Advert
Burhanettin YILMAZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Adalet mi, Gösteri mi? İmamoğlu Davasında Kısıtlamalar Gerçeği Ele Veriyor

Adalet mi, Gösteri mi? İmamoğlu Davasında Kısıtlamalar Gerçeği Ele Veriyor

İBB davasının 7. duruşmasında konuşan Ekrem İmamoğlu, salon kısıtlamalarına sert tepki gösterdi. Aile, avukat ve basına yönelik sınırlamaların arttığını vurgulayan İmamoğlu, “Bu süreç şeffaflıktan uzaklaşıyor” diyerek yargının güven kaybettiğine dikkat çekti.

featured
Google'da Abone Ol service
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

İBB davasının 7. duruşmasında konuşan Ekrem İmamoğlu, salon kısıtlamalarına sert tepki gösterdi. Aile, avukat ve basına yönelik sınırlamaların arttığını vurgulayan İmamoğlu, “Bu süreç şeffaflıktan uzaklaşıyor” diyerek yargının güven kaybettiğine dikkat çekti.

407 sanıklı, 107’si tutuklu bir dava… Türkiye’nin en kritik yargı süreçlerinden biri olarak gösterilen İBB davası, artık yalnızca hukuki değil, doğrudan siyasi ve toplumsal bir sınav haline gelmiş durumda.

Ancak bu sınavın en dikkat çekici yönü kararlar değil, uygulamalar.

Ekrem İmamoğlu’nun duruşmada dile getirdiği tablo açık:
Aileler sınırlı, avukatlar sınırlı, basın sınırlı…
Peki o zaman adalet nerede?

Bir davada şeffaflık azalıyor, kısıtlamalar artıyorsa orada doğal olarak güven de azalır. Nitekim bu dava da tam olarak o noktaya evrilmiş durumda. Başlangıçta daha açık yürütülen süreç, bugün daha kapalı ve daha kontrollü bir hale gelmiş görünüyor.

İmamoğlu’nun işaret ettiği en kritik noktalardan biri, ailelerin yalnızca bir kişiyle sınırlandırılması ve savunmanın daraltılması. Bu sadece teknik bir tercih değil; doğrudan adil yargılanma hakkının sınırlarını tartışmaya açan bir uygulama.

Daha da çarpıcı olan ise basının durumu. Duruşmayı yerinde ve özgürce takip edemeyen bir medya, kamuoyunu nasıl doğru bilgilendirecek?
Cevap basit: Bilgilendiremeyecek.

Dün İBB Başkanvekili’nin bile duruşmaya alınmaması ise meselenin boyutunu büyüten bir başka gelişme. Bu, artık sadece bir yargılama değil; kimlerin süreci izleyebileceğine kadar uzanan bir kontrol mekanizmasına işaret ediyor.

İktidarın “yargı işliyor” söylemi ile sahadaki uygulamalar arasındaki fark her geçen gün daha görünür hale geliyor.

Bugün gelinen noktada soru net:
Bu dava adaletin tecellisi için mi yürütülüyor, yoksa sürecin kontrolü mü esas alınıyor?

Bayram arifesinde yapılan çağrı ise aslında hukukun en temel ilkesine dayanıyor:
Şeffaflık, adaletin düşmanı değil, güvencesidir.

Eğer bir yargılama toplumdan kaçırılıyorsa, orada karar ne olursa olsun tartışma bitmez.

Çünkü adalet yalnızca verilmez—
görülür, hissedilir ve toplumu ikna eder.

 

EDİTÖR NOTU

Bu metin yorum içeren bir analiz yazısıdır. Yargı süreci devam etmekte olup, tüm taraflar açısından masumiyet karinesi esastır.

Adalet mi, Gösteri mi? İmamoğlu Davasında Kısıtlamalar Gerçeği Ele Veriyor
+ - 1

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

1 Yorum

  1. 18 Mart 2026, 19:15

    Kihmetli Okurlar ; Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar” deyiminin sözlükten anlamına baktım. 《adaletsizliği veya hilekarligi
    başkalarına zarar vermek için kullananların, er ya da geç aynı adaletsizliğin kurbanı olacağını anlatan bir uyarı sözüdür. Kendi bozduğunuz düzen, sonunda dönüp dolaşıp size zarar verir. 
    Deyimler sözlüğüne ara sıra göz atmakta fayda var. Saygı ve sevgilerimle

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin