Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değildir; bu ülkenin demokrasi mücadelesinin, laik Cumhuriyet değerlerinin ve sosyal adalet arayışının en köklü temsilcisidir. Bugün yaşanan tartışmalar, farklı görüşler ve parti içindeki fikir ayrılıkları da bu büyük mücadelenin doğal bir parçasıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bizi güçlü kılan şey ayrılıklarımız değil, ortak hedeflerimizdir.
Hepimizin ortak amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücünü büyütmek, halkın umudunu diri tutmak ve Türkiye’yi yeniden adaletle, hukukla ve demokrasiyle buluşturmaktır. Böylesine önemli bir sorumluluk taşırken birbirimizi sorgulayan, ötekileştiren ve kırgınlıkları büyüten bir dilin kimseye faydası olmayacaktır.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; sağduyuyu korumak, ortak aklı büyütmek ve partimizin kurumsal kimliğine sahip çıkmaktır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi kişilerden bağımsız olarak halkın partisidir. Bu nedenle mücadelemizi bireyler üzerinden değil, partimizin temel değerleri üzerinden yürütmek zorundayız.
Grup Başkanımız Sayın Özgür Özel’e destek vermek elbette değerlidir. Ancak gerçek destek yalnızca bir fotoğraf karesinde görünmekle değil; partinin birliğini, dayanışmasını ve mücadele ruhunu büyütmekle olur. Aynı şekilde farklı düşünen partilileri hedef alan, samimiyetlerini sorgulayan ve ayrıştırıcı bir üslup da Cumhuriyet Halk Partisi’nin kültürüyle bağdaşmaz.
Şu an partimizin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Hepimizin sorumluluğu da kişisel hesapların değil, partimizin birlik ve bütünlüğünün yanında durmaktır. Çünkü CHP’nin gücü bireylerden değil, örgütlü mücadeleden ve ortak değerlerinden gelir.
Cumhuriyet Halk Partisi köklü bir çınardır. Bu çınarın gölgesinde farklı düşünceler, farklı yöntemler ve farklı siyasi değerlendirmeler elbette olacaktır. Ancak hiçbir fikir ayrılığı bizleri aynı hedef etrafında birleşmekten uzaklaştırmamalıdır. Çünkü bu parti, tarih boyunca en zor dönemlerde bile halkın umudu olmayı başarmıştır.
Bugün yapılması gereken; kırgınlıkları büyütmek değil, ortak mücadeleyi güçlendirmektir. Eleştiri elbette olacaktır. Demokrasi eleştirisiz olmaz. Fakat eleştirinin dili yapıcı olmalı, partimizi yıpratmaya değil güçlendirmeye hizmet etmelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek gücü; birbirine benzeyen insanların değil, aynı ideale inanan insanların omuz omuza yürüyebilmesinden gelir. Dayanışmayı büyüttüğümüz, birbirimizi dinlediğimiz ve ortak mücadelede buluştuğumuz sürece CHP yalnızca kendi tabanının değil, halkın da umudu olmaya devam edecektir.
Bugün kişisel kırgınlıkları değil, Cumhuriyet’i; bireysel hesapları değil, halkın geleceğini düşünme zamanıdır. Çünkü bizler aynı çatı altında, aynı mücadelede, aynı umut için siyaset yapıyoruz.




