1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Burhanettin YILMAZ
  4. CHP’de Sol Romantizm ve Goşist Eğilimler Üzerine
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP’de Sol Romantizm ve Goşist Eğilimler Üzerine

Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan son süreç, yalnızca bir yönetim veya kadro tartışması olmaktan çıkmış; geçmişte aynı siyasal mücadelelerin içinde yer almış insanları dahi farklı kamplara ayıran bir iç gerilime dönüşmüştür.

featured
Advert

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan son süreç, yalnızca bir yönetim veya kadro tartışması olmaktan çıkmış; geçmişte aynı siyasal mücadelelerin içinde yer almış insanları dahi farklı kamplara ayıran bir iç gerilime dönüşmüştür.

Ne yazık ki bu tartışmaların bir bölümünde, ilke ve program eksenli bir siyaset yerine kişiler merkezli yaklaşımlar öne çıkmakta; bazı çevreler ise kendi goşist eğilimlerini “gerçek solculuk” olarak sunmaya çalışmaktadır.

Oysa siyasal mücadele, romantizmle değil gerçeklikle yürütülür.

Her şeyden önce unutulmaması gereken temel gerçek şudur: Cumhuriyet Halk Partisi, sosyalist bir parti değil; sosyal demokrat bir kitle partisidir. Bu nedenle CHP’yi, sosyalizmin bütün teorik tezleri üzerinden değerlendirmek hem tarihsel gerçeklerle hem de partinin programatik çizgisiyle örtüşmemektedir.

Sosyalist düşünce; üretim araçlarının toplumsal mülkiyetini, sınıfsız bir toplumu, emek eksenli bir ekonomik düzeni ve sömürünün ortadan kaldırılmasını hedefler. Fabrikaların, toprakların, enerji kaynaklarının ve temel üretim araçlarının özel mülkiyet yerine toplum yararına kullanılması gerektiğini savunur.

Peki CHP’nin savunduğu siyasal model bu mudur?

Hayır.

CHP; özel mülkiyeti reddeden değil, sosyal devlet anlayışını güçlendirmeyi, gelir dağılımında adaleti sağlamayı, fırsat eşitliğini geliştirmeyi ve demokratik hukuk devletini korumayı hedefleyen sosyal demokrat bir çizgiyi temsil etmektedir.

Bu nedenle, CHP içerisinde farklı ideolojik görüşlerin bulunması son derece doğaldır. Bir kitle partisini güçlü kılan da tam olarak bu çoğulcu yapıdır. Ancak kendi siyasal tercihlerini tek doğru kabul ederek diğer görüşleri dışlamak, parti içi demokrasiyi geliştirmek yerine daraltır.

Bugün yaşanan tartışmalarda bazı çevreler, beğenmedikleri her gelişmeye karşı devrimci söylemler üretmekte, ancak bu söylemler çoğu zaman pratik bir karşılık taşımamaktadır. Sosyal medyada yapılan sert açıklamalar, gerçek bir siyasal mücadele yerine geçmez.

Beğenilsin ya da beğenilmesin, ortada verilmiş bir mahkeme kararı vardır. Demokratik hukuk düzeninde kararlar eleştirilebilir, yanlış bulunabilir, hatta değiştirilmesi için siyasi mücadele yürütülebilir. Ancak yalnızca “tanımıyorum” demek, tek başına bir siyasal tutum değildir.

Gerçek mücadele; örgütlü olmayı, bedel ödemeyi, toplumsal karşılık üretmeyi ve sabırlı bir siyasal çalışma yürütmeyi gerektirir. Klavye başında yapılan sınırsız kahramanlık söylemleri ise çoğu zaman söylem düzeyinde kalmaktadır.

Solculuk; slogan yarışına girmek değil, toplumsal gerçekliği doğru okuyabilmektir.

CHP’nin bugün ihtiyacı olan şey; birbirini tasfiye etmeye çalışan anlayışlar değil, farklı düşüncelerin bir arada yaşayabildiği, parti programını ve kurumsal kimliğini esas alan demokratik bir siyaset anlayışıdır.

Çünkü siyaset, hayallerle değil gerçeklerle yapılır.

Ve unutulmamalıdır ki; bir partiyi ayakta tutan şey kişiler değil, kurumsal kimliği ve ortak değerleridir.

 

CHP’de Sol Romantizm ve Goşist Eğilimler Üzerine
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!