İnsanlık Suçu Karşısında Emperyalist İkiyüzlülük
Afganistan’da Taliban yönetimi köleliği yasalaştırıyor, kız çocuklarını okuldan sürüyor, muhalifleri ölümle tehdit ediyor. Ortaçağ karanlığı yalnızca geri gelmiyor; hukuki metinlerle, maddelerle, “ceza kanunu” adı altında kurumsallaştırılıyor.
Ve dünya ne yapıyor biliyor musunuz?
Hiçbir şey.
Daha doğrusu: ABD ve Avrupa Birliği hiçbir şey yapmıyor.
Bu sessizlik bir “ihmal” değil.
Bu sessizlik bir suç ortaklığıdır.
İnsan Hakları Masalı Nerede Bitti?
ABD kendini hâlâ “özgür dünyanın lideri”, AB ise “medeniyetin vicdanı” olarak pazarlıyor. Ancak konu Afganistan’daki kadınlar, çocuklar ve yoksullar olunca bu vicdan aniden felç oluyor.
Maduro’yu yatağından aldırmak için uluslararası hukuku çiğneyen ABD, Taliban’ın köleliği resmileştirmesine karşı tek bir yaptırım bile uygulamıyor.
İran’ı açlıkla terbiye etmeye çalışan emperyalizm, Afganistan’da çocuk istismarının cezasız bırakılmasını “iç mesele” diye geçiştiriyor.
Demek ki insan hakları, yalnızca itaat etmeyen rejimlere karşı kullanılan bir sopadan ibaret.
Taliban Emperyalizmin Çocuğudur
Kimse masal anlatmasın. Taliban, ABD’nin Afganistan’dan çekilirken bıraktığı bir “kazayla” iktidara gelmedi. Taliban, emperyalizmin onlarca yıl boyunca beslediği, kullandığı ve zamanı gelince sahaya sürdüğü bir siyasal İslam projesidir.
Bugün Taliban’a karşı yüksek sesle konuşmayanlar, dün Afganistan’ı bombalayarak “özgürleştirdiklerini” iddia edenlerin ta kendisidir.
Emperyalizm için mesele ne kadın özgürlüğüdür,
ne çocukların geleceği,
ne de halkların yaşam hakkı.
Tek mesele çıkardır.
Kölelik Geri Geldi, Medeniyet Susturuldu
Taliban’ın ceza yasasında “efendi” ve “köle” kavramları var.
Toplum sınıflara ayrılıyor, alt sınıfa kırbaç, seçkine uyarı düşüyor.
Muhalif olmak ölüm sebebi.
Dans suç, kadın suç, özgürlük suç.
Ama Batı için bu bir “kırmızı çizgi” değil.
Çünkü Afganistan, sermaye düzenine meydan okumuyor.
Çünkü Taliban, Washington’a kafa tutmuyor.
Çünkü bu barbarlık, emperyalist sistemin çarklarını rahatsız etmiyor.
Asıl Tehlike Taliban Değil
Evet, Taliban karanlıktır.
Ama asıl tehlike, bu karanlığı normalleştiren küresel düzendir.
Bugün Afganistan’da kölelik yasalaşabiliyorsa, bu yalnızca Taliban’ın değil; buna sessiz kalan ABD’nin, AB’nin, BM’nin ve “uluslararası toplum” masalının eseridir.
Bu düzen değişmeden ne kadınlar özgürleşir,
ne çocuklar güvende olur,
ne de halklar eşit yaşar.
Son Söz
Taliban’ın kırbacı kadar,
Batı’nın suskunluğu da insanlık suçudur.
Ve bu suça karşı gerçek bir tavır,
ne Washington’dan
ne Brüksel’den
gelecektir.
Bu karanlık ancak halkların devrimci mücadelesiyle yıkılır.
Çünkü bu dünyada ne kölelik kaderdir,
ne de zulüm “kültürel farklılık”.
Zulüm, zulümdür.
Ve susanlar da zalimin yanındadır.




Tarihin en erken zamanlarında dahi,insana dayatılan yaşam biçimlerine başkaldırmış binlerce başkaldırı örnekleri varken; Bugün hâlâ bu dayatmalara boyun eğen toplumların olması ne tuhaf !
öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor Amerikan emperyalizmi Avrupa’da altında ya medeniyetin beşiği olarak sunulan yerin alt temperyaller olarak birbirlerinden hiçbir farkı yoktur kim teslim etti afganistan’ı bugün Suriye’yi kim teslim etti dış ete HTC’ye sorun emperyasında karşı dikti sorun sınıflar mücadelesini öne çıkarma emeğine yüreğine saygılar sunuyorum sevgili öğretmenim