devlet aklı” olarak tanımlanan bir müdahale mekanizmasının devrede olduğu ve yeni parti kurulmasının engellenmeye çalışıldığı iddia ediliyor.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamaları da bu çerçevede dikkat çekti. Bahçeli, hem Özgür Özel’e hem de Kılıçdaroğlu’na seslenerek yeni parti kurulmasına karşı çıktı.

İki ismin uzlaşarak CHP içinde yoluna devam etmesi gerektiğini ifade etti.

 

Bahçeli’nin açıklamalarında özellikle şu vurgu öne çıktı: Mahkeme kararları kesinleşene kadar Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olarak kabul edilmesi gerektiği ve Özgür Özel’in bu gerilimi derinleştirmemesi gerektiği yönünde çağrıda bulundu.

 

Bu açıklamalar, Özgür Özel’e dolaylı bir “Geri adım at” mesajı olarak yorumlanmaktadır.

 

Yargı ve siyasal baskı savları!

 

Öte yandan yargı cephesinde yaşanan gelişmeler de dikkat çekici. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan atamalar ve bazı dosyaların buraya taşınması, önümüzdeki süreçte yeni siyasal ve hukuksal hamlelerin gelebileceği şeklinde değerlendiriliyor.

 

Kimi CHP’li isimler hakkında fezleke hazırlanabileceği ve dokunulmazlık süreçlerinin başlatılabileceği savları kulislerde konuşuluyor.

Bu gelişmeler, parti içindeki mücadeleyi yalnızca siyasal değil aynı zamanda hukuksal bir zemine de taşıyor.

 

Ayrıca Ankara’daki CHP’li belediyelere yönelik olası operasyon iddiaları da siyaset kulislerinde dillendiriliyor. Bu durum, Özgür Özel’e yakın kadrolara yönelik çok yönlü bir baskı oluşturulduğu yorumlarına neden oluyor.

 

Son durum: yol ayrımı!

 

Gelinen noktada CHP içinde fiili bir bölünmeden söz ediliyor. Hukuksal olarak parti yönetimi Kılıçdaroğlu ekibinde görünürken, siyasal ve tabansal olarak Özgür Özel ekibinin önemli bir karşılığı olduğu açıkça görülmektedir.

 

Ancak var olan tablo, Özgür Özel ekibinin yalnızca “Biz seçildik” söylemiyle yol almasının yeterli olmayacağını gösteriyor.

Bu nedenle önlerinde iki temel yol olduğu görülmektedir:

Ya parti içinde uzun süren bir mücadeleye devam etmek

Ya da en son noktada tabanla birlikte yeni bir siyasal yol açmak…

 

Özcesi

CHP’de yaşanan gelişmeler, sıradan bir parti içi kriz olmanın ötesine geçmiş durumda.

Kurultay tartışmaları, yargı süreçleri, siyasal baskılar ve yeni parti olasılığı birlikte düşünüldüğünde, önümüzdeki günlerin Türkiye siyaseti açısından son derece belirleyici olacağı açıkça görülüyor.

 

Belirsizlik sürüyor, ancak bir kırılma noktasına doğru hızla ilerleniyor.

Özgür Özel her cepheden etrafı çevrilmiş baskı altında!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!