Siyasette Birlik Kürsüde Değil, Davranışlarda Gösterilmelidir!

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Siyasetçilerin kürsülere çıkıp birlik, beraberlik, dayanışma ve ortak mücadeleden söz etmesi alışılmış bir durumdur. Neredeyse her toplantıda aynı sözleri duyarız. Ancak asıl mesele, bu sözlerin ne kadarının hayata geçirildiğidir.

featured

Siyasetçilerin kürsülere çıkıp birlik, beraberlik, dayanışma ve ortak mücadeleden söz etmesi alışılmış bir durumdur. Neredeyse her toplantıda aynı sözleri duyarız. Ancak asıl mesele, bu sözlerin ne kadarının hayata geçirildiğidir.

Çünkü birlik ve beraberlik, yalnızca konuşmalarda dile getirilen güzel temennilerden ibaret değildir. Birliktelik, insanların birbirine karşı tutumunda, davranışlarında, ortak hareket edebilme iradesinde ve zor zamanlarda birbirinin yanında durabilmesinde kendisini gösterir.

Özellikle siyasi partilerde bu sorumluluk öncelikle üst yönetimlere aittir. Partinin tepesinde bulunan yöneticiler birbirleriyle sağlıklı bir iletişim kuramıyor, ortak bir görüntü veremiyor ve kamuoyuna güven veren bir birliktelik sergileyemiyorsa, tabandaki partililerden nasıl dayanışma beklenebilir?

TAVANDAKİ AYRIŞMA TABANA YANSIMAZ MI?

Geçtiğimiz günlerde CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel’in Tuzla İlçe Başkanlığı ziyaretinde bu konuyu doğrudan kendisine sordum.

Kendisini yeni görevinden dolayı kutlayarak başarılar diledikten sonra, siyasetin üst kademelerinde birlik ve beraberliğin yalnızca kürsülerde anlatılmasının yeterli olmadığını ifade ettim.

Özellikle Gürsel Tekin ile Mehmet Ali Yüksel’in bugüne kadar yan yana gelmemiş olmalarının, birlikte kamuoyuna görüntü vermemelerinin tabanda bir ayrışma algısı oluşturup oluşturmadığını sordum.

Sorumu biraz daha ileri taşıyarak şu noktaya dikkat çektim:

Seçmen, parti yöneticilerinin kendi aralarında bir araya gelemediğini, ortak hareket edemediğini ve kişisel çekişmeleri aşamadığını görürse, doğal olarak şu soruyu sormaz mı?

Bunlar kendi aralarında birlik sağlayamıyorsa bu ülkeyi nasıl yönetecek?

Bu soru, yalnızca iki siyasetçinin ilişkisiyle ilgili değildir. Siyasi partilerin yönetim anlayışını, kurumsal ciddiyetini ve seçmen karşısındaki güvenilirliğini ilgilendiren temel bir meseledir.

YÜKSEL’İN YANITI VE BEKLENTİLER

Mehmet Ali Yüksel, soruma verdiği yanıtta Gürsel Tekin ile 37 yıllık bir ağabey-kardeş hukuklarının bulunduğunu, aralarında herhangi bir sorun olmadığını söyledi.

Yüksel’in bu açıklaması elbette önemlidir. Ancak siyasette kişisel ilişkilerin iyi olduğunu söylemek kadar, bu iyi ilişkinin kamuoyuna ve parti tabanına da yansıtılması önemlidir.

Çünkü siyaset sadece kişisel dostluklardan ibaret değildir. Siyaset aynı zamanda güven oluşturma, ortak hedefler etrafında buluşma ve topluma birlikte hareket edebilme iradesini gösterme sanatıdır.

İnsanlar söylenen sözlerle gördükleri davranışlar arasında tutarlılık arar. Bir siyasetçi birlikten söz ediyorsa, bu birlikteliğin kendi davranışlarında da karşılığını görmek isterler.

PARTİLER KİŞİLERİN DEĞİL, ORTAK İDEALLERİN ÇATISI OLMALIDIR

Hiçbir siyasi parti, birkaç kişinin kişisel hesaplarına, makam mücadelelerine veya geçici güç dengelerine mahkûm edilmemelidir.

Partiler, farklı düşüncelere sahip insanların ortak ilkeler ve hedefler doğrultusunda bir araya geldiği kurumlardır. Farklı görüşlerin olması doğaldır. Hatta demokratik bir parti için bu farklılıklar zenginliktir.

Ancak farklı düşünmek başka, birbirini dışlamak ve ortak hareket edememek başkadır.

Bir siyasi partide rekabet olabilir, görüş ayrılığı yaşanabilir, yönetim anlayışları farklılaşabilir. Bunların hiçbiri tek başına sorun değildir. Sorun, kişisel çekişmelerin partinin ortak hedeflerinin önüne geçmesidir.

Hele ki ülkenin yönetimine talip olan bir siyasi hareket, önce kendi içerisinde demokratik bir kültürü, karşılıklı saygıyı ve ortak çalışma anlayışını ortaya koyabilmelidir.

SEÇMEN SADECE SÖZE DEĞİL, GÜVENE OY VERİR

Siyasetçilerin çoğu zaman gözden kaçırdığı önemli bir gerçek var: Seçmen yalnızca vaatleri dinlemez; siyasi kadroların davranışlarını da izler.

Kendi içerisinde anlaşamayan, sürekli ayrışma görüntüsü veren, ortak bir irade ortaya koyamayan siyasi kadrolar, seçmende ister istemez soru işaretleri oluşturur.

Oysa iktidara talip olmak, sadece mevcut iktidarı eleştirmekle mümkün değildir. İktidara talip olanların, ülkeyi daha iyi yönetebileceklerini davranışlarıyla da göstermeleri gerekir.

Topluma güven vermenin yolu, önce kendi siyasi çatınız altında güven oluşturmaktan geçer.

CHP’nin İstanbul’da kazandığı belediyeleri koruma ve Türkiye’de iktidara gelme hedefi varsa, bu hedefin önündeki en önemli sorumluluklardan biri de parti içindeki dayanışmayı güçlendirmektir.

İstanbul’da milyonlarca seçmenin oyunu almış bir siyasi hareketin, kişisel tartışmalarla değil, ortak hedefleriyle gündeme gelmesi gerekir.

BİRLİK MESAJI VERMEK YETMEZ, BİRLİKTE HAREKET ETMEK GEREKİR

Mehmet Ali Yüksel’in Tuzla’daki konuşmasında dile getirdiği, İstanbul’da CHP iktidarını koruma ve Türkiye’de CHP’yi iktidara taşıma hedefi önemli bir siyasi iddiadır.

Ancak bu iddianın gerçekleşmesi için yalnızca örgütlerin sahada çalışması yeterli değildir. Partinin üst yönetiminden ilçe örgütlerine kadar herkesin ortak bir siyasi sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi gerekir.

Unutulmamalıdır ki tabandaki partililer, yöneticilerinin birbirlerine nasıl davrandığını görüyor. Seçmen de bütün bunları izliyor.

Yöneticiler birbirlerine güven vermeden tabandan güven bekleyemezler. Birlikteliği davranışlarıyla göstermeden, partililerden dayanışma beklemek de gerçekçi değildir.

Benim Tuzla’da sorduğum soru da tam olarak buydu.

Siyasette birlik, beraberlik ve dayanışma bir kürsü süsü değildir. Bunlar, önce yönetenlerin yaşam biçimi ve siyasi sorumluluğu olmalıdır.

Çünkü bir siyasi hareketin topluma verebileceği en güçlü mesaj, kendi içerisinde sergilediği birlikteliktir.

Unutmayalım: Kendi içerisinde ortak bir irade oluşturamayanların, toplumun ortak geleceğini inşa etmesi kolay değildir.

 





Abonelik

Sol Medya'ya destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!