1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Burhanettin YILMAZ
  4. Özgür Özel’in “Millet” Çelişkisi
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Özgür Özel’in “Millet” Çelişkisi

Kendini CHP’nin Halkçı Ve Sosyal Demokrat Misyonuyla Konumlandıran Bir Lider, Neden “Halk” Değil “Millet” Diyor?

featured
Advert

Kendini CHP’nin Halkçı Ve Sosyal Demokrat Misyonuyla Konumlandıran Bir Lider, Neden “Halk” Değil “Millet” Diyor?

Siyasette bazen bir kelime, bir liderin anlattığı uzun siyasi programlardan daha fazla şey söyler.

Özgür Özel de kendisini CHP’nin tarihsel misyonuna bağlı, Atatürk ilke ve devrimlerini savunan, halkçı ve sosyal demokrat bir lider olarak konumlandırıyor.

Ancak tam da burada bir çelişki ortaya çıkıyor.

Özgür Özel, meydanlarda “milletin partisi”, hatta “milletin kurduğu parti” ifadelerini öne çıkarıyor.

Peki kendisini CHP’nin halkçı ve sosyal demokrat misyonunun taşıyıcısı olarak tanımlayan bir lider açısından bu söylem ne anlama geliyor?

Neden “halk” değil de “millet”?

Bu, basit bir kelime tercihi değildir.

***

HALK VE MİLLET AYNI ŞEY Mİ?

Elbette günlük dilde bu iki kavram zaman zaman birbirinin yerine kullanılabilir. Ancak siyasette kavramların tarihsel ve sınıfsal anlamları vardır.

“Millet” dediğinizde toplumun tamamını tek bir ortak kimlik altında toplarsınız.

İşçi de millettir, patron da.

Asgari ücretli de millettir, büyük sermaye sahibi de.

Çiftçi de millettir, tarım tekeli de.

Emekli de millettir, milyonluk servete sahip olan da.

Oysa bunların yaşam koşulları ve ekonomik çıkarları aynı değildir.

İşte sosyal demokrat siyaset tam da bu farklılıkları görmek zorundadır.

“Halk” dediğinizde ise karşınıza somut insan çıkar.

İşçi…

Çiftçi…

Emekli…

Esnaf…

Genç…

Üretici…

Emeğiyle geçinen milyonlar…

Bu nedenle “halk”, sol ve sosyal demokrat siyasetin toplumsal gerçekliğe bakışında çok daha somut bir karşılığa sahiptir.

***

CHP’NİN TARİHSEL KİMLİĞİNDE HALKÇILIK VAR

CHP’nin Altı Oku’ndan biri Halkçılıktır.

Bu, yalnızca geçmişte kalmış bir kavram değildir.

CHP’nin tarihsel siyasal kimliğinin temel taşlarından biridir.

Özellikle Bülent Ecevit döneminin siyasi dilini hatırladığımızda bunu çok daha açık görürüz.

Halkın sesi…

Halkın gücü…

Emek…

Üretici…

İşçi…

Köylü…

Bu dil, toplumdaki gerçek ekonomik ve sosyal sorunları görünür kılan bir dildi.

Şimdi ise kendisini aynı tarihsel misyonun taşıyıcısı olarak tanımlayan Özgür Özel’in siyasi dilinde “millet” kavramı giderek daha fazla öne çıkıyor.

İşte sorguladığımız çelişki budur.

***

“MİLLETİN PARTİSİ” SÖYLEMİ NEREYE İŞARET EDİYOR?

“Millet” kavramının kendisine itiraz etmiyoruz.

Elbette millet vardır.

Ancak Türkiye siyasetinde “millet” kavramının güçlü bir merkez sağ siyasi geçmişi de vardır.

“Milletin iradesi…”

“Milletin partisi…”

“Milletin adamı…”

Bu kavramlar yıllardır merkez sağ siyasetin temel söylemleri arasında yer aldı.

Öyleyse Özgür Özel’in kendisini CHP’nin halkçı ve sosyal demokrat misyonunun temsilcisi olarak tanımlarken özellikle “milletin partisi” söylemini öne çıkarması neden sorgulanmasın?

Burada önemli olan kelimenin kendisi değil, siyasi yönelimdir.

                                   ***

MERKEZ SAĞA DOĞRU YENİ BİR KULAÇ MI?

Yeni Parti’nin toplumun farklı kesimlerine ulaşmak istemesi elbette normaldir.

Ancak farklı seçmen gruplarına ulaşmak başka şeydir, onların siyasal dilini benimsemek başka.

Eğer “milletin partisi” söylemi sadece geniş kitlelere ulaşma amacı taşıyorsa, bunun açıklanması gerekir.

Ama bu söylem Yeni Parti’nin giderek merkez sağa doğru konumlandırılmasının bir parçasıysa, o zaman ortada çok daha önemli bir siyasi değişim vardır.

Çünkü bir siyasi parti oy kazanmak uğruna kendi kimliğini belirsizleştirirse, bir süre sonra şu soruyla karşılaşır:

“Sizi diğer partilerden ayıran nedir?”

CHP’nin tarihsel kimliğini taşıdığını söyleyen bir hareketin, merkez sağın siyasi diline yaklaşması işte bu nedenle önemlidir.

***

İMAMOĞLU ETKİSİ Mİ?

Bir başka soru da burada karşımıza çıkıyor.

Ekrem İmamoğlu, Yeni Parti’nin siyasi geleceği açısından son derece etkili bir aktör.

Dolayısıyla Özgür Özel’in ve Yeni Parti’nin siyasi dilindeki değişimi İmamoğlu faktöründen bağımsız değerlendirmek kolay değil.

Peki “millet” merkezli bu yeni siyasi dil Özgür Özel’in kendi tercihi mi?

Yoksa İmamoğlu merkezli seçim hesabı, Yeni Parti’yi daha geniş ve özellikle merkez sağ seçmene ulaşabilecek bir hatta mı taşıyor?

Bunu kesin bir hüküm olarak söylemek mümkün değil.

Ama siyasi olarak sormak mümkündür.

Hatta bugün tam da bu sorunun sorulması gerekir.

***

MESELE ÖZGÜR ÖZEL’E NASİHAT VERMEK DEĞİL

Burada yanlış anlaşılmasın.

Özgür Özel’e “solcu ol” demiyoruz.

“Sosyal demokrat ol” da demiyoruz.

Çünkü kendisi zaten böyle olduğunu söylüyor.

Tam tersine, kendi iddiasını kendi siyasi diliyle karşılaştırıyoruz.

Kendisini halkçı ve sosyal demokrat bir lider olarak konumlandıran Özgür Özel’e şu soruyu yöneltiyoruz:

CHP’nin temel ilkelerinden biri Halkçılık iken, neden siyasi söyleminizde “halk” yerine “millet” kavramını bu kadar öne çıkarıyorsunuz?

Bu sorunun cevabı önemlidir.

Çünkü mesele bir kelime değil, Yeni Parti’nin hangi siyasi çizgide konumlanacağıdır.

                                  

                                   ***

SONUÇ: HALKTAN MİLLETE DOĞRU BİR SİYASAL KAYIŞ MI?

Bugün tartışmamız gereken asıl konu budur.

Özgür Özel kendisini CHP’nin tarihsel misyonuna bağlı, halkçı ve sosyal demokrat bir lider olarak tanımlıyor.

Fakat aynı lider, Yeni Parti’yi meydanlarda “milletin partisi” ve “milletin kurduğu parti” olarak tarif ediyor.

İşte çelişki burada.

Eğer bu sadece toplumsal tabanı genişletmek amacıyla seçilmiş bir söylemse, bunun siyasi gerekçesi açıklanmalıdır.

Yok eğer Yeni Parti’nin merkez sağa doğru açılmasının ve yeni bir siyasi konum arayışının işaretiyse, bunun da adı konulmalıdır.

Ve bütün bunların yanında şu soru da ortada durmaktadır:

Ekrem İmamoğlu merkezli siyasi hesap, Özgür Özel’in ve Yeni Parti’nin dilini ve yönünü değiştiriyor mu?

Bunu zaman gösterecek.

Ama siyasette kullanılan kelimeler de birer işarettir.

CHP’nin tarihsel mirasında “Halkçılık” vardır.

Bugün ise karşımızda sürekli tekrarlanan bir ifade var:

“Milletin partisi…”

İşte bizim itirazımız tam burada başlıyor.

Çünkü mesele “millet” kelimesine karşı olmak değildir.

Mesele, kendisini halkçı ve sosyal demokrat olarak tanımlayan bir siyasi anlayışın neden halktan uzaklaşıp millet kavramını merkeze aldığıdır.

Ve bu sorunun cevabı, yalnızca Özgür Özel’in değil, Yeni Parti’nin hangi yöne yürüdüğünün de cevabı olacaktır.

 

Özgür Özel’in “Millet” Çelişkisi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!