1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Burhanettin YILMAZ
  4. Bugün A Haber ile Cumhuriyet Gazetesi Arasında Ne Fark Var?
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün A Haber ile Cumhuriyet Gazetesi Arasında Ne Fark Var?

Gazetecilik, yalnızca haber aktarmak değildir. Gazetecilik; halk adına iktidarı denetlemek, gerçeğin peşinden gitmek, kamu yararını savunmak ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze almaktır. Bir gazetenin değeri, baskı makinesinden çıkan sayfa sayısıyla değil; halkın vicdanındaki güveniyle ölçülür.

featured
Advert

Gazetecilik, yalnızca haber aktarmak değildir. Gazetecilik; halk adına iktidarı denetlemek, gerçeğin peşinden gitmek, kamu yararını savunmak ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze almaktır. Bir gazetenin değeri, baskı makinesinden çıkan sayfa sayısıyla değil; halkın vicdanındaki güveniyle ölçülür.

Bu nedenle Cumhuriyet Gazetesi’nin Türkiye’deki yeri her zaman farklı olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim iki büyük eserim vardır; biri Cumhuriyet, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözü, yalnızca bir gazetenin adını değil, Cumhuriyet fikrini ve aydınlanma mücadelesini de simgeler. Milli Mücadele’nin ruhundan doğan, adını Cumhuriyet devriminden alan bu gazete; yıllarca laikliğin, bağımsızlığın, hukukun ve çağdaş Türkiye idealinin sesi olmuştur.

Cumhuriyet Gazetesi denildiğinde akla yalnızca haber değil; kalemini satmayan insanlar gelirdi.

Bombalarla susturulmak istenen Uğur Mumcu, hukuk mücadelesinin simgesi Muammer Aksoy, düşünceleri nedeniyle hedef haline getirilen nice aydın ve gazeteci… Onlar Cumhuriyet sayfalarında yalnızca yazı yazmadılar; demokrasi, laiklik ve bağımsızlık adına canlarını ortaya koydular.

Bugün ise birçok eski okur şu soruyu sormaktan kendini alamıyor:

Cumhuriyet Gazetesi ile A Haber arasında habercilik anlayışı bakımından gerçekten ne kadar fark kaldı?

Elbette iki kurumun tarihleri, sahiplik yapıları ve yayın politikaları aynı değildir. Ancak eleştirilerin odağındaki nokta da tam burasıdır.

Bir zamanlar iktidarlara mesafesini koruyan, gerektiğinde en sert eleştirileri yapan Cumhuriyet’in; son yıllarda bazı siyasi gelişmelerde tarafsızlık ilkesinden uzaklaştığı, belirli siyasi çizgilere yakın duran bir yayın dili benimsediği yönünde yoğun eleştiriler bulunmaktadır. Bu durum, yıllarca gazeteye destek veren devrimciler, demokratlar, sosyal demokratlar ve Cumhuriyet değerlerine bağlı okurlar arasında ciddi bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

A Haber’in yayın çizgisi kamuoyunda uzun süredir iktidara yakın bir kanal olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle izleyicisi de yayın politikasını bu çerçevede okumaktadır.

Cumhuriyet Gazetesi’nden beklenen ise hiçbir zaman bu olmamıştır.

Cumhuriyet’in gücü; herhangi bir siyasi merkezin yanında durmasından değil, gerçeğin yanında durmasından geliyordu. Onu farklı yapan; iktidar değişse de gazetecilik ilkelerinden taviz vermemesiydi.

Bugün gazetenin sayfalarında zaman zaman görülen tek yönlü değerlendirmeler, muhalefet içindeki farklı seslere karşı sergilenen seçici yaklaşım ve bazı siyasi aktörlere yönelik eleştirel mesafenin kaybolduğu algısı, okurların güvenini zedelemektedir.

Gazetecilik, taraftarlık değildir.

Gazeteci, sevdiği siyasi hareketi korumak için gerçekleri eğip bükmeye başladığı gün gazetecilikten uzaklaşır. Çünkü gazetenin görevi siyaset yapmak değil, siyaseti denetlemektir.

Cumhuriyet Gazetesi’nin yıllarca oluşturduğu saygınlık, yalnızca köklü geçmişinden değil; bağımsız duruşundan kaynaklanıyordu. O bağımsızlık zedelendiğinde ise geriye yalnızca bir gazete adı kalır.

Nitekim son yıllarda tirajların ve dijital okur sadakatinin gerilemesi de bu güven kaybının önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Okur, kendi düşüncesini tekrar eden bir yayın organı değil; gerçeği bütün yönleriyle ortaya koyan bir gazeteyi okumak ister.

Bugün Cumhuriyet’i eleştirenlerin önemli bir bölümü, gazetenin karşısında duran insanlar değildir. Tam tersine, yıllarca onu evine sokmuş, çocuklarına okutmuş, demokrasi mücadelesinin sembolü olarak görmüş insanlardır.

Çünkü beklentileri büyüktür.

Cumhuriyet Gazetesi’nin yeniden Uğur Mumcu’nun cesaretini, Muammer Aksoy’un hukuk anlayışını, İlhan Selçuk’un bağımsızlık çizgisini ve kuruluş felsefesindeki aydınlanmacı ruhu temsil etmesini istemektedirler.

Cumhuriyet Gazetesi’nin en büyük sermayesi ne matbaasıdır ne de internet sitesi.

En büyük sermayesi güvendir.

O güven yeniden kazanılmadıkça, Cumhuriyet adını taşımak tek başına yeterli olmayacaktır. Çünkü Cumhuriyet yalnızca bir gazete değil; Türkiye’nin çağdaşlaşma mücadelesinin simgelerinden biridir. Bu nedenle ondan beklenen, herhangi bir siyasi merkezin değil; halkın haber alma hakkının yanında durmasıdır.

Cumhuriyet’in tarihine yakışan da budur. Cumhuriyet okurunun özlediği gazete de budur.

 

Bugün A Haber ile Cumhuriyet Gazetesi Arasında Ne Fark Var?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!